Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '13

 
Kategori
Futbol
 

Galatasaray ile Fenerbahçe baş başa mı kalıyor?

Galatasaray ile Fenerbahçe baş başa mı kalıyor?
 

Fenerbahçe’yle Galatasaray için zorlu bir hafta...

Galatasaray, Schalke 04’ü UEFA Şampiyonlar Ligi dışında bıraktı. Fenerbahçe ise Avrupa Ligi’nde Viktoria Plzen’i...

Avrupa’da nisanı bulan, yola devam eden iki “ezeli rakip”, Spor Toto Süper Lig’de  deplasmanda 3 puan için ter dökecekti. “Zirve” mücadelesinde aradaki 4 puan farkını korumak/ azaltmak, tek amaçtı.

Avrupa yolundaki başarı, Spor Toto Süper Lig’de nasıl sürdürülecekti?

Herkes bilir ki, maçların havası, maçına göre değişir. Bir de, akıllarda kalanlar var: Avrupa maçlarında başarı elde edilmişse, bunun Lig’e yansınması tersi oluyor/du. Geçmişe baktığımızda, “O takım gitmiş, başkası gelmiş” gibi yakınmalar az mıydı?

*****

Kendini yarışın içinde bulan Beşiktaş, İnönü’de Kasımpaşa’ya yenilince, gözler, ilkin Kayseri’ye çevrildi.

Kadir Has Stadı, tarihinde belki de en hatırlı konuğunu ağırladı. Konuk, ta İspanya’dan kalkıp gelen Real Madrid’in Teknik Direktörü Jose Mourinho’ydu.

Real Madrid, Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finaldeki rakibiydi. Jose Mourinho, Galatasaray’ı çıplak gözle izleyecek, edineceği izlenimlere göre, ilk maça hazırlanacak/tı. Kuşkusuz, maçlarını havası, taktikleri farklı olacak, ama bir teknik direktörün de gördüğü/ göreceği “ayrıntılar” olacaktı.

Dendiğine göre, Fatih Terim, Real Madrid’e karşı nasıl oynacağının uygulamasını Kayseri’de gizleyecekmiş!

Yani?

Akıllar, Real Madrid maçında olacağına göre, Kayseri’de giderse gitsin puan/lar! Yeter ki, Jose Mourinho, Galatasaray’ın asıl gücünü görmesin! Görmesin ki, Galatasaray’a karşı bir “taktik” geliştirmesin!

Öyle dendiğine bakmayın. Koskoca Jose Mourinho, maç izlemeye gelecek de, Galatasaraylı futbolcular kendilerini göstermekten geri duracaklar.

Fırsat, bu fırsat!

Galatasaray’ın yenileri, eskileri maça hızlı başladı. Goller art arda geldi. Bobo’nun kırmızı kart görmesiyle maç ilk yarıda bitti sayılır.

Galatasaray, ilk yarıda üç gol atmasına karşın, ikinci yarıda öyle goller kaçırdı ki... Atamayana atarlar misali son dakikalarda bir de gol yedi.

Yeniler, Sneijder ile Drogba,  daha bir kendilerine gelmişlerdi.

Bobo, kırmız kart görmeseydi, durum değişir miydi?

(Bobo; top, kendisi, Eboue taca çıkmışken çocuksu bir tavırla, şaka yapar gibi Eboue'ye tekme attı. Eğlendiğini sanırken doğrudan kırmız kart gördü. Görmesine gördü ama, nasıl olsa “bağışlanma yolu” açıldı bir kez, o da kurtulur.

Nasıl mı?

TFF’deki duruşmaya katılır, suçunu kabul eder, tekrar tekrar özür diler, çok pişman olduğunu, şaka yaptığını söyler, bir daha böyle işler yapmayacağına söz verir, yemim eder. Ortada örnekler olduğunu göre, gelecek cezası ertelenir, haftaya takımında yerini alır.)


*****

Galatasaray, Kayseri’de Kayserispor’u çok rahat geçtikten sonra, bu kez gözler, Antalya’ya Fenerbahçe maçına çevrildi. Fenerbahçe’nin alacağı sonuç/ lar, Galatasaray’la puan farkını belirleyecekti: 7 puan, 6 puan, 4 puan.

(Geçen haftaki fark, zaten 4 puandı. Fenerbahçe, Antalyaspor engelini geçince, fark korunmuş oldu. Fenerbahçe’nin kazancı, Beşiktaş’ın 3 puan önüne geçmek oldu.)

Fenerbahçe, Galatasaray’ın Kayseri’deki oyunun aksine, o bildik anlayışla başladı maça. Ama Salih Uçan’ın ayağından golü erken buldu. Bunun yanında, golden az sonra Emre  sakatlandı, yerini Selçuk’a bıraktı.

Fenerbahçe’nin topu kendinde tutma, rakibi oyalama anlayışı, bu kez rakibe geçmiş gibiydi. Antalyaspor, topa daha çok sahip olmasına karşın, oyuna bir türlü ağırlığını koyamadı. Fenerbahçe, işini bilenler gibi, beraberlik golünü yemesine karşın, sonunda 3 puan almasını bildi.

Webo’nun yokluğu bu maçta belli oluyordu.

*****

Yarışın Galatasaray’la Fenerbahçe arasında geçeceğini söylemek, ne erken ne de geç. Kalan 8 haftada nasıl sonuçların alınacağını kestirmek, o kadar kolay değil.

Galatasaray, 4 puanlık üstünlüğünü korur mu, daha da mı açar, ya da geriye mi düşer?

Her hafta, her türlü olasılığa, sürprizlere açık olabilir.

İyi, görselliği/ coşkusu öne çıkan oyuna değil, daha çok gol atana gideceği için 3 puan/lar; çoğu kez iyi futbol beklemek gerekmeyecek!.

Bir yanda Avrupa’da farklı kulvarlarda, öte yanda Spor Toto Süper Lig’de başa baş mücadele etmek/ yarışmak...

İkinci yarış için soralım:

Galatasaray ile Fenerbahçe baş başa mı kalıyor?

 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutc@ttmail.com


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Turgut Çelik :Hocam elin futbolcuları neden hiç sakatlanmıyor.Bu sakatlık hep Fenerbahçeye yazgı oluyor, elbette bunun sebepleri vardır,Fenerbahçe oyuncuları diğer takım oyunları tarafından bilerek,isteyerek ve kasten sakat ediliyor.Hakemler de buna hiç ses çıkarmıyor.Yine vakit geldi artık çeşitli çirkinliklerle Fenebahçenin önü kesilmeye çalışılıyor.Emre için kasaplar sıraya girdi.Durum iki takımın baş başa kaldığını gösteriyor,Aykut Kocaman ağır başlılığı ile birlikte emin adımlarla yürüyor.Selam ve saygılar sunuyorum..

Mehmet Burakgazi 
 21.03.2013 7:21
Cevap :
Mehmet Bey. Emre'yi durudurmanın en kolay yolu sakatlamaktan geçiyor. Hakemler de sertliğe göz yumunca, olan Emre'ye oluyor. Emre'nin nasıl sakatlanacağı ezberlenmiş gibi. "Kasap futbolcu", oyun kurallarına uygun sertlikle oyunuyor havasında Emre'yi saf dışı bırakma yolunu buluyor. Sayılar, selamlar.  23.03.2013 14:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2459
Toplam yorum
: 2830
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2194
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster