Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '17

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

İnsan’ın İklimler üstünde etkisi

İnsan’ın İklimler üstünde etkisi
 

İnsan’ın İklimler üstünde etkisi

 

   Merhabalar !!! Merhabalar !!!

Umuyorum hepiniz güzel ve istediğiniz doğrultuda bir hafta geçiriyorsunuzdur.

Bugün  doğa ve insan ilişkilerinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğüm insanın iklim üstünde etkisi hakkındaki düşüncelerimi paylaşmaya çalışıcam...

İnsan denilen tür, kendini öyle yukarda görüyorki, etrafına verdiği tahribatlardan bir haber olduğu gibi , bu faturanın ona nasıl kesileceğini de kestiremiyor. Çünkü gözünü para hırsı bürümüş. Aslında ne yaptığını da bilmeyen garip bir türüz. İnsanlığın ilk evrelerine  bakacak olursak , avlanan ve bulunduğu ortama ayak uydurmaya çalışan, temel ihtiyaçları yerine getirmeye ( yeme, uyku ve üreme ) çalışan bir tür olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğayı bozmadan kullanmaya çalışan ve tecrübe doğrultusunda, hatalarda yaparak neyin ne olduğunu ögrenen bir türdü. Zaman içinde, evrim süreci doğrultusunda mevcut zamanımıza kadar insanoğlu bir çok evrimsel ve çevresel değişikliklerden de geçerek, günümüz formasyonunu aldı. Bana göre bundan sonra da büyük bir kırılma noktası yaşanacaktır.

Neden derseniz ?

Çünkü insanoğlunun en büyük hatası doğanın , evrendeki her şeyin kendi hizmetinde olduğunu , kendi için yaratıldığını düşünmesidir. Sanki biz ona değilde, o bize itaat edecekmiş gibi… Bu büyük yanılgıdan bir an önce kurtulmamız gerektiğini düşünüyorum. Eğer bunu yapmassak büyük felaketler ve sıkıntılarla karşı karşıya kalıcağımızdan şüphemiz bile olmasın. O zaman, ne o yaptığımız gökdelen evlerimiz, villarımız, garajlarımızdaki arabalar ne de bankadaki dolgun servetimiz bizi kurtarmaya yetmiyecektir. Etrafınıza şöyle bir bakın. Büyük şehirlerde, mimariden yoksun, kutu kutu binaların mantar gibi yükseldiğini görmekteyim. Peki bunları yapmak için neyi feda ediyoruz, tabiki ağaçları, yeşil alanları. Bu doğal oksijen kaynaklarını yok ettiğimizde ne olucak, atmosfere salınan fazla karbondioksit ve sera gazı, yağması gereken miktardaki buharlaşmış suyu çekemiyeceğinden, zaman içinde aşırı, zamansız ısınmalar ve soğumalar, kuraklıklar ve iklimlerdeki anomaliler olmaya ve büyük bir hızla artmaya devam edecektir. Mevsimsel döngülere baktığımız zaman bunların zamansız olduğunu görmekteyiz. Zamansız yağan yağışlar, soğuk coğrafyaların ısındığı, sıcak coğrafyaların soğuduğunu görmekteyiz.  

İyide bu kendi kendine mi oluyor?

Tabiki hayır, doğada hiç bir şey kendi kendine tetiklenmez, mutlaka bir etki -tepki olması gerekmektedir. Burdada en büyük negatif etken insanoğludur.

İkinci olarak büyük sebeplerden biri; aşırı hızlı üremek ve nüfüs yoğunluğu. Buda doğal kaynakların çabuk tüketilmesidir ki ve sonunda yine felaket demektir. Aslında doğayı öğrensek, o bize herşeyi sağladığını farkına varmış olurduk. Ama biz insanoğlu egomuzdan ötürü, bunu hiç umursamayıp bu kirliliği büyütmeye devam etmekteyiz. Doğada hiç bir şey yok olmaz, dönüşür. Sistem bir tankın paleti gibi döner durur, bu dünya var olduğundan beride bu şekilde devam etmiştir ve yok olana kadarda bu şekilde devam edecektir. Yani kısacası ağaçlar ve türleri olmasa atmosferimiz şekillenemezdi, çünkü onlarında arasında bir rekabet mevcut olduğundan  en iyi konumda olabilmek ve güneşi karşılayabilmek için mücadele etmişlerdir. Peki… çürüyüp öldükleri zaman ne olur ? işte o noktada sürüngenler devreye girer ve onları kontrol altına alır yada alt katmanlarda kalıp fosil ve daha sonrada bugün kullandığımız, fosil yakıt ve buna benzer doğal kaynaklar elde ederiz. Bu döngü öyle mükemmel bir fizik,matematik üstünde dönmektedir ki, algımız bunu anlamakta güçlük çekebilir. Fazla uzağa gitmeyelim, daha üç gün evvel  İzmirde 6.2 şiddetinde deprem oldu büyük korku ve panik yaşandı. Neden ?! Çünkü binalarımız doğa standartlarında değil, buna uygun olmadığı içinde diken üstündeyiz hep, ama nafile...

Oysa deprem güzel bir şeydir. Yerkabuğu kendini yeniler, yer altındaki zenginlikler yukarı çıkar, tank paleti gibi dinamik bir yapının üstünde hareket halinde olduğumuzu unutmamamız gerekir. Birgün bu deprem gerçeğini mutlak bir süreç olarak yaşayacağız  ve canımız çok yanacak. Doğayı böyle hunharca katledersek onun gazabı bir hayli yok edici olacaktır. İnsanlar savaş, para hırsı  ya da benzer hırsları  ile birbirlerini anlamsız bir şekilde yok etmektedir. Ama en büyük savaşımızı bu şekilde devam edersek doğa ile yapmış olacağız ve kaybedeceğiz. Doğa bize verdiklerini geri alacak ! Doğadan bir parça olduğumuzu ne zaman öğreniriz, işte  o zaman belki herşey olması gerektiği

döngüde devam eder. Aksi takdirde çok sıkıntılı zamanlar bizi bekler, biz görmez isek bile, bizden sonraki nesil  mutlak sonla yüzleşecektir.

Çocuklarınıza doğayı sevdirin. Doğanın içinde büyüyen bireyler olarak entegreli eğitin. O zaman doğada bizi kucaklayacaktır. Bu mavi küre hepimize yetecek kadar büyük ve zengin, yeter ki bunu suistimal etmeyelim. Doğaya ihtiyacımız var. Eğer sağlıklı, huzurlu, mutlu bireyler olmak istiyorsak doğa ile, canlılarla bütünleşmeliyiz. Onları takip etmeliyiz ve öğrenmeliyiz.

OKUMALIYIZ VE SORGULAMALIYIZ HER DAİM...

Yotube kanalıma arzu ederseniz abone olup takip edebilirsiniz. Sualtına meraklıysanız burda yapmış olduğum çekimler ve gelicek olan belgesel projeleride yer alıcaktır. Aşağıdaki linkten abone olup takip edebilirsiniz.

Doğada ve mavide kalmayı unutmayın.

Youtube: https://www.youtube.com/channel/UC6JbQlZ9tjIchIop-kGEUqw

İnstagram: peter_salvatore

Web Site: www.psalvatore.com

Bir sonraki yazıma kadar şimdilik hoşçakalın.

Peter Salvatore

Nil ALAZ, Caroline de Winter bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 40
Kayıt tarihi
: 24.05.17
 
 

Dip Gezgini ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster