Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '12

 
Kategori
Çevre Hukuku
Okunma Sayısı
451
 

Her yere kamera mı koymak gerekiyor?

Son zamanlarda tarihi eser, çeşme, bina ve cami duvarları, umumi tuvalet, trafo, okul duvarları, asansör gibi kamu ve ortak kullanım alanlarının duvarlarını, tebeşir, yağlı boya, sprey boya ile yazı yazarak, karalayarak ve şekiller çizerek, kirletiyorlar.

Beni bu gün, bu konuda yazmaya mecbur eden, gördüğüm o çirkin manzaralar ve tuvalet adabını bilmeye olan ihtiyacımızdır. Ben bu konuyu yazmaya kendimi mecbur hissettim, siz de okuyup okutturursanız bir vatandaşlık görevini yapmış olursunuz.

Hepimiz ya bir cami ya da umuma açık bir tuvalete gireriz.Alışveriş merkezlerinin, uzun yolculuklarda şehirlerarası yollardaki tuvaletlere herkesin yolu düşer. -Keşke yolumuz buralara düşmese diyeceğim ama insanoğlunun en büyük ihtiyacını giderdiği yerler buralar. Olmazsa olmazımız-.Lavabo kısımlarında bazı insanların -mazeretleri olmadığı halde- ayakta, gözler önünde, sıkılmadan çişini(!) yaptıklarına şahit oluruz. Arkasından pis pis kokular ortalığı sarar.

Geçen gün tarihi bir camimizde namaz kılmaya gittim. Abdest almadan önce caminin tuvaletine girmem gerekti. Her zaman karsılaştığımız bir manzara ile yine karsılaştım. Caminin tuvalet duvarlarının ve kapılarının yazı masası olarak kullanılması. Namazdan sonra imam ve cami cemaatinden iki arkadaşla birlikte çay içtik ve bu konu hakkında sohbet ettik.

Tuvaletlerin duvarlarına yazı yazmak belki de o kadar abartılacak bir hadise olmadığı düşünülebilir; ancak genelde yazılanlar nesirden ve şiirden çok küfürlü şeyler içerdiği ve de tuvalet çok pis bırakıldığı için insanın tuvaletten kaçası geliyor. Şeytanın aklına bile gelmeyecek yazılar. Ulan, kendi namusun için cinayet bile işlersin ammaaa başkasının namusunu hiç düşünmezsin. Senin ninelerinin namusu, bu ülkenin namusu için milyonlarca şehit verdi bu ülke. Bunun farkında değil misin? Bu ne biçim insanlık, bu ne küçük beyin böyle?

İste tuvaletler ve onları kullananların haleti ruhiyesi. Nedir bu adamları bunları yazmaya iten şey? Tamam, anladık orda pis şeyler yapıyorsun; ama niçin illa ki bunu yazıya da dökmek zorunda mısın? Nasıl statlarda insanın içindeki hayvan ortaya çıkıyorsa, burada da 'insanin içindeki pislik' her yolla dışarıya çıkıyor.

Şöyle bir yazı mazur görülebilir.
 "lütfen pisuvarlara sigara izmariti atmayın, ben sizin kül tablanıza işiyor muyum?"Ama edep ve adaba uymayan yazılar mazur görülemez.

Evet, maalesef böyle... Ne de güzel şeyler yazıyorlar, içlerindeki pisliklerin şairini ortaya çıkartıyorlar! Gerçekten halkımız ve bizim için onur verici bir durum! Şuna bakın ki her yerde kendimizi her türlü şekilde ifade edebilecek kabiliyete sahibiz!

Bayanların çoğunu tenzih etmek koşuluyla, acaba bayan tuvaletlerinde de böyle yazılar var mı? Bilemiyorum. Ancak olduğunu tahmin ediyorum. Çünkü bu yazıları yazanların birinci öğretmeni analardır. Zira eğitim ana ocağında verilir.

Bunu doğrulayan bir örneği son zamanlarda yaşadık. Sadece bayan seyircilerin izlemesine müsaade edilen birkaç maçta ne galiz küfürlerin havada uçuştuğunu hepimiz medyada izledik. Hatta başbakanın bile gündemine girdi bayana yakışmayan bu görüntüler. Bu durumda onların da kullandığı tuvaletlerin erkeklerin kullandığı tuvaletten farksız olmadığı söylenebilir. Zira aynı gemide yaşıyoruz ve aynı yozlaşmayla yüz yüzeyiz.

Bunlar bizi ürpertiyor, tiksindiriyor, utandırıyor ve üzüyor.

Asırlarca insanlığa ruh ve beden temizliği bakımından örnek olmuş bir ecdadın torunları nasıl bu hale geldi? İslamiyet’in insanları olgunlaştıran, medenileştiren, erdemli hale getiren medeniyet kurallarından bilgisiz kalınmasının sonucudur bu durum.

Bu değerleri evlatlarımıza ve öğrencilerimize en küçük yaşlardan itibaren tekrar öğretmemiz gerekiyor. Bu eğitim ve öğretimin verileceği kurumlardan biri aile yuvası, biri cami, biri de okuldur. Ayrıca asker ocağını da buna dahil edebiliriz.

Bu tür yazıları yazmanın hem suç, hem de milli servete ihanet olduğu anne, babalar tarafından çocuklarına anlatılmalıdır. Yazılan yazılar sebebiyle hem devlet malına zarar verilmekte hem de çevre ve görüntü kirliliğine neden olunmakta, tekrar temizlenmesi ise kurumlara ciddi külfet getirmektedir. Kamu mallarını böylesine hoyratça kullanmaya kimsenin hakkı yoktur.

Bu tür çirkin davranışa yönelen insanların belki de yaptıkları hatadan dönmelerine yardımcı olmak açısından aşağıdaki örneğe dikkat çekmek isterim. Kırıkkale’de, sevdiği kızın ismini okulun duvarına yazan genç, Kırıkkale 2.nci Asliye Ceza Mahkemesinde Kabahatler Kanunu’na göre, ’kamuya ait yerlere yazı yazarak kirletmek‘ suçlamasıyla öncelikle okul duvarındaki yazıyı silmek kaydıyla 1 yıl ücretsiz Kültür ve Turizm İl Müdürlüğünde çay ve temizlik işlerinde çalışma cezasına çarptırıldı.

Bu örnek yaygınlaştırılmalıdır.

Temiz Çevre Kampanyası

Bu konuda OPET’in 2000 yılından bu yana sürdürdüğü ve Türkiye’de yapılan en uzun soluklu toplumsal projelerden biri olan Temiz Tuvalet Kampanyası, Türkiye’nin önemli bir sorununu hedef almaktadır. Temiz Tuvalet Kampanyası ” Türkiye’nin gündemine “tuvalet temizliği ve hijyen” konularını getirerek, ülkede bu konuda bir bilinç oluşmasına katkıda bulunmak amacıyla gerçekleştirildiği OPET yöneticileri tarıfından söylendi. Bu kampanya genişletilebilir.

Buna bağlı olarak 2009 yılı sonunda kampanyayı bir adım daha öteye taşıyarak “Sevmek Korumaktır” projesi hayata geçirildi.

Bu tür kampanyalar sadece bir iki kurumun yapacağı bir kampanya olmamalı. Topyekun seferberlik ilan edilmeli. Belediye, diyanet, milli eğitim bu tür kampanyaların öncüsü olmalı, aileler bu işe dahil edilmeli.

Belediye her mahalle için bir hijyen elemanı bünyesinde barındırabilir. Bu eleman bu tür yazıları temizlemeli. Her ay su faturasına ilave edilecek 1 TL ile bu elemanın masrafı çıkartabilir.

Osmanlı’da bu böyleydi. Yere tüküren insanların tükürükleri üzerine kireç döken bir eleman vardı. Şimdi de maaşı diyanet veya belediye tarafından karşılanmak üzere böyle elamanlar tutulabilir.

Bu ülke bizimdir. Tertemiz bir yaşam alanı olması için herkes elbirliği, gönül birliği içinde olmalıdır. Unutmayın “temizlik imanın yarısıdır”.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1475
Kayıt tarihi
: 23.06.08
 
 

1963 yılı Trabzon Of doğumluyu. Emekli Öğretmenim Eğitimle ilgili konulara ilgim uzun yıllar önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster