Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1681
 

Hayat mı bizi yaşıyor biz mi hayatı?

Hayat mı bizi yaşıyor biz mi hayatı?
 

Hayata, zamana “dur” demek geliyor içimden. “Çok hızlı akıyorsun, yetişemiyorum, çok yoruluyorum” diye devam etmek istiyorum... Anlıyorum ki bu kadar koşuşturma yormuş beni. İşte bu an geldiğinde bir es verebilmeli insan… Ama zamanlamasını iyi yapmalı. Ne çok erken ne de toparlanamayacak kadar geç olmamalı. Derin bir nefes alacak kadar ya da “hayat bana müsaade, geç kalmam meraklanma” diyebileceğimiz bir zaman dilimi sadece…

Yaklaşık 1 aydır aynı şeyleri yaşıyorum… Sabah kalkmakta zorlanıyorum ve göz kapaklarım beni dinlemeden kapanıyor. Beni uyandırması için 3 farklı saat ayarlıyorum. 07:00, 07:15 ve 07:30’da çalmaya başlıyor. Hepsini kapatıp tekrar uykuya dalıyorum. 4. olarak devreye annemin sesi giriyor. “Kızım saat kaç oldu. Sen hala uyuyor musun?”. Cevap her zaman olduğu gibi “Annecim 5 dakika daha”. Bu birkaç defa tekrarlandıktan sonra hızla yataktan kalkıp hazırlanmaya başlıyorum ki bu maksimum 10 dakikamı alıyor. Saçlarımı tarayıp dişlerimi fırçaladıktan sonra atıyorum kendimi dışarıya.

Mis gibi bir hava var dışarıda ama benim uyku halim geçmemiş ve gözler yarı açık yarı kapalı gidiyorum işe. Bir fincan sıcak çay iyi gelir uykum açılır diyorum ama nafile. İlk zamanlar bu geç kalmalara ses çıkarmayan patronum, durumdan çok hoşnut olmasa da sesini çıkarmıyor. Biliyor ne kadar yorulduğumu ve “yarım saat için kırdığıma değmez” diyor olabilir. Ya da “ben bunun acısını farklı çıkartırım. Başına sorunlu bir proje veririm” de diyor olabilir. Olasılıklar fazla ama bu benim uykumun açılmasına etkili olmuyor.

Düşünüyorum neden bu uyku halleri. 8 saat uyuyup bir o kadar daha uyuma isteği. Sanırım yılın tüm yorgunluğu bu zamanlar çıkıyor ortaya. Kendimize oluşturduğumuz bir karmaşa yumağının içine atıyoruz ve yıl boyu karmaşa dediğimiz olayların bizi yıpratmasına izin veriyoruz. Nedense her baharda bu durumdan kurtulma terapilerine başlıyoruz.

Yaşam zorluğu, hemen düzeltmek istiyorum bu ülkedeki yaşam zorluğu insan da ne sinir ne huzur bırakıyor. Doğal olarak bünye bunu kaldıramayıp sürekli uyuma isteği oluşturuyor. Baharın etkisi filan değil bu uyku halleri. Tamamen kaçma isteği. Bu dünyanın çirkin yüzünden kaçmak, bir an olsun derin nefes alabilmek için kendini yatağına gömüyor. Kısacası hayatla tüm bağlantısını kesip nefes almak istiyor. İşte o zaman ipler kopuyor. Nefes alamadığını hissetmek insanı huysuzlaştırıyor. Hayatın bir duvar gibi üzerini kapanmasına izin vermeden isyanı patlatıyor. Ve serzenişler aynı yönde oluyor.

“Hayat gelme üstüme… Ne kadar karmaşık olduğunu göstersen de ben en yalın halini yaşayacağım. Sorunlar hiç durmadan gelse de üstüme karmaşa yaratmanıza izin vermeyeceğim. Bu sadece derin bir nefes alabilme isteğiydi kaçış değil. Ben şimdi yatağıma gömülüp nefes almak istiyorum. Hem de ciğerlerimi tamamen kaplayacak kadar derin bir nefes.”

Hayat mı bizi yaşıyor biz mi hayatı yaşıyoruz? Sanırım hayat bizimle dalgasını geçiyor. Ama bilmeli hepsine karşılık geleceğini. Bu hırs değil sadece bir tepki..

Not : Nefes almak isteyenlere

Resim : www.deviantart.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Canım camdan vuran güneş bizlere yazın geldiğini müjdeliyor diyor ki; seda ben gene geldim ömründen de bir yılını daha yedim... beyninde buna tepki veriyor direniyor... bütün bu yorgunluğunu yıpranmanıda önüne koyuyor... Yani seninde dediğin gibi bizle dalga geçiyorlar...hem beynimiz hem camdan vuran güneş... Sevgiyle kal canım...

Gülçin 
 09.05.2007 15:07
Cevap :
Gülçin'im hayat bizden bişeyler alıp götürse de bıraktıklarıyla da kendimize bir yol çizmeliyiz. Ben bu aralar yorgunluk sebebiyle uyku düzenimi mahvettim ama mutlaka yoluna girecek. Biz gerçekten istedikten sonra her şeyi yapabiliriz çünkü... Dalga geçerse de cevabınıda veririz. Sevgiler canım  09.05.2007 15:38
 

İkisinin de birbirinden bihaber olduğu günler var...Yitirilmiş zamanlar bir keşke ile insanın diline dolanır.Az uyu çok yaşa çok oku az bilgisayarda vakit geçir :) vs.böyle böyle geçer gider işte...Ama bi tatille reset çekmeli kendine... :) Sevgiler Sedacım...

üç nokta 
 07.05.2007 13:47
Cevap :
Şu aralar bilgisayar kullanımı iş dışında çok azaldı.. Kitap okumak dinlendiriyor. Uyku düzene giriyor. Ama tatil şart bana.. Sevgiler  07.05.2007 13:59
 

Uyku fena bir alışkanlık. Mağlup düşeceğini hissettiğin an 'hayata ara' vermenin tepkisiz kalmanın en süslü en güzel kaçış bahanesi, ama tepkisizliğe devam edersen işte o zaman hayat seni yaşar...Hep ne düşünürüm bilirmisin Seda'cım bir fişim olsada istediğim an çeksem, kendime ve tüm bağlantılarıma ara versem:) Sevgilerimle...

Düş 
 06.05.2007 11:01
Cevap :
Bir fişim olsa diye bende düşünütüm Mürvet'cim.. Ya da bilgisayarlar gibi reset ya da formatlama şansım olsa derim.. Ama bunlar olmayınca uyku gibi süslü kaçışlar yaratıyoruz kendimize. Sevgiler canım  06.05.2007 19:26
 

Antalya'ya yaz fena halde gelmiş durumda. Deniz sezonu açıldı bile... Bu sene sanırım senin için zor geçti. Artık bünyeyi dinlendirme zamanı geldi. Buradan döndüğünde sabahları daha iyi uyanacağına garanti veriyorum. Bak o kadar da iddialıyım haaa:))) Bekliyorum:) Öptüm seni!

Yeşim Özdemir 
 05.05.2007 21:43
Cevap :
Bu sene zor geçti Yeşom.. Ah bir izin alsam zaten kendimi senin yanına atıcam. Denizi filan değil seninle sohbetimiz bile beni kendime getirir. Kendine güvende tam.. Canım dostum benim. Kucak dolusu sevgiler. Öptüm en bi kocamanından  05.05.2007 21:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 194
Toplam yorum
: 2196
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1515
Kayıt tarihi
: 04.08.06
 
 

1981 yılında aslında istenmiyor olsam da geç alınan karardan dolayı hayattayım:)) Haritacıyım ve işi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster