Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1623
 

Futbolu sevenler bu yazıyı okuyun. Futbolda sistem ve Türk futbolu.

Futbolu sevenler bu yazıyı okuyun. Futbolda sistem ve Türk futbolu.
 

Konuya uygunluğu


Futbol ile ilgili yazdığım yazıları okuyanlar bilir ki sistem diye tutturmuşumdur hep. Bazı yorumlarda sistem denilince takımın sahaya dizilişi gibi yorumlar yapılıyor ki bu çok yanlış. Eh bu ülkenin neredeyse bir numaralı futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen bile sistem denince sahaya çıkan takımın iki yada tek forvet çıkması diye anlatılırsa sadece izleyici konumunda olan milyonlarca insanda takımın sahaya 4-4-2 veya 3-5-2 veya 4-3-3 gibi dizilişler anlar. Üstelik bu ülkenin en ünlü futbol yazarları ve futbol adamları da sistemi böyle anlatınca Türk futbolunun neden bu durumda olduğunu anlamak zor olmasa gerekir.Almanya'da 3 milyon Türk’ün arasından toplam da Avrupa da 7-8 milyon civarında yaşayan Türk insanı arasından onlarca futbolcu yetişirken 70 milyon insanın yaşadığı ülkemizden doğru dürüst futbolcu yetişmemesinin asıl nedeni de sistemsizlik. Bu ülkenin en iyi iki teknik adamı diye yutturulan F.Terim ve M. Denizli bile sistemsizliği bu ülkeye yutturmuş iken ve bunlar futbol dahisi geçinirken bu ülkede futbolcu da yetişmez futbol da ancak bu kadar olur.

Aşağıda Özgür haber internet sitesinde yayınlanan Hakan Keysan’ın yazısını sizler için yayınlıyorum. Nefis bir yazı ve araştırma. Kendisini de ayrıca tebrik ederim. Benim düşüncelerimi ifade etmiş ve bu yazının altına imzamı atıyorum.

“Sistem; yol, yöntem demektir. Bir amacı gerçekleştirebilmek için oluşturulmuş kurallar ve uygulamalar dizgesine genellikle sistem adı verilir. Bu sistem doğrultusunda yapılan çalışmalara da sistemli çalışma denir. Özü, hedefe ulaşmak için yapılan plan ve programların uygulanmasıdır. Her alanda olduğu gibi futbolda da sistem sorunu vardır ve sistemli çalışmaların yapılması zorunludur. Aksi taktirde keyfi ve kayıtsız çalışmalar ortaya çıkar ve başarısızlık kaçınılmaz bir sonuca dönüşebilir. Veya tesadüflere dayalı yapay ve geçici bir başarı ortaya çıkar.


Futbolda sistem bir tavan yapılanmasını zorunlu kılar. Bu konu bir üstyapı alanıdır çünkü. Bu olanağı sağlayacak ve geleceğe dönük gerçekçi bir başarı hedefi koyabilmek için öncelikle yöneticilerin böyle bir beklentisi olmalıdır. Yönetimin bilimselliğe ve sistemli çalışmaya olan gereksinimi nedeniyle tavandan aşağıya doğru tümevarım bir anlayışla futbol, bir sistematiğe oturtulabilir. Niteliğe ve insan kaynaklarına yapılacak yatırım hem pahalı olduğundan hem de uzun zaman gereksindiğinden genellikle yönetimler sanal başarılar getiren kolaycı oluşumlara olanak sunmaktadırlar. Bu durum da futbolumuzun yapılanmasında yapısal sorunlar ortaya çıkarmaktadır.


Oysa bilgiyle ve çabayla birleşmiş, bireylere dayalı değil; sisteme dayalı bir futbol örgütlenmesiyle gelişime inanmış çağdaş bir kulüp ortamı yaratılabilir. Böylece gerek yönetim, gerek antrenörler ve gerekse de futbolcular değişse bile, sistemin işleyişinde bir tutarlılık olacak, hedefi gerçekleştirecek otomatik eylem planlarında ciddi bir bütünsellik olacaktır. Giden birinin yerini dolduran kişinin çalışma prosedürü de elinde hazır bulunmuş olacak. Süreklilik, nitelikli bilgiyle beslenen futbolun yapısal dizgesidir. Bu süreklilik sağlanamazsa niteliğe sıçrama başarılamaz ya da geçici bir başarıyla ancak günü doldurabiliriz. Oysa futbolda da insana dönük sistemli bir kaynak ve bilgi aktarımını zorunludur.
Günümüzde futbolda sistem dendiğinde hedef saptırmaya hizmet eden bir anlayış egemen. Bir müsabakanın oynanma biçimini kapsayan sistem, aslında bundan çok daha fazla bir şeydir. Sistemi sadece oyunsal davranış olarak algılamak, onun sınırlarını daraltmaktır. Sistem deyince 3-5-2 / 4-4-2 vb. dizilişlerden söz açan birçok futbol insanı, yönetici vardır günümüzde. Özellikle medya kanallarında uzun, uzun konuşan futbol tüccarları bu ciddi hatayı yapıyor. Basit bir oyunsal dizilişi, bizlere “sistem” olarak yutturuyorlar. Oysa bu alana duyarlılık göstermediğimiz için futbolda önemli sıkıntılarla mücadele ediyor, küçük bir başarı için bolca ekonomik maliyetler ortaya çıkarıyoruz. Sisteme ve sistemli çalışmaya yatırım yapılmış olsaydı belki maliyetler bile düşerdi…


Sistem planlaması, yıllık, aylık, haftalık ve müsabakaya dönük olarak yapılır. Bir de altyapı, futbol okulu, turnuvalar, kamp planları vb. kategorik içeriği olan sistem planları yapılır. Bu planlar etkili futbol temsilcileriyle uygulama alanına taşınır. Nasıl yapılacağı sorunu, sistemi öne koyar. Sistem, bu işin nasıl yapılacağının yol haritasıdır. Ama bizim futbolumuz sistem kelimesinden rahatsız olduğu için bir futbolizm bataklığı ortaya çıkararak sürekli toplumsal atık üretmekte, öfkeli kalabalıklar ortaya çıkarmaktadır ne yazık ki!.”

Yukarıda yazılanlardan sonra Zico’nun, Gerets veya Hidding gibi sistemi savunan futbol adamlarının bu ülkede neden sevilmediği anlaşılmıyor mu.Bizde futbol adamı yada futbol otoritesi diye geçinenlerin koca bir aldatmaca olduğu o kadar belli ki hani insanın hadi başka kapıya diyesi geliyor. Son sözüm herkesin bildiği bir söz olacak. “ Koyunun olmadığı yerde Keçiye Abdurrahman Çelebi” derler. Anlayan anladı sanırım.

Sağlıcakla kalın.

Ali İhsan Uğuz

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tespit doğru. Sistem uygulamaları, en tepedekilerin sistemin gereğine inanıyor olmasıyla başlar. İlk şart budur. Belki hatırlayan olur, Fenerbahçe kulubü, ilerici bir hamle yaparak CEO atamıştı. Levent Ersalman görevine sadece 5 ay devam edebildi. Boşalttığı konuma atama olmadığı için, ilerici görünen girişimin aslında kof bir hamle olduğu açığa çıktı. Altyapıda da benzer bir atakla sorumluluk, altyapısıyla meşhur Ajax'tan transfer Joob Lensen'e emanet edildi. Bir yıl kadar sonrasında Lensen ve ekibi görevi bıraktı. Kurumsallık, sistemli olmaktan geçer. Ya da sistem, kurumsallığı getirir. Türkiye'de kurumsallık yolunda ilerleyen bir kulüp yoktur. Maddi anlamda bağımsızlık kazanmayı kurumsallıkla eş tutanlar, kurumun çevresinde salınanlardır. Saygılar.

Alpay BELLİSAN 
 29.09.2008 8:54
Cevap :
İlgi ve yorumunuza teşekürler.  29.09.2008 11:27
 

Okuması güzel de, futbol izlemeyi çok sevemedim.Saygılarımla.

ay.şe 
 26.09.2008 23:17
Cevap :
Sevgili Ayyşe ne diyem. Herkes herşeyi secek diye bir zorunluluk yok.Saygılarımla.  27.09.2008 9:37
 

Yaptığınız alıntı bir kurumda sistemin nasıl kurulacağı hakkında yüzeysel bir bilgi verip mükkemmel bir şekilde sistem kurulumunu futbola uyarlamış.Yazıda net bir şekilde belirtildiği üzere sistem tepe yönetimden aşağıya uzayan bir yapı içinde mümkün olabilir.Dolayısıyla Zico , Gerets , Hiddink gibi teknik direktörlerin bütçe , altyapı , insak kaynakları , lojistik gibi konularda yetkileri olmadığı için sistem kurmaları da mümkün değildir.Alıntı yaptığınız yazıyı mükemmel bulduğumu ancak sizin yorumunuzun alıntınızla çeliştiğini düşündüğümü belirtmek isterim

tarik malioglu 
 25.09.2008 11:46
Cevap :
Yorumunuza teşekürler. Elbet dediğiniz doğru sistem bütünlük ifade eder.Ancak bir futbol takımında önce futbolcuların belli bir sistem ile eğitilmeleri gerekir. Eğer bu mümkün değilse(Türkiyede olduğu gibi) o takımda belli bir sistem ile oynatmak için belli bir süre gerekir ve ısrarla aynı sitem üzerinde ısrar edilir. Zico v.s kastım bunlara yapılan eleştiriler farklı takımlara aynı sistem ile takımı çıkarmaları hakkında. Adam zaten belli bir yapı içersinde oynatmayı takıma uzun bir sürede öğretmek zorunda.Düşünün birde her maç farklı sistemle çıkan bir takımda sistem yerleştirmek mümkünmü. Saygılarımla.  25.09.2008 16:31
 

çalışmanız çok önrmliydi. Teşekkürler.

Yalnıztürk 
 22.09.2008 12:26
Cevap :
İlgi ve yorumunuza teşekkürler.  22.09.2008 13:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 306
Toplam mesaj
: 94
Ort. okunma sayısı
: 2131
Kayıt tarihi
: 11.04.08
 
 

3 Ocak 1958 doğumluyum. S.Muhasebeci Mali Müşavir olarak çalışmaktayım. Edebiyat ve sinema ilgim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster