Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1020
 

Haremde Goethe okuyan kadın

Haremde Goethe okuyan kadın
 

Harem'de...


-Bir Tablo-

“Kadı”, nereden bilebilir ki? Kadını kadınlar bile, kadın görememişse… Kadın görünemeyeni; “kadı”, kim görür ki? Kadına; gözlerin, ellerin, dillerin, akılların, bedenlerin, yüreklerin, zamanların revâ gördüğü zulmü, “Faust” Goethe’ye bir ömür çektirmemiştir, belki de…

Sultân deriz, hâkim deriz; muktedîr deriz, iktidâr deriz… Esîr deriz, suç deriz, cezâ deriz, kafes deriz, parmaklık deriz…

Özgürlük deriz, “uçmak” deriz, pervâne deriz…

Acı deriz, asîl deriz; âciz deriz, mahkûm deriz… Deniz deriz, sürgün deriz… Tutmak deriz, sürmek deriz…Göçürmek deriz… Köle - Efendi deriz…

Deriz bunca şeyi, demesine de…”Ân”ı gören göze; ”Âh”ı haykıran yüreğe; suskunluğun “devrân”ı kaplayan hükmüne ne deriz? Sessizliğin, “zamân”a zaferine ne diyebiliriz?

Padişâh’ın hareme özlemi nedir? Bir güzelin gözlerinden, “seninim” fermânını duymak mıdır; cihâna sultânlık? Hakân’ın elinde tutamadığı renklerin pervâsız coşkusu, yüreğinin humması mıdır; selâma câriyelik? Câriyeyi, “bir” Efendi’ye köle eden hasretin rengi nedir?

Köle kimdir; Efendi kimdir? Yoksa, her ikisi, “bir ânda”, bir midir? Pâdişâh’a haremdeki câriyeyi resmettiren hangi dil? Câriye’nin eline Goethe’yi tutuşturan hangi kitap? Faust’u câriyeyle tanıştıran hangi felek? “Ân”ı ölümsüzleştiren hangi cüret, hangi yürek?

Kimdir bilen? Nedir bilinen? Okumak ne? Okunan ne? Sultân’ın, câriyesine ulaşamadığını, onu hükmüne alamadığını tutsak duvarlarına resmetmesi mi? Özgür kitabı tutan ellere inat; Câriye’nin, sultâna Emirliği’ni ilân edişi mi, bir zafer gülüşüyle bir göz süzüş arasındaki bir ânda…

Köle kim? Esîr kim? Kim, hangi ânı, nerede, ne ile sonsuzlaştırıyor? “Kim-lik”, hangi iktidârın sonsuzluk “mührü”?..

Gördük ki; Harem’de bir kadın Goethe okuyor, ercesine; “Ben, Pâdişah’ım!” dercesine… Ve Pâdişâh, Faust’u okuyan Câriye’nin ellerinde büyüyor; kadercesine…

Gördünüz mü, Efendim?..

Ve bir kadın, Harem’de Goethe’yi huzurla okuyor… Ve Pâdişâh, ürkek, hayran ama mutlu; mutlak hükümle, O’na bakıyor…

Kadını, kadınlar bile kadın görememiş ezelî… Pâdişâh, sizce görmüş müdür “güzeli”?

Gördüm Efendim!..

Harem’de…

Harem’de bir Kadın kitap okuyor…

İnsanın yüreğine “cân” batıyor…

Ve kadın, kitabını okuyor; hayatına muktedîr…

Buldum Efendim!.. “

Kitabı” anlamak için yürek gerek; bir ânı resmetmek için bilek gerek… Ve “ân”ın sonsuzluğunda; anladım!..

… Durdum, Efendim!..

… Huzura süzülürken “Güldüm Efendim!..”

“Kadı”nın bilmediğini, “Bildim Efendim!..”

“Kitabın Hükmüne”; “Erdim Efendim!..”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence cariye okumak için en yanlış kitabı seçmiş ! Faust'u okuduğumda ilk tepkim; "Goethe bu kitap için neden onlarca yılını harcamış" olmuştu. Yine de sizin kaleminizi izlemek her zaman zevk veriyor öğretmenim.. Sevgiler..

Ata Kemal Şahin 
 25.11.2009 19:52
Cevap :
Devlet Resim Heykel Müzesi'nde; Sultan Abdülmecid'in " Harem'de Geothe Okuyan Cariye" adlı tablosunun karşısında düşündüklerimin resmidir;satırlar...Cariye Goethe'yi okuyordu, okusa okusa Faust'u okur diye kurguladım.....İlk okumamda Faust'tan ben de bir şey anlamamıştım.Bir daha mı okusam acaba:) Özen dolu yorumunuza teşekkürler...Saygılarımla....  26.11.2009 15:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 901
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 756
Kayıt tarihi
: 21.07.09
 
 

“Yazı yazmak” bir Yürek Yolculuğudur. Okumak ve yazmak bana Edebiyat alanının kapılarını açtı… Ed..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster