Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '08

 
Kategori
Sanat Tarihi
Okunma Sayısı
5649
 

Grafik sanatı

Grafik sanatı
 

İhap Hulusi'den örnek


Kadıköy'den Eminönü'ne geçmek için vapura binenler sabah saatlerinde uzun beyaz saçlı, orta boylu, her zaman şık ve şıklığını tamamlayan kravatlı bir kişiyi görürler. Ben, o uzun beyaz saçlı adama bakanlara bakarım. Çoğu onun ilgi çeken saçlarına bakar. Yan yana otururlar. Uzun beyaz saçlı adam kitabını çıkarır ve vapur Eminönü iskelesine yanaşana kadar okur.

Ne yanında oturan kişiler, ne de vapurda onunla karşılaşanlar onun kim olduğunu bilmez. Oysa o uzun beyaz saçlı kişi Türkiye'nin yetiştirdiği çok önemli bir grafikerdir. Bugün yaşayan en önemli grafikerimiz Sait Maden'dir o kişi.

Türk grafik sanatı yıllardır çok önemli sanatçılar yetiştirmiştir. Fakat ne yazık ki bizim grafik sanatlarına olan ilgimiz yoktur. Çünkü, grafik sanatı dediğimiz şey aslında hep elimizin altında olan sanat eserlerinden başka bir şey değildir.

Düşünün, bir kitap okuyorsunuz bu kitabın kapak grafiğini Sait Maden gibi çok önemli bir sanatçımız yapmış. Ama, umurumuzda değil. Bir çırpıda kapağı çevirip kitabın içine dalıveriyoruz. Oysa inanın birçok kitap kapağı içinden daha da önemlidir.

Bakınız, grafik tasarım ustamız Münif Fehim Özarman'ı (1899-1983) mesleğin dışındaki insanlar tanımaz. Ancak, Münif Fehim öyle bir ekol geliştirmiştir ki, aradan bunca zaman geçmesine karşın adını bilmeyenler bile onu bilir. O, bir çok dergi kapağı resmederken, aynı zamanda bir çok reklam grafiğine de imzasını atmıştır.

Ya İhap Hulusi Görey'i bilmeyenimiz var mıdır? Dikkat edin onu tanımazsınız ama bilmeden de bilirsiniz. Bu ne demek? diyorsunuz değil mi?

Büyük grafik ustamız İhap Hulusi aslında hepimizin gündelik yaşamındadır. Örnek: Çok ünlü bir kurukahvecimizin çok bilinen ve sevilen amblemini İhap Hulusi 1933 yılında çizmiştir. Kuyruğa girip yüz gram taze kahve aldığımızda kese kağıdının üzerindeki amblem İhap Hulusi'ye aittir. Fakat, bu önemli yaratıya saygısı olmayan kurukahveci internet sitesindeki tanıtımında İhap Hulusi'den hiç söz etmemektedir. Ben de bu nedenle ünlü kurukahveci ve mahdumlarının adını anmak istemedim.

İhap Hulusi'yi tanıtan bir başka eserler de Ziraat Bankası'nın eski afişleri ve Milli Piyango biletlerine çizdiği grafiklerdir.

Grafik sanatında büyük isim yapmış üç ustayı size yazdım. Bu üç ustanın ortak özelliği kendilerine özgün çizimleridir. Hele İhap Hulusi'nin bir üçgen imzası vardır ki, eserlerinden daha öne çıkmıştır.

Genellikle sanat dünyasında ve sanat tarihinde unutulan grafik sanatımıza kısa bir giriş yapmak istedim. Bundan sonraki yazılarımda grafik sanatına ve sanatçılarına daha fazla yer vererek sizlere tanıtmaya çalışacağım. Çünkü, yukarıda saydığım üç ustanın anlatımı bitmedi. Çağdaş grafik sanatçıları ise henüz anılmadı bile.

Grafik sanatı diğer sanat dalları gibi görsel malzemeyle beslenmek zorundadır. Umarım bu konuda yayınladığım görsel malzemeler yararlı olacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Esat bey; Doğan Kardeş Dergisi ile ilgili blogumu okudunuz mu, bilmiyorum. Aslında ardından Akbaba Dergisi'ni de yazacaktım, ertelemiştim. Sanırım akranız. Benim babam da aynı gazeteyi ve dergiyi alırdı. Hâlâ da Cumhuriyet okurudur. Biz çocukken, Burhan Felek'in yazılarını okurdu bize. Ne kadar gülerdik dinlerken. Akbaba ise, yaşamımda çok ama çok önemli bir yere sahipti. Birkaç yıl önce Muzaffer İzgü ile tanışma şansını yakaladığımda, bunları ona da anlattım ve şunu sordum; neden artık Akbaba kalitesinde dergiler çıkmıyor sizce? Gülümsemiş ve uzun bir yanıt vermişti. Şimdiki gülmecelerin ana teması küfür ve cinsellikten ibaret. Muzaffer İzgü'yü bizim gibi 10 yaşında okuyan kaç çocuk var ki? Sevgi ve saygımla...

Tülin Aksoy 
 20.03.2008 22:40
Cevap :
Evet, Doğan Kardeş benim de çocukluğumunun dergisiydi. Arka sayfasında "Gökler hakimi Gordon" yayınlanırdı. Ne büyük ilgiyle okurdum. İlk astronot giysisini o çizgi romanda görmüştüm. Ve babam birgün bana "Pamuk Prenses" adlı kitabı almıştı. Sonra da Milliyet'in çocuk kitaplarından çıkan "Kaşağı" adlı kitabını. Babamın gerçek aleme yürüyüşü 36 yıl oldu. Ama, onun bana bıraktığı en büyük miras kitap okuma sevgisiydi. Pamuk Prenses'le başlayan kitap okuma alışkanlığım bugün beşbini aşan bir büyük sevdaya ulaştı. Yani evimin bir odası tamamen o dostlarıma ayrılmış durumda. Dediğiniz gibi Cumhuriyet Gazetesi ve Akbaba bizim okuduğumuz ilk okullardı. Sevgi ve saygılarımla.  21.03.2008 21:51
 

İhap Hulusi ve Münif Fehim gibi iki üstadı bir kez daha anmama neden olduğunuz için, size teşekkür etmek istedim. Yeni grafik ustaları zaten tanınıyor, o nedenle bu iki ustadan sözetmek istedim. Çocukluğumda Resimli Tarih Mecmuası okuruydum. Neredeyse her sayısında Münif Fehim'in eserleri olurdu, bir de İtalyan ressamların. Öyle hoşuma giderdi ki onlara bakmak. Bu yüzden yazınız beni çok duygulandırdı. Geçmişe sahip çıkmak adına, bu ustaları anma günleri olmalı bence. Sevgi ve saygımla.

Tülin Aksoy 
 19.03.2008 13:55
Cevap :
Sevgili Tülin Hanım, ilginize teşekkür ederim. Hiç unutulur mu o çocukluğumuzun kitapları? Ne sıcak ve ne bizden çizgiler vardı değil mi? Karakterler hep bizim mahallenin insanlarıydı sanki. Eski Türk filimleri de hep bu nedenle sevilmiyor mu? Konu bizden, mekan bizden, oyuncular bizden. Şimdinin çocukları inanın çok şanssız. Bırakın Resimli Tarih gibi mecmuaları, bir Teksas, Tommiks'leri bile yok. Babam bir Cumhuriyet Gazetesi alırdı, bir de haftada bir Akbaba dergisi. O günleri nasıl arıyorum bir bileseniz. Cumhuriyet özellikle pazar günleri bir edebiyat dergisi gibiydi. Akbaba haftada bir de olsa çizgileriyle ve yazılarıyla tam bir mizah dergisi. Ve dediğiniz gibi Münih Fehimli, İhap Hulusili dergiler. Bize güzel ve mutlu günler yaşatan tüm güzel insanlara gönül dolusu sevgiler. Sevgilerimi yolluyorum. Herşey dilediğinizce olsun.  19.03.2008 21:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 681
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2950
Kayıt tarihi
: 26.05.07
 
 

İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdum. Bir daha da Kadıköy'den ayrılmadım. İstanbul Üniversitesi, Ede..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster