Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
273
 

Hayat tarlası...

Hayat tarlası...
 

Gece ve gündüz!

Karanlık ve aydınlık!

Mutluluk ve yalnızlık!

Aşk ve ölüm!

Varoluş; kayboluş!

Arayış ve kaybediş!

Aile ve bireysellik!

Evlilik; beraber yaşayış...

Disiplin; boş veriş!

Sahip olmak; sevmek!

Yaşamak; ölmek!

Yaşadığımız bir hayat tarlası!

Ektiğimiz, biçtiğimiz, sevdiğimiz, hüzün duyduğumuz, içinde kendimizi bulduğumuz, bazen de ağladığımız, bir tarla!

Yazdığımız her öykü bu tarladan mahsul!

Sevdiğimiz her sevgili bu tarladan!

Ve öyle ki öldüğümüzde namazımızı kıldıracak zat da bu tarladan!

“Nasıl bilirdiniz merhumu”

Cevabı biliyor muyuz?

Biliyorsak mesele yok; demek ki bilinçli yaşanmış hayat, bu tarlada, insanı yaşatmış!

Ve öyle ya da böyle mutluyuz ki yaşamaya devam ediyoruz ve öldüğümüzde istiyoruz ki birileri ağlasın mezar taşımızda!

Ben gülsün isterim, beni anımsayıp benim yüzüm onu güldürsün ve çiçekler açsın onun yüzünde...

Şayet başaran bir beşersem, ne güzel bu hayat tarlası, yaşadığıma değilmiş!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne kadar faniyiz ...Hayat boş...hancı sarhoş...yolcu sarhoş...Hep gülümseyerek iz bırakmak zor ;ama zoru başarmak gerek...Selam ve saygıyla...

Mesut Selek 
 09.02.2015 16:55
Cevap :
Gençliğimden beri İzzet Baysal'ı örnek almışımdır. Karaköy'deki iki dükkanla bir şehiri Bolu'yu yaratmıştır. Hepimiz keşfettiğimiz takdirde birer kahraman ruhuz! Katkınız için teşekkürler... Saygılar  12.02.2015 5:35
 

'Gece/gündüz', 'karanlık/aydınlık', 'mutluluk/yalnızlık' vb... Yaşama dair 'şey'ler: ikili, çift ya da dikotomik... 'tarla', 'doğum/ölüm' özelinde ise biraz organik ve biyolojik! Sonunda "...kalan hoş bir seda olur bu engin gök kubbede!". Hisseden ve paylaşan yüreğine, kurgulayan zihnine, yazan ellerine sağlık... Sevgilerle...

Ersin Kabaoglu 
 09.02.2015 15:15
Cevap :
Biz sözcüklere, anlatılara çok takılıyoruz, oysa sihir duyguda! Nasıl endüstride yalınlığı tavsiye ediyorsam, hayatta da yalınlıktan yanayım. Aslolan esas ihtiyaçlardır, düşünceler değil! Yıllarca düşünce dünyasında fikir üretirken ihtiyaçlarımı atlamışım. Oysa beni insan yapan ise ihtiyaçlarım yoksa fikir olup kitap olur ve yaşamadan ölürüm. Dahi yeni yaşadığımı fark ettim ben diyelim... Sevgiler  10.02.2015 3:13
 

Biz Tanrının tarlasında yetişen ekinlersek eğer, yaşamımızda karşımıza çıkan olaylar ve insanlar da bizim ekinlerimiz olmalı. Onlara bakarak ektiğimiz tohumların hasadını topluyoruz bir bakıma. Biz öldükten sonra insanların hakkımızda ne düşündüğü önemli mi? Belki hiçbir şey anlamayacağız. Geride bıraktıklarımızın bizi yaşatması ne denli önemli ayrıca? Ancak bizler, insan olmaya değer verenler, insanlığı önemseyenler ve yaşamı kutsayanlar için önemli. Aslında bu bir neden sonuç ilişkisi. Bu inancımız doğrultusunda yaşadığımızda güzel yaşamış ve başkalarının yaşamına da anlam katmış oluyoruz. Cansız bedenimize bakanların içinde bir hüzün uyandırmak ise bunun sadece doğal bir sonucu oluyor. Yaşamak, adam gibi yaşamak önemli dostum. Zaten bütün çabamız bu yönde değil mi? Sevgiler.

Güz Özlemi 
 09.02.2015 8:29
Cevap :
Aslında ölümümüz arkasından insanların ne düşündüğünden çok, biz ölürken kendimiz hakkında ne düşünüyoruz? Bence önemli olan bu! Samimi olarak diğerlerin düşüncesi hiç umurumda olmamıştır fakat kendi vicdanım her şeyden değerlidir. O rahatsa benim yaşamımda anlam ifade etmiştir başkalarına. İnsanların atladığı yüce insan(AHLAK) duygusu. Ona buna sığınıp icazet alıp ACZ içinde yaşıyorlar. Sonra mutluluğu, sekste, uyuşturucuda ve parada arıyorlar! Amaçlar ve araçlar hep karışıyor. Sıkıntı tüm dünyada aynı! Bireyselliği sonsuz özgürlük olarak algılamak belki yaratıcılığı artırır ama insanlığı yok eder ve yok da oluyorlar! Sevgilerimle  10.02.2015 3:08
 

Sevgi,akıl ve bilgi gücüyle hayatın anlamı ve amacı iyi tefekkür edilirse,evrenin o muhteşem tasarımını farkedip daha çok mutlu oluruz düşüncesindeyim ben de.Bedenimiz daha sağlıklı olabileceği gibi ruhumuz da leke almadan gönüllüce arındırılmış olur.O zaman hayat tarlasında daha leziz meyveler yetiştirmiş oluruz insanlık ve kendimiz adına...Anlamlı bir denemeydi sayın Buyten.Elinize sağlık.Selamlar.

Abbas Oğuz 
 08.02.2015 23:26
Cevap :
Söylediklerinizin altına imzamı atarım...Saygılar  10.02.2015 3:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 613
Toplam yorum
: 1644
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 283
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric küllerinden doğduktan sonra dünyada büyük değişiklikler olsa da Türkiye'de çok fazla şey değ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster