Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
27
 

İnjuriam İpse Facias....

İnjuriam ipse facias ubi non vindices

Haksızlığa karşı çıkmazsan, kendin haksızlık etmiş olursun.

Taa Roma Hukuku’ndan geliyor bu ilke.

Ne gelmiyor ki zaten Roma’dan.

Hukuk Fakültesi’nin 1.sınıfında verilen Roma Hukuku dersinin güzelliğini, verdiği mesajları, hukukun temelini ne yazık ki o yıl anlayamamıştık.

Nasıl anlayalım ki, liseden çıkmışız, fakültenin ilk yılı…

Kendi hukukumuzu öğrenmeye çalışırken Latinceye gark olmuş Roma Hukuku’ndan “bize ne ki” gibi bir anlayışa sahibiz.

Roma Hukuku’nun değer ve önemini fakülteyi bitirince daha iyi anlıyor insan.

Taa o zamanlar insanın nerede olduğunu…

Taa bu zamanlar insanın nerede takılı kaldığını!

Yapılan haksızlıklar karşısında susup oturmamak gerekiyor.

Bir olay karşısında objektif düşünebilmemiz; kendi düşüncelerimizden ari olarak neyin ne olduğunu iyi tahlil edebilmemiz gerekiyor.

İşimize gelsin ya da gelmesin…
Kafamıza yatsın ya da yatmasın…

Karşımızda açık bir haksızlık varsa; o haksızlığa bizim de karşı koymamız gerekiyor.

Ki, bir gün adalet ve hak lazım olduğunda bizim de tutunacak bir can simidimiz olabilsin.

Çünkü hukuk dışında tutunacak dalımız yok.

Bu arada farkında oldunuz mu bilmiyoruz ama Türkiye’nin bir büyük ayıbı nihayet sona erdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne nihayet Türk yargıç seçilebildi.

Bir süre önce Türkiye’nin gönderdiği son aday isimleri AİHM’ye bir kez daha geldi ve yeterliliğe sahip oldukları nihayet kabul edilerek içlerinden Saadet Yüksel, Türkiye adına seçildi.

2017’den bu yana Türkiye’nin yaşadığı bir büyük ayıptı bu.

Son buldu.
Ama ayıplar başka başka şekillerde devam ediyor…

Örneğin AİHM(Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) açısından baktığımızda iç karartıcı bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz.

AİHM, Türkiye’yi 7 yılda 32 milyon Euro tazminata mahkum etmiş.

Yılda yaklaşık 5 milyon Euro.

Genel olarak neyden geliyor bu cezalar?

Adil yargılanma hakkının ihlalinden.

Yani Türk yargılamasındaki aksamalardan…

Yani Türk yargısı haksızlık gidereceğine kendisi haksızlık yapan durumuna düşüyor.

Ya eksik incelemeyle karar veriyor  ya uzun ve uzun yıllar yargılamayı bitir/e/miyor ya da yargı dışı pek çok etken de girerek yanlış karar veriyor.

İnsan hakları ihlalinde Avrupa Konseyi üyesi toplam 47 ülke arasında neden hep üst sıralardayız?..

En çok aleyhine başvuru yapılan dördüncü ülkeyiz.

En çok ihlal alan ikinci ülkeyiz.

Normal bir ülke olsak ve bu tip sonuçları kanıksamayı bıraksak kendi kendimize yerin dibine geçmemiz, utanmamız, sıkılmamız gerek.

Ama bunları düzeltmek için çalışıyor muyuz yoksa burnumuzdan kıl dahi aldırmıyor muyuz?..

Hangisi dersiniz?..

Hukuk devletiyiz, hukuku çok severiz, hukuka bağlıyız, yargımız da bir bağımsız ve tarafsız ki sormayın gitsin, o nedenle yargımıza laf etmemiz , itibarını sarsmamamız gerek demekle sonuç ve tablo değişmiyor, düzelmiyor.

İlk dönem karnesine zayıf getiren öğrenci bile ikinci dönem bu olumsuzluğu düzeltmek için daha çok sarılıyor dersine değil mi?..

Biz ne yapıyoruz?..

AİHM’nin kararlarından biraz olsun üzüntü duyuyor; kendimizi düzeltmek için dersimize daha çok çalışıyor muyuz?..

Roma Hukuku’nun neresindeyiz?

Evrensel hukukun neresindeyiz?..

Hukukun neresindeyiz?..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 63
Kayıt tarihi
: 07.02.18
 
 

1971 Balıkesir doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Balıkesir'de tamamladıktan sonra Ankara Ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster