Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
313
 

İkisi aynı anda biraz zor

Aşk- evlilik...mi.?. zaten terslik burdan başlıyor...

Mümkün mü yahu evliliklerde aşk sonsuza kadar devam etsin... İstisnalar kaideyi bozmuyor zaten..

Onlara mutluluk yolunda sevgilerimizi sunarız.

Bir ara tartışıldı, evlilik aşkı öldürürmü diye.. eee heralde öldürür. Bunları şöööylee bir en az 10-15 yıl evlilik geçirenlere sorucaksınız ki, cevabını yana yakına ağızdan dökülen kelimelerle alın ....

Mümkün mü yaa mümkünmü ???.. Aşık olduğun yaş yada yıllarda hayat toz pembe.. Karşına çıkmış fıstık gibi bir kız, fidan bir delikanlı... Heycan hat safhada..

Hormonların tavan yaptığı yaşlar...

Heleki ulaşılması zor aşklarsa aman yarabbim dayanabilene AŞK olsun.. :))

Zaman hızla geçiyor iki cinste birbirine sıkıca bağlanmış.. Ortak dinlenen müzikler, aynı ortamlardan alınan zevkler.. aynı müziğin sarhoşluğunda kurulan hayaller...

Sonrasında önünde askerlik, maddiyat sııkıntısı yoksa, yaşta biraz kemale erdimi tamamdır bu iş...

Paldır küldür evCiiliikkkk...

BAL ayı dedikleri 1, 2 yıl ...aman sakın çocuk için acele etmeyin ... hele bir kendinizi tanıyın birlikte zaman geçirin kıskançlıkları, kavgaları yaşayın...

Kim ne kadar beklentileri karşılıyor karşısındakinin..

Asilik yok sakın haa..Ama boyun eğmekte yok.. Ama , Ataerkil toplumun tohumları gün geçtikçe daha da uyumlu, anlayışlı olmaya başladı.

Her iki tarafta çalışıyor , sorunlar ortak...

Tabiki ortak olacak çünkü eskisi gibi büyüklerle değil, her evliye bir ev paylaşımı var...

Mutluluk aralarında yaşanıyorsa, sorumluluk ve dertlerde sadece iki kişiye ait.....

5-8- derken 10 yılı devirince... mutluluklarda , beklentilerde, uyumda çatırdamaya başlıyor...

Merak etmeyin milyonlarca yanan evin ışıklarında ve mutfaklarında , dertmi kaynıyor, etmi kaynıyor demeler başlıyor....

Hayat zor para lazım, gezmek lazım, giyim lazım.. hangi parayla ne kadarı olacak...

Orta halli bir vatandaş bunu nereye kadar götürebilecekki.. birde mutluluk devam etsin.

Tartışmalar kavgalar derken, kurtarır diye yapılan çocuk okul çağına geldi bile.. Hoppalaa masraf beş'e katladı..

Aman durun ikinciye hayır...Zaten nüfus patlaması var...

Neyse gelelim konumuza , yıllar geçiyor hızla.. huylar, beklentiler değişip gelişiyor zamanla...

Herkes bambaşka biri oluvermiş. bunun nedenlerinden biri nedir biliyormusunuz.. Atılan imza...

Sahiplenme duygusu, bana ait nasılsa iç güdüsü v.s.

Sonra erkek, hayatında olmazsa olmazı başardı..evlendi baba oldu, koca oldu iş adamı oldu eli para gördü v.s. v.s....

Buraya kadar tamamda hani çapkınlık....ve belli yaşı geçirdikten sonra , acaba hala bakılıyormuyum, beğeniliyormuyum, bende hala iş varmı... gibilerinden denemeler, girişimler derken, kimisi saman altından su yürütüyor, kimisi yüzüne gözüne bulaştırıyor...

Kardeşim yapacaksın madem boşan ve hayatının gerisini nasıl yaşayacaksan yaşa .. dimi amaa...

Yoookkk olmaazzzz... neden, çünkü ev birdaha kolay kurulmaz orada maneviyat var... emek var, sevgi saygı var...

Sadece evlilik yozlaştı, monotonlaştı biraz heycan arıyoruz dimi...

İyi tamam haklısınız ama, ya kadınında buna ihtiyacı olursa ne olacak...

Sonuçta adı kadın ve erkek..Hisler , duygular, beklentiler, özlemler, arayışlar, ihtiyaçlar insan olarak iki cinste'de var...

Kadınlarda, fesinin tozunu silmek isterlerse ne olacak acaba...
Taşlanacak, dışlanacakmı.....

Garantilemekse her iki cinsinde garantiye her yönden ihtiyacı var...

Aslında günümüzde evlilikler , daha mantığa dayalı oluyor, ne güzel olması gerektiği gibi.. Aşk zaten olur, gelişir ve geçebilir...

Önce eşler birbiriyle tanışıp, birlikte yaşama yönüne gidiyorlar... Ten uyuşmazlığı bile, bir çok soruna gebe kalabilir aslında..

Anlaşabildiğine inandığı an nikahı basıyorlar.. Yada çocuğumun babası veya annesi olabilir diye evlilik kararı alıyorlar.. v.b...

Bence sorun yok...daha sağlam zeminde oturan hayatların ömürleri daha uzun , sağlıklı ve sağlam olabilir.

Boşanmış bir sürü çift ve yalnız kalmış yüzlerce çocuk olacağına bırakın böyle yaşasınlar hayatlarını.... gençler yeni nesiller....

Çünkü geç evlenen birisinin ( erkek yada kadın ) hayatı zaten dolu dolu geçmiştir.. İş, para, kariyer derken herşeyini hazırlamış, doymuş tatmış denemiştir... Sıra evliliğe gelince kendini bilip, tanıyıp, çözdüğü için
ne istediğini bilen birey haline gelmiştir..

Önemli olan artık bundan sonraki yıllarını doğru insana vermektir....

Bu doğru insan varmı, kimdir, nerdedir bilemeyiz.... bunuda kader göstericek belkide......

Sevgilerimle.. :)


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı çok güzel örmüşsünüz.Gerçekten yaşam yaşadıkça ve anladıkça deneyim kazanılan vede adına varılan bir macera bir yolculuk belkide bu yolculukta zaman zaman doğru yol arkadaşını tam buldum derken yanılabiliyoruz.Orta yaşlarda kırklı yaşlarda dahada sağlam ayakları yere basan bahsettiğiniz gibi yaşamı kariyeri ve yaşanmışlıklarıyla dolu dolu yaşamış oluyoruz ama yinede eksik olan doğru insanı tüm yetişkin yalnızların bulması dileğiyle saygılarımla,,

AHMET TÜTÜNCÜ 
 03.03.2008 21:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 656
Kayıt tarihi
: 20.01.08
 
 

1966 İstanbul doğumluyum. Arçelik A- Bayanlar Milli voleybolcusuyum. A.Ö.F.İnsan kaynakları Halkla i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster