Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '20

 
Kategori
Dünya
 

GURBETTE KALDIK...

KENDİMİZ DIŞINDA, NEREYE KOŞTUYSAK, GURBETTE KALDIK.

Adı COVID-19 virüsü, kısaca herkes onu korona olarak biliyor. 2020 yılına girilen ilk aylardan itibaren insanlığa ben sizi hizaya getireceğim diyen salgın hastalık. Yaşam boyunca öyle anlar vardır ki insanlığın kaderinin, döngü noktalarının değiştiği ve bilinç sıçramalarının yaşandığı zamanlardır bu yıllar. Bir şekilde insanların kendileri ile yüzleştirildiği ve yaşam yolculuklarına dönüp bakmaları gereken zamanlardır bunlar. Acı ile insanlığın evrildiği zamanlardır bunlar. Yolun sonunda ise acı ve korku sizi bir noktaya getirmek istiyordur aslında. Düşünün seyahat özgürlüğünüz kısıtlanıyor, evden çıkma özgürlüğünüz kısıtlanıyor. Ve bunların hepsi sizin iyiliğiniz için yapılıyor. Herhangi bir baskı yok aslında tamamen sizin için alınan tedbirler… Gereken ders alınabilecek mi acaba? İnsanlık geldiği bu noktaya nasıl ulaştığını anımsayacak mı acaba? 60’lı yılların çiçek kızları yok artık. Hippiler yok artık. İnsanların evlerinin kapılarını kilitlemeden huzurla yaşadıkları günler yok… İnsanlar birbirine olan güvenini kaybetmiş durumda çünkü kendisi de eğer zor durumda olursa neler yapabileceğini biliyor.

 Tüket sadece tüket diyerek dünya üzerindeki varlık amacını bulmadan yaşamının sonuna gelen ruh varlığı insanlar. Ruhunu geride bırakarak doludizgin antidepresanlara, internete, sosyal medyaya ve iletişim çağına tamamen ruhunu teslim ederek yaşamını sürdüren insanlar… Yoğun iletişim ağı içerisinde iletişim kuramayarak kendine, varlığına uzaklaşmış insanlar…

 British Columbia Üniversitesinden çevrebilimci Suzanne Simard doktora tezi üzerine çalışırken, ağaçların toprak altında yayılmış mantar ağı ile birbirleri ile iletişim içinde olduklarını bilimsel olarak tespit etmiştir. Yapılan çalışmada, bu iletişim ağı sayesinde, ağaçların birbirleri ile konuştuklarını, ihtiyaçlarını bildirip, birbirlerine destek olduklarını ve yaşam mücadelesinde birbirlerine omuz verdikleri görülmüştür. Kurmuş oldukları iletişim ağı ile ağaçların, akrabalarını tanımalarına, kendilerine komşu ağaçlar ölüyorsa, onlara besin göndermelerine, çevre değişikliği hakkında uyarı sinyali göndermelerine ve içinde bulundukları topluluğa yardım ettikleri görülmektedir. Ağaçların birbirlerine ihtiyaçlarını bildirmek ve komşu bitkilere yardım etmek için toprak mantar ağını kullandıkları görülmektedir. İnsanın sinir sistemine benzetilen bu karmaşık sistemde yaşlı olan ağaçlar daha bilgili ve bilge bir duruşa sahiptirler. Yaşlı ve üyesi olduğu ormanın belleğine daha hakim olan yaşlı ağaçlara “orman aklı” ve “anne ağaçlar” gibi isimler verilmiştir. Orman bir işbirliği sistemidir tıpkı parçası olduğu evren gibi. Ağaçların sadece yaşamsal aktarımlar yapmadığını birbirleri ile ilişki içerisinde olan bir dünyanın üyeleri oldukları görülmektedir. İnsan olarak bizler bunu daha iyi anlayabiliriz. Bireyden başlayan bir sistemde, bireyin kendini bilinç olarak yükseltmesi elbette çok önemlidir. Asıl olan şey, evrendeki hiçbir sistemi birbirinden ayırmak mümkün değildir. İnsan, bitki, hayvan fark etmeksizin tüm canlıların morfik bir alanı vardır. Bütün evrensel bilgi bu morfik alan hücrelerinde taşınmaktadır. İnsanların pozitif ya da negatif taşıdıkları tüm duygular morfik alanda bağlanıp, birbirleriyle iletişime geçerler. Bireysel iyilikler ve iyi niyetler, toplumsal iyilikleri büyütür. Bireylerin yaptıkları iyilikler, büyüyerek toplumsal hareketlere dönüşür. Toplumca yapılan olumlu hareketler, daha büyük iyi alanlar yaratmaya dönüşür.

Yaşama bireyler tarafından ekilen her bir bilgi, her bir düşünce, her bir tohum evrenin ortak hafızasına aktarılmaktadır. Bu tohumlar olumlu ve sevgi içeren bilgiye sahip ise evren daha iyi bir yer haline gelecektir. Olumsuz olması halinde ise tüm evrene yayılan kötü bir enerjiden bahsetmek mümkündür.

İnsanlık şu sıralarda gene büyük bir sınavdan geçiyor. Bu sınav; kuşkusuz, iyiliğin ve evrende var olan her şey ile bağlı oluşunuzun farkına varmanız. Her şeyin görünmeyen iplerle birbirine bağlı olduğu bir evren ve sizin de bu bütünün bir parçası olduğunuzun bilincine varmanız. Parçanın bilinç düzeyi o kadar önemli ki, bütüne etki eden bir sistemden bahsetmek mümkün. İnsanın kendine, yoluna ve iç yolcuğuna dönme zamanı. Parçanın kendini besleme, tanıma ve dönüştürme zamanı. Uzaklaştığın o ben senin onunla ilgilenmeni bekliyor… Yıllar önce okuduğum bir söz o kadar etkilemişti ki beni.

“Kendimiz dışında, Nereye koştuysak, gurbette kaldık...” Dr. Nureddin Topçu

Önce kendimize döneceğiz ve kendimizi, yeteneklerimizi, iyiliklerimizi keşfedeceğiz. Güzel bir dünyanın temellerini de ancak kendimizi tanımak ve iyiliklerimizi keşfederek atacağız. Ben’den başlayarak, İyiliğe evrilme ve yaşama, dünyaya dört elle sarılma zamanı…

 Her şey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır.

 Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasını, hele senden zayıf olanın canını yakma.

 Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir ve bir       kişinin  saadeti, herkesin yüzünü güldürebilir...  Şems-i Tebrizi

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 375
Kayıt tarihi
: 24.10.19
 
 

AKADEMİSYEN-İLETİŞİMCİ- SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI- İLETİŞİM PSİKOLOJİSİ-RETORİK-GÖR..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster