Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '09

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
547
 

İçimi Blues kapladı

İçimi Blues kapladı
 

www.ehlikeyifyollarda.comwww.rakiontheroad.com


En iyi yaptığım şeyin gezmek hem de hakkını vererek gezmek olduğunu düşünürüm. Tabii benim hakkını vererek gezmek dediğime herkes aynı muameleyi yapmayabilir. Örneğin benim bildiğim gezmek turist rolünde, yeni bir mekâna gelmiş olmanın getirdiği " Ben yabancıyım ama burası ne güzel yer, her şey ne kadar ilginç…" çoğunlukla yapay bakışlarına sahip olmamaktır. Direkt o yerin her şeyine dâhil olunur. Girilmedik bucak, burnu sokmadık delik kalmaz. Ne giydiğin ne yediğin dahi önemli değildir ama arada bir güzellik yapmayı ihmal etmezsin. Ama haricinde acıkmaz, üşümez, terlemez, uyumaz ve yorulmazsın. Hava mı sıcak, gece mi soğuk hiç umursamazsın. Her şeyi olduğu gibi kabullenir ve tadına bakarsın. Zor hiç de zor değildir yani.Çokça insan ile tanışılır, hepsine bin yıldır onları tanıyormuş gibi muhabbet de yapılır. Hatta onlar ne yapıyorsa o yapılır. Omuzlarında yük, tasa, kaygı kalmaz, hiçbir şey batmaz. Nasıl olur bilinmez, orada en çok sen yenilenirsin. Yukarıda anlattığım keyifle gezerdim bir zamanlar.

10 dakikada bavulu toplayıp, 2 saat içinde şehirden uzaklaşmış olmak en iyi yapabildiğim birkaç şeyden biriydi. Lakin hayat beni bu aralar koltuğa yapıştırdı. Gözümü yol bürüsün de yolsuz hiç kalmayayım diye mi bilemem. Sabır taşı misali beklemedeyim. Ben beklerim ama herkes de mi bekler! Beklemez. Mesela, yakından tanıdığınız biri sizle bir akşam sinsi gülümsemeler içinde projesini paylaşır. Projeye dâhil değilsinizdir, o pis gülümseme ondan kaynaklanır. Ben size projeyi anlatayım siz kıskançlık duygusunun yerindeliği hakkında benim içimi rahatlatın. Öncelikle esaslı noktalar: Highway 61: Blues Highway olarak da anılan 61 numaralı karayolu. New Orleans / Louisiana’dan başlar ve 1400 mil (2300 km) sonra Wyoming / Minnesota’da biter.Hemen hemen bütün Blues’cuların Güney’deki fakirlik, köylülük ve sefaletten kaçıp “taşı toprağı altın” Chicago’ya gitme macerasıdır.

Elvis Presley, Chuck Berry, Stevie Ray Vaughan, BB King ve onlarcası, Mississippi’de doğmuş, yola çıkmış, Memphis’te piyanoya “bulaşmış”, Chicago’da gitarlarına elektrik vererek ünlenmiştir. 16 gün: Geceli gündüzlü; 24 saat x 16 anlamına gelen gezi süresi. New York, New Orleans, Chicago: Amerika'nın naçizane eyaletleri: Rock'n roll, Jazz ve Blues'un ikametgâhı Rakı: Milli içkimiz. Muhabbeti meze, adabı adap, şahane tat. Metin Solmaz/ Fikret Berker: Kıskanılan insanlar. Yazar, eski gazeteci, şimdi İnternetçi Metin Solmaz. Senarist ve fotoğrafçı Fikret Berker. Esaslı noktaları birleştirirsek; 5 Haziran günü New York'a uçarsınız. Chelsea Hotel'de Cohen anarsınız. New Orleans'ta Jazz'a dalarsınız. Derken Highway 61’ı bir arabayla kat eder ve Chicago'ya varırsınız. 16 gün boyunca rakı içer, rakı tattırırsınız. Şahane hayatınız olur. Anason kokar blues yolu... Proje 61/16 budur. Aynen böyle oluyor. Ben bir masada oturur ve bunları yazarken birileri böyle takılıyor. Bir de yok bizim de canım canınız çeksin diye değil(!) sadece “Akdenizliyiz, anlatmazsak çatlarız” diye diye www. ehlikeyifyollarda.com 'da günlerini yazıyorlar. Ne diyeyim... İçimi blues kapladı...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 2031
Kayıt tarihi
: 31.08.06
 
 

Yazmazsam ölmem ama yazarsam hiç ölmem gibi... Yazmazsam kendime ihanet ederim gibi... Yazmayarak ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster