Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '07

     
    Kategori
    Psikoloji
    Okunma Sayısı
    413
     

    Hiç bir çocuğu anladınız mı?

    Hiç bir çocuğu anladınız mı?
     

    Hayat ne kadar güzel döner etrafımızda yada dönem dönem çelişkili sancılarıyla sarar her yanımızı ve isyan ederiz veya sevinçlerden sevinç beğeniriz... Oysa ne kadar da uzağızdır herşeyden ve ne kadar habersiz... Çektiklerimizi ya da yaşadıklarımızı ne büyük çileler emekler yada edinim ve yahut tecrübeler olarak görürüz... hele zaman ilerleyipte birer anne baba olduktan sonraki durumumuz ise tam dillere destandır... Önce çocuğumuzu daha bebekliğinden başlayarak bir kalıbın içine oturturuz ve zaman geçtikçe de bize benzemesini benzedikçede bunun bizi nasıl gururlandırdığını görürüz...

    Bir dünya vardır elimizde bizden başka ve kendisi olması gereken ve biz bundan aslında varlığıyla dibimizde haykıra haykıra dursada habersizizdir.Ya da haberdar olmak işimize gelmez... Sözün özü yeni ve tertemiz bir dünyayıda kendi kirli ve karanlık dünyalarımızın içine attıkça bundan haz duyar ve neşe saçarız... duyarsızlığımız milletçe sanki gensel bir hata gibi döner dolaşır ve sonunda çocuklarımızada sirayet eder...

    Halbuki onlar da bir dönem sonra sorgulamaya başlarlar bunu... ancak üzerlerindeki o vurdumduymaz aile ve toplum baskısı hali onlarıda kayıtsız kılar bir süre sonra ve duyarlılıklarını kaybediverirler... sonra bir bakarsınız ki etrafınızı saran bir körler ve sağırlar toplumu oluşmuş... kimse kimseyi duymuyor ancak herkes alabildiğine ve avazı çıktığı kadar bağırmakta... haykırdıklarında duymadıklarımız bir süre sonra biz olupta bizi duymamaya başlayıp sağırlaştıklarında da şikayetlere başlarız...

    kimi kime şikayet ediyoruz?! duymak istediklerini duyan ve duymak istemediklerinden sürekli uzak kalan insanlar güruhunu ellerimizle oluşturduktan sonra bir yerde toplanmış sağırların birbirine seslerini duyurmak için megafona yırtınmalarına benzer olur halimiz ama nafile...

    hep bir çocuk gelir gözlerimin önüne tam hayata başlarken kimsenin soluk alıp verişlerini umursamadığı...bütün insanlığın arasında alemi yakan haykırışlarına karşın yalnız kalan sağırlaşan bir dünyanın çocuğudur o... kimse gözlerinde ki o minicik buğuyu görmez..kimseler minicik ruhunun içinde dışarıya çıksa dünyayı kasıp kavurabilecek şiddetteki o kasırgayı hissetmez..o sadece resimlerde gözündeki tek bir damla yaşın hüzünlü çocuğudur...yada babasının kucağında bir hain kurşunla babasıyla birlikte bir kirlenmiş aşağılık savaşın unutulmaz fotoğrafıdır...kimse görmez kimse bilmez kimse duymaz kimse anlamaz onu...

    Peki ya siz!!!... Siz hiç bir çocuğu anlayabildiniz mi?

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
     
     

    Chat ortamından geldiğiniz nasıl da belli! Özgün ve "orijinal" olma uğruna yaşadığınız ve yaşattığınız şu sıkıntıya da bir bakın hele. Kimbilir ne "özgün" bir isminiz vardır sizin. Yani öyle bir isim seçmişsiniz ki..." Beni okumayın, sayfamı ziyaret etmeyin ve bana yorum yazmayın" demek istiyorsunuz sanki. Ve yine "özgünlük" uğruna satır başlarında kullanılan küçük harfler! Daha birinci yazınızda kayıpsınız yani. Üstelik resminiz de var. Anlamıyorum, anlamıyorum,anlamıyorum! İnanın daha şu yazınızı bile okumadım. Daha doğrusu okuyamadım. Neyse... Vardır sizin de bir bildiğiniz elbette... Selamlar, saygılar. Hoşgeldiniz.

    Ümit Culduz  
     07.12.2007 20:49
    Cevap :
    nereden nasıl geldiğim yada ne olduğumun hiçbir önemi yok..profilimi okumanız yeterlidir belki bir fikiriniz olurdu..yıllardır bu makinelerle uğraşırım..özgünlük değil bıkkınlıktır küçük harflerle devam etmek.ister okuyun ister okumayın...bu sizin kişisel sorununuz....ayrıca chat ortamına bahşettiğiniz o takma isimde 13 senelik bir kullanıcı adıdır...internetle birlikte başlar ve öylece kalmıştır...hakarete varan boyutlarda konuşacağınıza hoşunuza gitmiyorsa sadece eleştirin..belkide siz hakaretamiz ifadelerle entelektüel bir insanın ne kdar özgün olduğunu ispatlamak için yazmışsınızdır bu mesajı...beğenmiyorsanız okumayınız beyzadem sokaklarda kapı çoktur birine yamanırsınız...  08.12.2007 10:24
     

    yazınız bana derin bir nefes aldırdı, içimde bir garip sızı... Bir çocuğu anlamak... Biz anlasak yeter mi? Yetmiyor... Kaleminize, yüreğinize sağlık,sevgiler

    Ozlem Ozkulak 
     05.12.2007 23:41
    Cevap :
    sevgili özlem anlasak birgün gerçekten yetecek...birbirine kör ve sağır olan insanlar olarak yine kör ve sağır bir toplumda birbirinden kopuk insanlar halinde yaşıyoruz..anladığımız o bir çocuk birgün gelecek işte senin benim gibi çocukları anlamak isteyen birer yetişkin olacak..onları anlayabilmek ve birgün onlarında bizleri anlayabildiği bir nesile yürümek dileği ile...  06.12.2007 16:18
     
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 2
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 413
    Kayıt tarihi
    : 20.11.07
     
     

    Bilgisayar teknik işleriyle uğraşıyorum... Yıllardır kendimce yazıyorum.. Biraz düz biraz şiir... Şa..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster