Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '13

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
37691
 

Hormonların psikoloji üzerindeki etkisi

Hormonların psikoloji üzerindeki etkisi
 

psikolojimiz


Hormonlarımızın yapılan araştırmalarda bir çok şeyin üzerinde etkisi olduğu gibi psikolojimizin üzerine de etkisi vardır.

Kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan , iç sıkıntısına sebebiyet veren , kendimizi kızgın ve öfkeli hissetmemize neden olabilen düzensiz salgılanan hormonlarımızdır. 

Noradrenalin , dopamin ve serotonin başlıca hormonlarımızdır.

Noradrenalin hormonu , adrenal bezden ve sinir uçlarından salgılanan hormondur.  Kızgın ve tehlike durumlarında bu hormon salgısı artmaktadır.

Dopamin beyin orta bölgesinde bulunan duyguları , hareketleri , zevk , acı algılarını etkileyen beyin kimyasalıdır. Düzgün salgılandığı zaman kişinin çakır keyif olması , güzel bir hoşluk, mutluluk ve motivasyon sağlar.   Düzensiz salınımda  hormon bozukluğunda , hafıza kaybı , problem çözmede zorluk başlar. Dopamin hormonunun düşük düzeyde salgılanmasının en belirgin özelliği ellerde ve vücutta titremedir. Dopamin insanlarda konsantrasyonu sağlar , düşük düzeylerde dopamin de ise konsantrasyon dikkat eksikliğine neden olur. 

Seratonin hormonu: beyinde salgılanan çok önemli bir hormondur. Enerjik olmamızı , sakinlik ve güven hissini veren hormondur. İştah ve uykunun düzenlenmesinde de rol  oynayan serotonindir. Yediğimiz karbonhidratlar insülin salgılanmasını uyarırken , serotonin hormonunda geçici olarak aşırı salınmaya neden olurlar. Beyinde serotonin azalınca tatlı şeylere düşkünlüğümüz birden artar ve tatlılara hücum ederiz. Tatlı yemek isteğinden  kendimizi alıkoyamayız. Özelliklede çikolatada bol bulunan triftofon isimli aminoasit beyinde serotonine dönüşerek mutluluk hissi verir.

Stresli durumlarda beyindeki serotonin azalır ve daha fazla serotonine ihtiyaç duyulduğunda atıştırmalardan kendimizi alıkoyamayız. Bunun sonucunda kilo artışı ile yine mutsuz oluruz. Bu nedenle kilo vermek isteyen kişilerde serotonin salgı için düzenli uyku ve stresten uzak olarak bir yaşam biçimi seçilmelidir.

Çoğu ruhsal bozukluklar serotonin dengesinin bozulmasından meydana geldiği bilimsel olarak açıklanmıştır. Hatta bunalıma giren, depresyondaki kişilerin çoğunluğunda serotonin düşüklüğü görülmektedir. Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçların bir çoğunda beyindeki serotonin düzeyini arttırmaya yöneliktir.

Bizler için çok önemli serotonin hormonu Güneş ışığı ile birlikte beynimizde artar. Kapalı , karanlık yerlerde serotonin düzeyi azalır. O sebeple kış aylarında , depresyonlar artar. Hatta yağmurlu, karanlık havalarda bazılarımıza romantik bir ortam gelse de , bazılarımıza tam bir bunaltıcı , mutsuz depresyon havası olarak geldiği söylenir. Depresyonda serotonin beyinde azaldığı zaman şekerli gıdalarda kendimizi bir o kadar yakın hissederiz. Hormonlarımızdaki dengesizlik ve düzensizlik psikolojik problemlerin oluşmasına neden olmaktadır. Açıkça ifade edilebilir ki depresyon ile hormonlar arasında önemli bir ilişki vardır.

Hormonlar ve Psikolojik rahatsızlıklar arasında bağlantı özellikle kadınlarda daha belirgin olduğu söylenmiştir. Kadınlarda psikolojik değişiklikler özellikle ergenliğe girişte, doğum sonrası ve menopoz döneminde ortaya çıkar. Doğum sonrası ve menopoz sonrası ruhsal sıkıntıların artmasında kanda östrojen ( dişilik) hormonunun azalması ve ergenlik döneminde ise östrojen hormonunun artmasından olduğu düşünülmektedir.  Regl dönemlerinde kızlarda görülen ruhsal değişiklikler hormonlarda görülen değişikliklere bağlıdır.

Yine yapılan incelemelerde erkeklerde ise testesteron hormonunun eksikliğinde duygu durumunda bozukluklara yol açar. Testosteron eksikliğinde hafıza , beyin çalışması ve psikoloji bozulur. Seks hormonlarında (östrojen ve testesteron) görülen bu değişiklikler beyinde serotonin azalmasından dolayı oluşmaktadır.

Tiroid bezi yetmezliği ( hipotiroidi ) ve hipogliseri ( kan şekeri düşüklüğü ) olan kişilerde depresyonun fazla olması tiroid hormonları ve kan şekerinin psikolojik değişiklikler  yaptığı yine yapılan incelemelerde görülmüştür. Prof. Dr. Metin ÖZATA hormonlar üzerinde yaptığı araştırmada ve bunun üzerinde yazdığı kitabında  tiroid bezinin aşırı çalışması durumunda yani tiroid hormonlarının kanımızda yüksek olması durumunda ortaya çıkacak olan psikolojik sıkıntılar ; huzursuzluk, sıkıntı, depresyon, birden öfkelenme, bağırma , asabi, gergin olma, kalabalık yerde duramama , kötümser olmak , sabırsız olmak ,hayal görme, uyku problemleri, panik atak gibi belirtilr.

Tiroid az çalışmasında ise oluşan psikolojik sorunlar ; ilgisizlik , düşünme ve konuşmada yavaşlık, beyin hasarı, panik atak gibi psikolojik belirtiler ortaya çıkar. Bu konuda bir çok şeyler yazılabilir ve daha çok detaya inilebilir. Şu ana kadar değindiğimiz konuda hormonlarımızın psikolojimiz üzerindeki etkilerinin ne kadar fazla olduğunu görmekteyiz. Her şeyin bazı stresiz mutlu bir ortamda bulunmakla oluyor. Ama ne kadarını yapabiliyoruz stresten ne kadar uzak kalabiliriz, oturup düşünmek gerekir.                        

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 64
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2922
Kayıt tarihi
: 23.08.12
 
 

1972 yılında İstanbul'da doğdu. Anadolu Üniversitesi'nde Halkla İlişkiler bölümden mezun olduk da..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster