Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Psikolog Barçın Canbolat

http://blog.milliyet.com.tr/bundansonra

12 Mayıs '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
573
 

Her Şeyi Ölçmeden Yaşayabilir miyiz?

Her Şeyi Ölçmeden Yaşayabilir miyiz?
 

Herşeyi ölçmeden yaşayabilirmiyiz?


Doğduğumuz günden itibaren ömrümüzü 1.dakika, 1.saat, 1.gün olarak ölçülendiriliriz. Bebeğin boy ve kilosu hemen sorulur. Alması gereken besin miktarları ortam geliştikçe cc olarak detaylandırılır, günde kaç birim tuvalete çıkması belirlenir. Konuşması, gülmesi, yürümesi gereken aylarda ölçülendirilmiştir. Biraz daha büyüyünce zekası da ölçümlerin başına eklenir. Okul başarıları, beden ve ayakkabı numaraları, okuması gereken sayfa sayıları, ÖSS puanları, okuduğu okulların bitirme yılları hesaplanır. Alışveriş listesindeki ürünlerin miktarları, çalışma saatleri, kazanç miktarları, toplumsal gerekliliklerin yerine getirilmesi gereken zamanların ölçümü (evlilik yaşı, çocuk sahibi olma yaşı, torun sahibi olma yaşı), trafik ışıklarında bekleme süresi, yediklerinizin miktarı, aldığınız ve verdiğiniz kiloların miktarı, yağlarınızın kaslarınıza olan oranının miktarı, sağlıklı yaşam için günlük spor süresi, telefonda maksimum konuşma süresi, her insan ve ürün için belirlenen parasal ölçümler, gribi atlatma süresi, tedavi süresi, ilaç kullanma zamanları, yemek süresi, uykunuzun süresi, uyanmanız gereken ölçüm birimi, dizi film süresi, şarkı uzunluğu süresi, konser saati süresi, yemek tariflerindeki miktar ölçüleri ve pişirme süreleri, havanın ısı ölçüsü, deniz suyunun ısı ölçüsü, günlük kahvaltı ve yemek ihtiyacının karşılanması geren zaman ölçüleri, bir yerden bir yere gitme süreleri, suç işleme miktarı, buna uygun ceza alma miktarı, başarı miktarı ve süresi, propaganda süresi, alınan oy miktarı, sizin görüşlerinizin mecliste temsil edilme miktarı, sevilen Ali'nin sevilen Ahmet'e göre sevgi oranı, sevdiklerimizi aramamız gereken sıklık miktarı ve en sonunda ölümün gerçekleştiği andan itibaren ölçülen yaşam miktarı..

Yeni nesil ölçümler ise Facebook’taki arkadaş sayıları, bilgisayar oyunlarındaki skorlar, Farmville de yetiştirdiğiniz domates miktarı, bir e-ticaret sitesinde maksimum gezme süreniz, internetten indirdiğiniz programların miktarı(megabayt, gigabayt) bu miktar için ödemeniz gereken para miktarı, beyninizin düşünme miktarı (petaflop) gb. Bilim, teknoloji ve gelişmişlik ise bu ölçümlerin hassaslığı ve sizin bunlara uyumunuzla orantılı olarak ölçülendiriliyor. Sonuçta yaşamımızda neredeyse ölçmeden yaptığımız hiçbir şey yok. Yaşamımız, sadece ölçüm hedefleri, bu hedeflere ulaşma çaba, hırs, savaş, mutluluk ve ödülleri, ulaşamama endişeleri, cezaları ve mutsuzlukları ile devam edip bir şekilde sonlanıyor.

Bundan Sonra ölçüleri bu kadar ciddiye almamaya çalışsak, merak etmesek, sormasak, bize sorulunca ölçüsüz yanıtlar versek, ölçülü hedefler koymasak, ölçüsüz yaşamaya çalışsak, yaşam bir kaosa mı dönüşür? Büyük bir yükten mi kurtuluruz? Çok mu mutsuz oluruz? Her şey tanımsız mı kalır? Yorumlarınızla birlikte paylaşmak üzere..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazıyı okuyunca pek te ölçülerle ilgim olmadığını, hesaplayıp kitaplayıp yaşamadığımı fark ederek mutlu oldum. belki yetmişe yaklaşıp, pek çok şeyin önemsiz olduğunu fark etmiş biri olarak bu lukse sahibim. evet sabah kalkma saatim ve eve dönme saatim genellikle belli , ama bunu hesaplamama gerek kalmadan biolojik saatim ayarlıyor, onun dışında ne benimle ilgilenenlerin sayısını, internette kaldığım süreyi, dosyaların kapasitesini, uyku saatlerimi, score ,sonuç ,çalışma süresi ve harcamalarımı hesaplamıyorum. tabii alışkanlıklarım çoğunu otomatiğe bağlamış durumda zaten. akşam döndüğümde uykum varsa hemen yatıyor bazen saat 23 e kadar uyuduğum bile oluyor. uyanıp kaldığım yerden işime devam edebiliyorum. takvimle pek ilgilenmiyor çok ça da bir ayın nasıl bu kadar çabuk geçtiğine şaşırarak bakıyorum. bazen de hesaptan kaçışım sona ne kadar az zaman kaldığını hatırlamak istemediğimden dir belki diye düşünüyorum. evet hesapsız kitapsız yaşamak bir ayrıcalık.. öneririm..

sevinç tug 
 13.05.2010 13:42
 

ve yazınızda boyumun ölçüsünü aldım; deniz deniz, Adalar Adalar; yaşasın yaşamak ölçüsüzce!....

Şahin Yamaner 
 12.05.2010 19:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 2921
Kayıt tarihi
: 15.09.09
 
 

Psikolog Barçın Canbolat Doğum Tarihi: 1961 Eğitimi : Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji '83. Ç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster