Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '18

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
86
 

Gülümsemeye Mecburum

Gülümsemeye Mecburum
 

“İnsan bir evse, yüz penceresi, tebessüm de o penceredeki ışıktır!”
Boccaccio
 
Bir süredir yoğun insan ilişkileri içerisindeyim. Ve şunu gördüm ki; gülümsemenin mucizevi bir etkisi var. Hiç tanımadığınız bir insanla selamlaşırken dahi samimi bir gülüş tanımamanın verdiği tüm buzları adeta eritiyor. Hatta karşılaştığınız insan mutsuz, sinirli, üzgün dahi olsa sıcak bir gülümsemenin karşısında reflekssel olarak gülümsemeye eşlik ediyor ve ortamda pozitif bir enerji oluşuyor.  İsveç’te yapılan bir araştırmaya göre gülümsemenin bulaşıcı bir etkisi var, dolayısıyla enerjisi yüksek ve gülümseyen insanlarla beraber olmak somurtmayı, surat asmayı zorlaştırıyor.
 
Gülümsemenin karşı tarafa veya içinde bulunduğumuz ortama etkisinin yanı sıra en büyük katkısının kişinin kendisine olduğunu düşünüyorum. Çünkü gülümsediğimde kendimi iyi-canlı-aktif hissediyorum, enerjim yükseliyor, daha kaliteli düşünebiliyorum, yaratıcılığım artıyor ayrıca pozitif bir çekim alanı oluşturduğum için de işlerim rast gidiyor ve şans dediğimiz faktör karşımda değil benimle beraber çalışıyor. Boccaccio’nun dediği gibi gülümsemek tıpkı bir güneş gibi hayatımı aydınlatıyor, şifalandırıyor. Oysa ki somurttuğum zamanlar da yukarıda bahsettiğim etkilerin tam tersine enerjim düşük, bitkin, hiçbir şey yapmak istemeyen bir hale geçiyorum. Ve gerçekten daha fazla olumsuz düşünceler içinde ve beraberinde olumsuz hissiyatlar içinde oluyorum. Hal böyle olunca iç sesim şu soruyu soruyor: “Gülümsemek mi Somurtmak mı? Hangisini seçmek sana iyi geliyor?” Tabi ki, GÜLÜMSEMEK! O yüzden Atilla İlhan’ın bir şiirinde; “Ben sana mecburum, adını mıh gibi aklımda tutuyorum” dediği gibi ben de “Gülümsemeye mecburum ve her durumda bunu kendime hatırlatıyorum” diyorum.
 
Bu konuda uzmanların yaptığı pek çok araştırma var. Gülümsemenin stresi azalttığı, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, endorfin hormonunu salgılattığı, yüz kaslarını çalıştırdığı vb. yönünde. Bununla beraber ve bunun ötesinde ben GÜLÜMSEMENİN bir yaşam biçimi olduğuna inanıyorum. Hepimiz inandığımız değerler doğrultusunda bir yaşam inşa ediyoruz. Vegan olan birisi nasıl beslenmesini o yönde yapıyorsa ya da yoga felsefesine inanan birisi nasıl hayatını her boyutuyla dengelemeye çalışıyorsa gülümsemeyi de hayatının merkezine almak, yaşam pratiğinde her türlü duruma rağmen bunun için çaba göstermekle mümkün. Üstelik çok zor ya da pahalı bir şey değil. Tek bir hareketle ulaşabileceğimiz kolaylıkta ve herkesin kullanımına açık. Denemeye var mısınız?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 303
Kayıt tarihi
: 01.10.16
 
 

Anlam odaklı yaşayan, hayatı sorgulayan ve değer veren, samimi, meraklı, ilgili, duyarlı, duygusa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster