Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '07

 
Kategori
Meslekler
Okunma Sayısı
8958
 

Hayallerimi bile yazdırmadılar

Hayallerimi bile yazdırmadılar
 

Eşim tutturdu, yılbaşı ve bayram 65 yılda birarada kutlanıyormuş, evde kalmak istemiyorum, orduevinden yer ayırt. Emrin olur orduevinde yer bulabilirsen ayırtmamazlık etme, hangi özel günde yer bulabildik ki. Başladık asker abilerle telefon trafiğine. - Evladım iyi günler yılbaşı için....daha lafımız bitmedi - Yer yok komutanım. -Malesef yılbaşı davetiyeleri satıldı bitti efendim.- Yer yok komutanım. Oh kurtulduk ev gibisi varmı? üstelik artı masraf en iyisi uzat ayaklarını, bak keyfine. ama ne mümkün hanım - Birde öğretmen evini ararmısın ? Yahu bu kadıncağızı balo krizi tuttu herhalde. Orduevi binde bir ihtimaldi, öğretmen evi onbinde bir; Onu denemektense altılı oynayalım çıkarsa Havai ye giderez diyorum ama dinleyen kim.

İnat ettim İzmirde yer yoksa civar illeri ilçeleri arayacağım dedim ve başladım aramaya. - Yer yok hocam -Yılbaşı proğramımız yok hocam - Maalesef hocam derken; Kuşadası öğretmen evinden Hocam kesin rezerve için beklediğimiz üç aile var yarın saat 17 den sonra ararmısınız? İçimde bir umut yeni yıla şanslı gireceğiz herhalde, baksanıza yer yok deyip kestirip attırmadı kızcağız. Ertesi gün aradım BİNGO iki kişilik yer ayarladılar. Sanki İsviçre alplerine gidecekmişik gibi başladık hazırlanmaya. Gece daldık bilgisayara saat oldu 03.30 sabah 07 de kalktık mecburen bayram namazı için, işten ziyaretçilerden fırsat bulabilsem iki saat kestireceğim ama ne mümkün Kuşadası na proğram başladığı saatte zor yetiştik. Yorgunluk ve uykusuzluktan saz gibi sallanıyorum Gece yarısı olsa da yeni yıla girsek, şu gece bir bitse uyuyabilsem başka birşey düşünemiyorum. Müziği bu kadar yüksek sesle yapmak zorundalarmı? Oh nihayet Türk sanat müziği fasıl başladı "Avcularımda hala avuclarının sıcaklığı var inan" şarkısı söylenirken: Romantik ayaklara yatıp, hanımın elini tuttum başımı omuzlarına yasladım; Maksat iki üç dakika bile olsa kestireceğim. Eşimin sarsması ile kendime geldim. - Uyuyor musun? Yok canım ne uyuması eski günleri düşünüyordum derken; Aman Allahım dualarımı kabul ettim, beni eski günleri mi, cennete mi götürdün? O da ne öyle? Bu nasıl güzellik? Resim heykel müzesinden getirilmiş bir tablo, bir heykel gibi şahane bir güzel; Kaşları yay, kirpikler kalbinize saplanmaya hazır ok, ya dudaklar ateş gülünden bir yaprak. hele o gamzeleri yokmu? Nasıl anlatılır bilemiyorum. Kelimeler aciz ve kifayetsiz. Karşımda bana bakıyor. Gözlerimi ayıramıyorum, kendimden utanarak ama bakmamak mümkünmü? Bir bakışı bir tebessümü var ki..... Çaktırmadan yanımdakilere baktım. Yok, yok bu hanımefendi bana gülümsüyor. Vucudumu Afrika gecelerinin sıcaklığı sardı, kalbimde tamtamlar çalıyor, zincirlerini parçalamak isteyen mahkumun isyanı başladı gönlümde. Bana doğru eğilerek fısıldadı - Merhaba komutanım, beni tanıdınız mı? Yapma güzelim, ben seni nereden tanıyacağım? etme eyleme elli yaşına gelsede kadınlar kıskanç olur, yeni yılı burnumuzdan mı getireceksin? demek istiyorum; Kelimeler boğazıma takılıyor, kesin kalpten gidiyorum derken; Eşimin - Uyumuyorum diyorsun, ama tekrar ayakta uyumaya başladın, git yüzünü yıka . Sözleri ile kendime geldim. Sütçü beygiri gibi ayakta uyumakla kalmamış, bir de hayal görmüştüm.

Çoşku ile karşıladık geceyi, ertesi gün İzmire döner dönmez bilgisayarın başında aldım soluğu; Farklı bir konuyu bu güzeli yazacağım. Hep assubayların dertlerini, haksızlıklarını mı yazacağım ? Zaten beklemedeyiz yeni yılla birlikte sorunlarımızın çözümü için verilen sözlerin gerçekleşmesini umutla bekliyoruz. Klavyenin başına geçtim; Telefon çaldı.-Komutanım iyi yıllar dilerim, gördünüz mü? -Görmez olurmuyum, aklım hep orada unutamıyorum ki.- Peki yazacak mısınız? -Yahu kardeşim medyummusun, nereden biliyorsun hayalimi ve onu yazacağımı? -Ne hayali anlamadım.- Sen değilmisingördünmü, yazacakmısın diyen? - Evet benim ama benim hayalden rüyadan haberim yok.Peki kardeşim neyi kast ediyorsun? Komutanım bir sitede yardımcı docentler maaşlarını assubaylarla, polislerle ve hakimlerle kıyaslamışlar, haksız ve mesnetsiz bir kıyaslama onu anlatmaya çalışıyorum. Haberi okudum canım sıkıldı.Yardımcı doçent ünvanına kavuşmuş, görevleri aydın ve örnek insanlar yetiştirmek olanların hak arama tarzına bakınız. Bir süre önce de bir hakim assubayların maaşlarını, bir emekli hakim de emekli ikramiyesini assubaylarla karşılaştırma talihsizliğini göstermişlerdi. İnsanların haksızlıklarını dile getirmesi ve haklarını aramasından daha doğal birşey olamaz; ancak bunun yöntemi araştırmadan haksız eleştirilerle birilerini kırarak yapılmamalı. Polisler ve assubaylar kadar maaş alamıyoruz sözünü hangi kriterlere göre söylüyorsunuz ? Yeni göreve başlayanları kast ediyorsanız maaşlarınız onlardan fazla. Sizden 10-15 yıl fazla hizmeti olanlar ise müsaade edin sizden fazla maaş alsınlar. Sizler yüksek okul mezunu assubayların hizmet koşulları ve sorumlulukları kendileri ile kıyaslanamayacak birçok devlet memurundan daha alt derece ve kademeden göreve başladıklarını, birçok kamu emeklilerine ödenen tazminatların assubaylara ödenmediğini biliyormusunuz? Assubayların emekli ikramiyelerinin yarısından fazlasının 25-30 yıl boyunca heray bürüt maaşlarından kesilen %10 OYAK aidatı ve nemalarından kaynaklandığından haberiniz yokmu? Bilmeden eleştiriyorsanız AYIP biliyorsanız bu haksız eleştiri niye? Her ay brüt maaşınızın % 10 unu bankaya fona yatırırsanız OYAK ikramiyesinden fazla para aldığınızı göreceksiniz, bu konuda banka yatırım uzmanları üçretsiz danışmanlık hizmeti veriyor, yararlanının. 5 yıllık hakim maaşını ilçe J.K. 25 yıl hizmeti olan kıdemli başçavuşla nasıl kıyaslıyabilir? Hizmet süresi ve görev koşulları aynimidir? Hukuk adamı bu hukuksuzluğu nasıl yapabilir? Bakınız yardımcı doçentler de hakimler kadar maaş alamadıklarından yakınıyor, kantarın topunu kaçırdınızmı bu kaos sürer gider. Adı üstünde emsal ama bu kelimenin anlamını dahi bilmeden yapılan kıyaslamanın kime yararı olabilir? Kendilerinin emsalinin kimler olduğunu o tahsil ve sorumluluktaki kişilerin bilmesi gerekmez mi? Gerçi bilirler de fincancı katırlarını ürkütmekten, tepkiden çekinirler. Vur abalıya misali ucuz kahramanlık yaparlar. Maalesef Genelkurmay da bu haksız eleştirilere sessiz kalır. Sizlere o kadar çok kızıyorum ki. Yok, yok bizleri haksız eleştirdiğiniz için değil; Zaten örneklemenize kargalar bile gülüyor da benim kızdığım ağız tadı ile farklı bir konuyu hayallerimi bile yazmama izin vermediniz. Adaletin herkez için gerçekleşmesi dileklerimle yeni yılınızı kutluyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendisini bizimle kıyaslamayan meslekler varmı acaba? Merak ettim. Sayın Gürpınar yazılarınızı ilgi ile takip ediyorum. Saygılar.

ibrahim yuka 
 03.07.2007 21:33
Cevap :
Bizde bir tabir vardır Vur abalıya diye kamuoyu bizi yanlış tanıyor bizi hala ortaokul mezunu sananlar var oysa ilk kuruluş yıllarında bile ortaokul mezunu asb.yoktu yüksek okul mezunu assubaylar Kuşadası Bodrumda deniz manzaralı ofislerinde görev yapanlarla ayni dereceden göreve başlıyorlar bunu bırakın kamuoyunu MSB dahi bilmiyor Genelkurmay eleştirilere sessiz kalınca vur abalıya orduyu eleştirmek isteyen assubayı örnek gösteriyor hemde mesnetsiz adaletsiz ve insafsız bir şekilde Artık kol kırılır yen içinde kalır devrini aştık dokuz köyden kovulsakta onuncu köyden yine haksızlıklarımızı adalelet isteğimizi haykıracağız. Desteğinize teşekkürler  03.07.2007 23:49
 

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan çok memlekette.Emek veren insanlara saygı duyulmalı,insan emeğinin para karşılığı olamaz.Sizi bu konuda incitttikleri için cehaletin karanlık yüzünü kınıyorum.Sevgilerimle!!!

Tanju 
 26.01.2007 10:27
Cevap :
Saygıdeğer Öğretmenim Bizler bu ülkenin bekası için canımızı severek vermeyi öğrendik ve bunu terimizle kanımızla canımızla kanıtladık. Mesele para değildir ülkemin ekonomik bağımlılığının kaldırılması için kuru ekmeğe razıyız ama sadece belli bir kesim değil eşitlik ve adalet gerekiyor biz bunu istiyoruz imtiyaz değil bizi sahipsizlik ve adaletsizlik incitiyor Duygularınız için teşekkürler  26.01.2007 12:01
 

Sevgili Meslekdaşım Sizi kıskanmamak elde değil yılbaşını farklı bir mekanda kutluyorsunuz üstelik birde üstüne hayal ne güzel biz maaşımızla karnımızı zor doyurduğumuz için o şansı yakalayamakdık herhalde eşiniz öğretmen olduğu için. Anlamak mümkün değil her kuruma örnek oluyor denilen silahlı kuvvetler kendi personelinin geçim sıkıntısı çekmesine nasıl seyirci kalabiliyor nasıl bu kadar zor şartlarda görev yapan assubaylar birçok devlet memurundan daha alt derece ve kademeden göreve başlatılıyorlar?

Türetken 
 14.01.2007 13:24
Cevap :
İşte burada aşkı böceği çiceği yazmak varken yüzbinlerce meslekdaşımızı ilgilendiren haksızlıkları yazıyoruz. Sağır sultan duydu da inşallah ilgililerde duyar ve çözüm bulurlar kıskanılacak bir yaşantımız yok maalesef  14.01.2007 14:52
 

3.30'da yat. 7'de kalk... Hem de en güzel günde. Yorgunluk... Uykusuzluk... Eğlenceye kendini verememek. İşte Milliyet Blog'un zararları.

Süleyman EKİM 
 11.01.2007 1:40
Cevap :
Saygıdeğer Hocam Haklısınız,birde madolyonun öteki yüzü var haksızlıklarımızı haykırıyoruz. Haykırıyoruzda uzay o kadar engin ki sesimiz biryerlere çarpıp geri gelmiyor  11.01.2007 10:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 716
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 10133
Kayıt tarihi
: 17.10.06
 
 

1948 Edremit doğumluyum.Kara Kuvvetleri personel okulu ve Dicle üniversitesi sosyal bilimler Sevk ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster