Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
484
 

Hayata tutunduğumuz halat...

Hayata tutunduğumuz halat...
 

Hayatını adalet duygusu üzerine inşaa eden biri için yıkımın başladığı an o duygunun zedelendiği andır. Hayat evinin temelinden hafif sarsıntılar gelmeye başlar önce. Düşünür ve bir kaç destekle evinin direncini kuvvetlendirmeye çalışırsın. Fakat o duygu bir kez zedelendiyse eğer hayatta olan herşeyin içinden adil olmayan o parçaları bulur çıkarır ve puzzle'ı tamamlarsın. Önünde kocaman alev alev yanan bir tablo vardır şimdi. Sorgulamaya başlarsın ve her soru bir ilmek daha kopararır hayata tutunduğun halattan.

Hayatın kendi içinde tuhaf bir yapısı vardır ve olan herşeyin bir anlamı... Bunu bilirsin. Fakat içinde kocaman bir delik açılmıştır büyümesine engel olamazsın. Başına gelenleri ya da masum insanların başına gelenleri hiç de hak etmediklerini düşünürsün. Çünkü iyiliğin karşılığının her zaman iyilik olduğu fikri ile yoğurulmuşsundur. Ve hamurunun kıvamı bozulmaya başlamıştır çünkü içinde adaletsiz olan bir hayat mayalanmaktadır.

Teslim olacaksın ya da başka bir tarafa bakacaksın... Kendine yeni bir hamur mayalayacaksın. O hamur dünyanın karşıtlıklar içinde, kendi özgü, senin anlayamadığın tuhaf bir dengesi olduğu mayasıyla kabaracak. Ve o hamuru, içindeki kabarcıklarla, kendine has rengiyle kabul etmeyi bileceksin. Dünya üzerinde bu hamur sayesinde sağlam ve başı dik duracaksın. İçindeki tüm güzel şeyleri koruyacak tüm inançsız, umutsuz ve kara şeyleri bir safra gibi atacaksın. Ve adalet duygunu yeniden, yeniden ve yeniden biçimlendireceksin.

Yine çılgınca çalışacak ve hak ettiğinden çok daha azını alacaksın belki ama şöyle düşüneceksin: "Ben bunu son kuruşuna kadar hak ediyorum. Başkaları mı? Evet kazandıklarından daha azını hak ediyorlar ama ben rahat uyuyorum. Çünkü üzerimde hiç bir şeyin ağırlığı yok." Sevgi konusunda ise uğradığını düşündüğün haksızlıklara gülmeyi öğreneceksin:" Ben onu hak ettiğinden çok daha fazla sevdim. Onun için emek verdim. O ise sevmeyi bile beceremeyen biri. Sevmek, beni bana kattı. Kayıp ise onun." Olduğun yere dönüp baktığında ise biraz daha değişecek fikrin: "Olduğum yer, olmayı arzuladığım yerdir. Bunu istiyordum ve bu oldu. Şikayet etmeye hakkım yok."

Kaybettiğin ve zedelenen adalet duygunun yerinde açılan yaraları birer birer saracaksın. Ve zaman geçtikçe göreceksin içinde açılan o kocaman boşluğun yavaş yavaş sezdirmeden nasıl da kapandığını. Çünkü bileceksin artık, insan adaleti içinde taşır. Dünya üzerinde ise görünmeyen bir denge vardır. Ve o denge sarsılsa da, bozulmuş gibi görünse de bir gün taşlar yerine oturacak denge sağlanacaktır. Çünkü adalet sarsılsa bile asla bozulmayandır ve adı da bu yüzden adalettir...

RESİM: Carlo Maria Mariani

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Haklı olduğun yerlerde haksızmış gibi davran demiyorum sana. Haklı olmanın önemi yokmuş gibi davran. Ve haksız olanları kendilerine mahkum et. Kendine değil." Kime ait olduğunu ne yazık ki hatırlamıyorum bu alıntının, ama o kadar doğru ki. İşte keşke birazcık hayatımıza yansıtabilsek bunu, belki o zaman her türlü adaletsizliğe karşı daha başı dik durur, daha güçlü olurduk. Sevgiler

beenmaya 
 20.03.2007 12:58
Cevap :
Sevgili Beenmaya, Bu çok güzel. Bunu hiç unutmayacağım. Söylediğin gibi bunu kendimize temel alabilirsek ve düşüncemizi bunun üzerine biçimlendirebilirsek eğer o zaman adaletsizliğe karşı daha başı dik olacağız, daha güçlü olacağız.Ve bu duruşa çok ihtiyacımız var. Çok çok teşekkür ederim bu değerli yorum için. Sevgiler...  20.03.2007 13:19
 

Yaptığın şeyin doğru olduğuna inanıyorsa insan, ister kaybetsin ya da kazansın, sebebini o çok inandığı doğrulara bağlıyor. Varsın çevrende yalnışlarla büyüyen bir hayat olsun, varsın çevrende adaletini,insanlığını,sevmeyi yitirenler olsun...Ben de senin gibi taşların bir gün yerine oturacağına ve adaletin geri geleceğine inanıyorum...Ben bunun için yaptım demenin net cevabını verebiliyorsa eğer yüreğin haksızlıkların kaynağının da adalet duygusunun köreldiği insanlardan oluştuğunu görüyorsan şunu da biliyorsundur su akar ve yatağını bulur...Kucak dolusu sevgiler Canım'a...

guguk kuşu 
 19.03.2007 1:05
Cevap :
Canım Haticeciğim, Yüreği sağlam tutmak gerekiyor. Etrafta ne olursa olsun o yürek kendi doğrusunda sarsılmadan, eğilmeden gitmeli.Ve öğrenmek gerekiyor biraz olana bitene kulak tıkamayı...İnsan kendi doğrusuyla yaşamalı...Kucak dolusu sevgiler benim canım arkadaşıma...  19.03.2007 11:30
 

Yazını ve yorumları okuduktan sonra sevgili Özgür'cenin yaptığı yoruma aynen katıldığımı belirtmek isterim. Saygılar.

Ayrıntıda gezinmek 
 17.03.2007 3:00
Cevap :
Çok teşekkür ederim. İçimizde saf olan, güzel olan herşeye inanmaya devam eden çocuklar hep daim olsun. Çünkü bizi ayakta tutan ve olan biten herşeye tüm gücümüzle direnmemizi sağlayan bu bakış biçimi...Ve çok doğru herşeye rağmen doğru dürüst yaşamaya değer...Sevgilerimle...  17.03.2007 16:40
 

Adaletin terazisini herkesten önce kendin için kullandın ve adil olabildiysen öteki adaletsizlikler artık başkasının sorunudur. Önemli olan "olduğun yer olmayı arzuladığın yer" mi değil mi? Umarın senin de cevabın olumludur. Sevgiler.

Murakami 
 16.03.2007 21:25
Cevap :
Sevgili Celalciğim, Kendi içimizde adil olduğumuza karar verdiğimiz vakit diğerleri daha da adaletsiz gözükmüyor mu? İçinde adil olma duygusu yoksa diğer adaletsizlikleri de dünyanın gidişi olarak algılamaz mı insan? Ama görünmez bir adalet olduğuna inanıyorum. Ve eğer buna inanmaktan vazgeçersem asla ayakta duramam bunu da biliyorum. Evet olduğum yer olmayı arzuladığım yer ve önemli olan da bu.Sevgiler...  16.03.2007 22:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1052
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster