Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '17

 
Kategori
Kentleşme
Okunma Sayısı
288
 

Gökdelenler Gitgide Daha Çok Gözünüze Batmıyor mu?

Gökdelenler Gitgide Daha Çok Gözünüze Batmıyor mu?
 

Çukurambar


İstanbul Boğazının Avrupa yakası gökdelenlerle donatıldı, koca koca binaların yol açtığı göz yanılsaması güzelim boğazı gözümüzde küçülttü, değersizleştirdi, beğenmez olduk.

Devasa binaların gölgesinde güzelim boğazımız insanlığın gözünde değer yitirirken boğaza nazır binaların parasal değerleri ise tavan yaptı.

Burun kıvırdığımız o siyah camlı kale kapılı binalarda mülk edinmek her bababiyiğin harcı değil.

Sadece Boğaz ya da İstanbul mu? Ankara’nın Çukurambar’ında benzer yapıların tekmili birden bir arada. İç içe, tıkış tıkış bir dar alana 40-50 katlı onlarca bina dikildi.

Ofis, konut veya hepsi bir arada göğe doğru yükselen tek binada bir arada…

Henüz çok yeni olan binaların pek çoğunda yaşam başlamadı. Dolduklarında her bir binadan güncel trafiğe yüzlerce araç dahil olacak.

Mesai başlangıç-bitiş saatlerinde evinize-işyerinize ulaşma çilesinin dehşeti düşününce dahi kabus gibi geliyor.

Binaların her birinin işletme (asansör, ortak aydınlatma, su, güvenlik, temizlik kadroları, teknik elemanlar, yönetim…) giderleri dahi astronomik rakamlarla mümkün olabilecek. Ve doğaldır ki bu maliyet kat maliklerince karşılanacak.

Cebinizde milyon dolarlarınız yoksa o binalardan mülk sahibi olmayı rüyanızda dahi göremezsiniz.

Bu yapılardan iki oda bir salon 150 metrekare bir eve talip olayım dedim, fiyat 600 bin dolar dediler. Aidatı 1.100 liraymış. Kiralasam dedim, aylık 6000 dolar dediler…

Bu fiyatlara bu yapılardan mülk alabilecek kişilerin sözgelimi Ankara’nın bilindik sakinlerinden farklı olduklarını söylemek şaşırtıcı olmasa gerek.

Ve elbet bu kişiler gökten zembille inmediler. İçimizden birileri… Ama artık çok zenginler.

Ankara bir memur kenti.

Bir memurun ödeyebileceği kiranın kat be kat üstünde aidat giderlerine razı olunarak ve milyon lira mertebelerinde yatırımlarla edinilebilecek bu konutlar doğaldır ki ancak ve ancak bu üst gelir gruplarına ait olabilecektir.

Yakın zaman içinde karşı karşıya kaldığımız bu tablo bir gelir dağılımı eşitsizliği gerçeğinin somut, elle tutulur, gözle görülür delili olma hüviyeti de kazanıyor git gide.

Ankara’nın her tarafından rahatlıkla görülebilen veya İstanbul’a yolu düşen herkesin gözüne batabilen bu koca koca binalar varoş semtlerle oluşturmaya başladıkları bariz tezatlarla gelecekte sosyolojik sorunlara kaynaklık edebilecek potansiyeli de bünyelerinde barındırıyor olabileceklerini düşündürüyorlar.

Ankara’nın söz gelimi Mamak ilçesinin henüz kentsel dönüşüme uzak semtlerindeki yapılarla bu yeni binaların aralarındaki görsel farkları asırlarla ifade etmek mümkün.

Varsılla yoksul arasındaki farklılıkları çıplak gözle bu kadar kolay görünür hale getiren sorunların belirlenip çözümlenmesi güvenli geleceğimizin koşullarındandır.

Bu binaların yanından her geçtiğimde tepeme yıkılmaları endişesinin verdiği korku kadar bu tür şeyler de düşünür dururum…

Off… çenem yoruldu…

 

Kenan IŞIK

 

Tuanna Güzel bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2925
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster