Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '20

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
67
 

Hayatımızın Gizli Yönetmeni

Nedir bu bilinçaltı?
 
Bilinçaltı, bireyin o an farkında olmadığı ve sonraki yaşamında davranışlarına yön veren etki eden bir kavramdır.
 
Daha açıklayıcı olması bakımından bir örnekle açıklayalım;
 
Örnek, "yemek yemek" yaşamak için temel bir gereksinimdir ve açlık da bir dürtüdür. Öncelikle bir olayla karşılaşırız, farzedelim canınız pizza istedi fakat yeterli paranız yok. İlk olarak İD mekanizması devreye girer, ve der ki ; şu an bu pizzayı yemen gerek, çok açsın. Fakat biliyoruz ki paran yoksa o pizzayı yiyemezsin. Hırsızlık da toplumda kabul edilemez bir davranış olduğu için ikinci olarak SÜPEREGO devreye girer ve der ki; şu an yeri ve zamanı değil bunu parasını ödedikten sonra yiyebilirsin. Açlığını ertelemeli ve uygun bir zamana ertelemelisin. EGO ise bu iki kavramın arasında denge görevi görür ve en son kararı ego verir. Ya ertelersiniz ya o an çalma eylemine kalkışırsınız.
 
Kısaca;
 
İd: doğuştan gelen istek ve arzuları içerir.
Süperego: Ahlak ve etik konuları içerir.
Ego: denge görevi görür.
 
Bu kavramlar Sigmund Freud tarafından zihnin yapısal incelemesinde ortaya konan soyut yapılardır. Bu yapının hayatımıza nasıl yansıdığını örneklerle detaylandıralım;
 
Örneğin; Çalıştığınız iş yerinden hiç memnun değilsiniz ve bu durum sizi strese sokuyor. Rüyanızda ayaklarınızın koktuğunu ve bu durumdan çok rahatsız olduğunuzu gördünüz. Belki de o koku, kurtulmak istediğiniz stresi temsil ediyordur. Rüyada görmüş olduğumuz kısım tamamen bilinçaltının o an o konuyu ve durumu bastırmasıdır.
 
Bilinçaltımıza farkında olmadan çevremiz nasıl etki etti ve etmekte?
 
Bilinçaltına gönderilen, olumsuzluk içeren çevresel etkiler ve  kaydedilen bazı cümleler:
 
• Çorap giymeden gezersen karnın ağırır.
• Elimden tut, kaybolursun.
• Ders çalışmazsan asla başarılı olamazsın.
• Sen tembelsin, bu gidişle sınavı kazanamazsın.
• Bu saatten sonra başarman imkansız.
• Sen ehliyet alamazsın. Trafiğe çıkamazsın. Korkarsın.
• Dünya gittikçe kötüleşiyor.
• Bu memleketten adam olmaz
• Yaş ilerledikçe hastalıklar ortaya çıkmaya başlar.
• Hayat acılarla dolu. 
• Çok gülersen mutlaka başına bir iş gelir.
• Bütün erkekler/kadınlar güvenilmezdir.
• Zenginler mutlu değillerdir. Para huzur getirmez. 
 
BİLİNÇALTINIZ GİZLİ KAHRAMANINIZDIR, HAYATINIZIN YÖNETMENİDİR; SİZ FARKINDA OLMASANIZ DA...
 
Örnek; Küçükken her annenin çocuğuna dediği bir cümleyi hatırlayalım. 'Eve erken gel. Ortalık sapık dolu!'  Aslında bilinçaltımız bu cümleyi şu şekilde algılar; " Geceleri sokaklar sapıklarla doludur. Gece demek tehlike demektir!” Böylelikle karanlık korkutucu gelmeye başlar ve geceleri dışarıda yürümekten korkulur.
 
İkinci örnek:
 
Köpekleri çok sevmesine rağmen dokunamayan ve korkan insanlar, küçükken bir köpek tarafından ısırılmış veya kovalanmış olabilirler. Aslında bilinç bu durumu hatırlamaz bile, fakat bilinçaltı asla unutmaz.
 
Bilinçaltı, 'üç yaşındaki siz' demektir. Mantık aramaz. Olayları genelleştirir ve sizi ustalıkla yönlendirir. Örneğin;
 
-Fazla abur cubur tüketiyorsanız, şekerli gıdalara düşkünseniz, sebebi duygusal açlık olabilir. Bilinçaltınızdaki değersizlik duygusu, sevilme ihtiyacı bu şekilde kendini gösteriyor olabilir.
 
-Son derece masum bir yorumu, kişilğinize yönelik bir saldırı olarak algılıyor olabilirsiniz. Sebebi belki de, çocukluğunuzda sizi sürekli eleştiren ebeveynlerinizdir. 
 
BİLİNÇALTI KADERİNİZ DEĞİLDİR! ONU KEŞFETMEK VE DEĞİŞTİRMEK MÜMKÜN.
 
Daima olumlu cümleler kurun. Unutmayın, bilinçaltı siz ne söylerseniz onu kayıt eder ve tekrarlar. Sizi haklı çıkarmaya çalışır ve çoğu zaman da bunu başarır.
 
Çevrenizdeki insanların, -özellikle aile bireylerinizin- sizinle ilgili söylediklerine kulak verin. Kişi kendine karşı objektif olamaz fakat çevresinden gelen yorumlar art niyet taşımadığı sürece objektiftir ve sizi size anlatır.
 
Beyin jimlastiği yapın. Ezberlemek yerine düşünün ve yorumlayın. Olayların mantığını kavrayın.
 
Mümkün olduğu kadar psikoloji içerikli bilimsel makaleler ve kitaplar okuyun. Kendinizi keşfedin.
 
Davranışlarınızın farkında olun ve kendinize şu şekilde sorun;
-Neden hep benzer olaylar ve insanlarla karşılaşıyorum? Bu durumdan nasıl çıkabilirim? Bilinçaltımdaki çocuk neyin özlemini duymakta? Neyin kırgınlığını yaşamakta?
 
Geçenlerde rastladığım şu başlık konuyu özetler nitelikte;
 
Yazar Mustafa Çay kitabına verdiği isimde, 'Bilincim sana söylüyorum, bilinçaltım sen anla!' diyor. Konuyu ne de güzel özetlemiş aslında.
 
Farkına var, kendini tanı ve zincirlerinden kurtul!       
 
Güzel günlere...
 
Mehtap Özay-Nisan 2020                                                                     
Kemal Alkan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 6717
Kayıt tarihi
: 17.03.13
 
 

Öğretmen, Yazmaya çalışan,yazarak konuşanlardan...'Kelimelerin gücü adına!'    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster