Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '13

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
76
 

İki olay ve düşündürdükleri

Aşağıda yaşanmış iki olay var:

*Bir vatandaşımız Ankara’da taksicilik yapmaktadır. Bir dönem tanıştığı arkadaşları vasıtasıyla dini sohbet toplantılarına katılmaya başlıyor. Toplantıların müdavimi oluyor. Bir dönem sonra grup içinde takdir ediliyor ve kendisine destek olmak için bir teklifte bulunuyorlar. “Sen takdir ettiğimiz muhterem bir kişisin. Senin taksicilikle uğraşarak zor şartlarda çalışmanı istemiyoruz. Sana bir Sigortacılık firması kurduralım. Tanıdığımız yüzlerce firma var. Onlar sigorta işlerini sağda solda ilgisiz kişilere yaptırıyorlar. Onların şirket ve araç sigortalarını sana yönlendirelim ihya olursun.” diyorlar.

Adına sigorta şirketi kurdurulan vatandaşımız kısa zamanda köşeyi dönüyor.*

* Bir vatandaşımızın Ankara Ostim’de bir atölyesi var. Siparişle makine imalat işleri yapıyor. Bu vatandaşımızın dini grup ile ilişkileri çok iyi. Toplantılarına katılıyor, sohbetlerde bulunuyor.  İşleri de oldukça iyi gidiyor. Bir zaman sonra vatandaşımız vefat ediyor.

İşlerin başına oğlu geçiyor ve atölyeyi yönetmeye başlıyor. İşleri bildiği için hiç de zorluk çekmiyor ve işlerini daha fazla geliştiriyor. Bir dönem sonra babasının tanıdıkları, oğulun da sohbet toplantılarına katılmasını istiyorlar. Oğul da birkaç toplantıya katılıyor. Sonra kedisine uygun olmadığını düşünüyor ve toplantılara katılmamaya başlıyor. Babasının bir tanıdığı “Neden toplantılara katılmadığını” soruyor. Oğul da “Bana uygun değil, ben toplantılara katılamayacağım” diyor.

Bunun üzerine iş yaptığı firmalar birer birer siparişleri iptal ediyorlar. Sipariş ile yaptığı işlerin karşılığını ödemiyorlar. Ve 3 ay içerisinde atölye iflas ettiği için oğul iş adamı, atölyenin kapısına kilit vurmak zorunda kalıyor ve onca çalışan da işsiz kalıyor.*

- Sayın Başbakan ne demişti: “Ya tarafsınız, yoksa bertaraf olursunuz.”. Şimdi bu iki olaydan da anlaşılacağı gibi birinci olayda olduğu gibi taraf olanlar zengin olup köşeyi dönmekte veya ikinci olayda olduğu gibi taraf olmayanlar bertaraf edilmektedir.

Çevrenizde bu tür olaylarla karşılaşan yüzlerce vatandaşlarımız olduğundan eminim.  Bu tür olayların içinde olan, yardım eden, olmasına göz yuman veya destekleyen kim olursa olsun büyük günah içindedir. Bu olaylar haksız kazanç elde edildiği için günahtır ve mağdur olan insanlara zulüm edildiği için günahtır. Allah zulmedenleri sevmez. Allah, “mahşer gününe kul hakkı ile gelmeyin” diyor.

Allah inananların iyi ahlak üzere olmasını emreder. Bu olayların içinde olanların; iyi ahlak sahibi kullar olması için Kuran’ı rehber olarak gönderen Allah’a kulluk ettiğini söylemek mümkün mü?

12 Haziran 2011 seçimlerine giderken Başbakan ne demişti: “istikrar sürsün” “durmak yok, yola devam.”  Buyurun işte istikrar sürüyor. Daha çok kişinin canını yakarak, daha çok insanın ahını alarak.

Ben şunu anlamıyorum. Tamam, bu iktidarın nimetlerinden yararlanan taraflar köşeyi dönüyor da sade vatandaş bu dini siyasete alet ederek İslami inanca ters davranışlar sergileyen AKP’ye nasıl destek verebiliyor. Ve Türk Milletine karşı olduğunu açıkça ifade eden ve bu ülkeyi uluslararası sermayenin paylaşım alanı haline getiren bir Başbakana nasıl oluyor da “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye tezahüratta bulunabiliyor.

Anlayan varsa beri gelsin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 285
Kayıt tarihi
: 23.04.12
 
 

İTÜ Makina Fakültesi 1974 mezunuyum. Ankara İTİA İşletme Yönetiminde master yaptım. Mühendislik v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster