Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '11

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
1448
 

İçsel Konuşmalarımız

İçsel Konuşmalarımız
 

İçsel Konuşmalarımız


Bir kaç gün önce, uzunca zamandır bunalımda olduğunu söyleyen bir arkadaşımla konuşuyordum. Konuşmaları o kadar olumsuz ve kendini sabote ediciydi ki, içsel konuşmalarının da aynı frekanstan yükseldiğini tahmin etmek zor değildi. 

Yine de sordum, “kendi kendine de bunları tekrarlıyor musun zihninde ?” diye. 

“Tabii daha kötülerini ve acımasızlarını da söylüyorum” dedi. 

Bunun üzerine, “Peki, kendi kendine yaptığın bu acımasız konuşmaları, ben hiç durmadan sana söylemiş olsaydım, benim için ne hissederdin ?” dedim. 

Cevabı manidardı “Seninle hayat boyu görüşmezdim!” 

Durum bu kadar vahimdi. 

Neden kendimize karşı bu kadar acımasız olabiliyoruz? Bunu hak ediyor muyuz? 

Arkadaşımla bu konuşmalarımız üzerine, yıllar önce kendimle yaptığım olumsuz içsel konuşmalarım geldi aklıma. 

Bir zamanlar ne yazık ki ben de çok acımasızdım kendime karşı. Olumsuz içsel sesim hiç susmaz, devamlı kendi kendimi sabote ederdim. 

“Sen değersizsin.” 

“Seni kimse sevmez.” 

“Sen bir işe yaramazsın.” 

“Bunu başaracağını mı sanıyorsun?” 

“Sen beceriksizsin.” 

“Sen mutlu olabileceğini mi zannediyorsun?” 

“Senden bir şey olmaz.” 

“Sen korkaksın. “ 

Bu içsel konuşmalarımın ilerleyen zamanlarda beni ne kadar çıkmaza sokacağını ve hatta bütün bu söylediklerimin bir süre sonra “kendi gerçeğim” olacaklarını bilseydim hiç aklımdan geçirir miydim? 

Bu gerçeğin farkına vardıktan sonra, hızla düşüncelerimi ve içsel konuşmalarımı değiştirdim ve düzenledim, ancak o zaman kendi gerçeğimi revize edebildim. 

Ne istiyordum? 

Korkak olmamak mı? 

İçsel konuşmamı değiştirdim hemen. 

“Ben cesurum.” dedim. 

Daha fazla mı sevilmek istiyordum. 

“Ben sevilmeye layığım.” dedim. 

Daha değerli mi hissetmek istiyordum. 

“Ben çok değerliyim.” dedim. 

Daha başarılı mı olmak istiyordum. 

“Ben işimde çok başarılıyım” dedim. 

Peki, sonra ne oldu bilin? 

Kehanet kendini gerçekleştirdi. Ben gerçekten çok sevilen, değer verilen, işinde başarılı, mutlu ve değer gören biri oldum. 

Bu kadar kolaydı. 

<><><><> 

Sözüm hala olumsuz içsel konuşmalarını düzeltemeyenlere. 

Bu tür içsel konuşmalar, hayatımızda büyük tahribatlar yapar, kargaşa yaratıp bizi yanıltır. En kötüsü bizi engeller, sabote eder, kafamızı karıştırır. 

Günden güne kendimize olan güvenimizi kaybettirir. Kendimizden şüpheye düşeriz. Niyetlerimiz bozulur. Elimizdekiyle yetinme tutumumuzu artırırız. Ulaşmayı amaçladığımız hedeften çok daha uzaklara düşeriz. 

Her an, her dakika yaptığımız bu içsel olumsuz konuşmalar bize her an negatif bir seçim yaptırırlar. 

Olumsuz içsel konuşmaların o anda ne kadar zararsız göründüğüne aldanmayın sakın. Onlar bizim zararımıza çalışırlar. Er ya da geç bize zarar verirler. Bu en büyük düşmandan kendinizi kurtarın. 

Kendimize fark etmeden verdiğimiz bu direktifleri, pekâlâ ki akıllıca programlamak ve hedeflediğimiz mükemmel hayatı yaratmak kendi elimizde. 

Mükemmel bir varlık olarak yaratılmış insan, kendini programlayabilir. 

Olumlu veya olumsuz. 

Nasıl yaşamak istiyorsanız ? 

Seçim sizin! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yöntemi sizin icat ettiğinizi düşünmedim, elbette söylediğiniz gibi daha önce okuyup fikir sahibi olduğum ve kişisel gelişimle ilgili bir teknik bu. Yazdığınız konulara yorum yazıyorsam ilk kez okuyup tartışmak ve doğruluğunu sorgulamak isteğimden değil, sadece fikir alışverişi içindir. Tabii bunu yer işgal etmemek adına kısa tuttuğumdan olsa gerek öyle bir kanıya varmış olabilirsiniz. Yalnız yorumuma verdiğiniz yanıtta mükemmelik ve benimle ilgili ilişkilendirme mi yaptınız, vurgunuzu tam anlamadım. Selamlar.

Güz Özlemi 
 24.01.2011 16:30
Cevap :
Hayır ilişkilendirme yoktu. O konu biraz uzadı malumunuz üzere, daha da uzamasın artık bitirelim anlamında idi.. Herhangi bir kinaye yok ve asla da olamaz. (Hiç sevmem göndermeleri ve kinayeleri) Selamlar.  24.01.2011 16:46
 

"yaratılmışların en şereflisi insan..." Bilemiyorum, bu tartışma aynı zeminde yapılmadığı sürece uzar gider. Aynı dili konuşmak, aynı iletişim tekniklerini kullanmak gerek, o zaman ne dediğimizi daha iyi anlarız. Ama "insan mükemmeldir, o kadar" çok bilimsel olmaz. :-) İstemeden bu tartışmaya dahil oldum, asıl yazmak istediğim başka idi. Değerli Nilgün hanım, kişinin kendisiyle barışık olması için yapması gerekenler konusunda sizinle benzer düşünceleri paylaşmamak olası değil. Yalnız bunu sihirli bir formül gibi düşünmemekte de yarar var. Bu tarz bir düşünce yönteminin uygulanmasıyla, sihirli bir değneğin dokunup insanın yaşamını tümden olumlu yapmayacağı açık. Ama vurguladığınız noktalara uyulursa bu süreçte önemli bir adım olacağı da bir gerçek. Yalnız sınırı iyi belirlemek gerek, sonra insan şaşırıp ben neymişim deme hatasına düşmesin. Saygılarımla.

Güz Özlemi 
 24.01.2011 13:10
Cevap :
"Ben değerli hissediyorum" veya "ben kendimi seviyorum" deyip de, kendini kötü hissedeni bugüne dek görmedim. Belli ki bunun benim icat ettiğim bir yöntem olduğunu düşünmeniz böyle düşündürttü size. Hemen içiniz rahatlatayım, kişisel gelişim uzmanları ve psikologların da önerdiği bir yöntemdir. Evet "mükemmellik" konusuna isterseniz siz hiç girmeyin :))) teşekkür ederim yorum için.  24.01.2011 13:26
 

Soruyu daha net sorayım o zaman: İnsanın mükemmel olduğuna dair bana birkaç örnek yazabilir misiniz? Teşekkürle... MS (Sorunun yanıtını bulmaya çalışırken harcayacağınız zamanı ve bulduğunuz örneklerin nasıl da kendi kendilerini karşıt savlarla hemen yok edeceğini şimdiden hissediyor gibiyim. Üzgünüm... :-)) )

Mehmet Sağlam 
 21.01.2011 21:38
Cevap :
Günaydın, geç veriyorum cevabı, hafta sonu teknolojiden uzaktım... Mehmet Bey, yazımdaki "mükemmel" tanımı, kusursuz ve hata yapmayan anlamında değildi. Fizyolojik yapısı ve doğduğu andaki saf bilinç yapısı itibari ile mükemmelliyeti anlatmakta idi bu tanım....ve öyledir. Tanrı'yı mükemmel olarak ifade edemeyiz, zira mutlakiyeti tanımlamaz. Ancak Tanrı'nın (evrenin) yarattığı insan mükemmel yaratılmıştır. Yaradılışta bir eksik var mıdır? Mükemmel değil dediğiniz bir nokta var mıdır? Peki Tanrı'nın -evrenin- yarattığı ve dizayn ettiği insan nasıl mükemmel olmaz? Fizyolojik yapısı itibariyle ve doğduğu andaki saf bilinç hali ile mükemmel değil midir insan ? Her bir ayrıntı ince ince hesaplanmamış mıdır?... Dolayısıyla insan "mükemmel" yaratılmıştır. Yaratımdan sonraki seçimleri ise kendi tasarrufundadır... Her an mükemmellikten çıkabilir, hata yapabilir.... Çok zaman harcamadım. Çünkü siz mükemmel tanımını farklı yorumladınız, saygılarımla.  24.01.2011 11:10
 

Üniversite sınavlarına hazırlandığımız yıllarda dershaneler yeni kurulmuştu. Abim dershaneye giderdi. Bir gün baktım koca bir kartona"BEN DOKUZ EYLÜLÜ ????? KAZANACAM...."gibisinden bir yazı yazmış,masanın karşısındaki duvara asmış. Bu ne?dedim,dershaneye gitseydin anlardın,dedi. Meğerse bunların rehberlik öğretmeni bunu hazırlatmış,günde bilmem kaç kere okuyun demiş. Abim her geçişinde kutsal tapınaktaki bir yazıyı okur gibi okurdu.Güler,geçerdim.Sonuç;ben 9 Eylül'ü kazandım,abim iki yıllık et ürünleri mi ne öyle bir bölüm kazandı. Hatta hiç unutmam babam şöyle demişti "Bre oğlum,madem ki etçilik okuyacaksın,amcanın kasap dükkanı var,verelim seni oraya,okuldan daha iyi öğretir sana..Bu işin mizah kısmı..Şunu söylemek istiyorum,abim içsel konuşmaları şeklen,ben ise içten yapıyordum.Ne mi diyordum bana dershaneye gitmiyorum diye tepeden bakan kişiye;"BİRGÜN SANA O KARTONU YEDİRECEM,BEN İZMİR'E GİDECEM,SENSE DERSHANEYE.."Aradaki fark o normal kartona,bense beynimdeki kartona yazmıştım

die stimme des mondes 
 21.01.2011 13:00
Cevap :
Harika... Tam olarak bu, söylediğinize İNANMAK... Sadece kartona yazıp inanmadan o kartona bakmak yetmemiş işte. Beyninize yazıp, "içsel konuşmanızı" değiştirmekle fevkalade iyi yapmışsınız. Formül çok basit aslında değil mi ? Beyindeki karton'da çok yaratıcı, tebrik ederim.... Sevgilerimle.  21.01.2011 14:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 559
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8193
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster