Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
305
 

İnsancıl sol, "dördüncü vites zamanı" !

İnsancıl sol, "dördüncü vites zamanı" !
 

is logo milliyet.com.tr den


<ı>Siyaset hele ki sol siyaset üzerine tartışma yapıldığında, 1998 den beri insancıl sol'un temellendirilmesine emek verenlerden biri olarak diyebilirim ki; kimi çevreler tarafından düşüncelerimzin adeta görmezden gelinmesi çok da önemli değildir. Önemli olan, halkımızın siyasal bir düşünceyi güvenle sahiplenmesi, inançla benimsemesidir. Anlatılma olanağı bulunan bir düşünce kadar topluma karşı olan ödevlerin yerine getirildiği duygusunu yaratan çok az şey vardır ...

<ı>İnsancıl sol, tercüme değil teliftir

Türkiye’de merkez sol siyaset dördüncü vitese geçmek zorundadır…

“Ortanın solu”, “Demokratik sol” ve “sosyal demokrasi” diye tanımlanan evreler yaşanmıştır.

İnsancıl sol, bunları kısmen kapsar ve aşar…

İnsancıl sol anlayış, toplumsal sorumluluk içinde “insan” odaklı üretim anlayışını benimser.

İnsancıl sol, endüstrinin yeni sahalarını kavramak kadar tarımdan sanayiye giden süreçte üretken emeği önceler. Teknolojik yatırımların rekabet olanaklarını artırdığı Türkiye’yi düşler ve düşünür…

Sol siyasetin gücü de düşüncesinden gelir…

Düşünce anlamında insancıl sol, tercümeden çok telif bir anlayıştır.

<ı>Kökenleri düşünüşümüzden de yansıyan demokrasi

Yunus’un, Mevlana’nın, Hacı Bektaş’ın mirasçısı olan bu topraklarda, neredeyse iki yüz yıldır temsili demokrasi arayışımız var…

Anadolu devrimi bu temelden de güç almış, kültürel altyapısıyla demokrasiyi hazırlamıştır.

İnsan hak ve özgürlükleri alanında en ileri düzenlemeleri gerçek kılmak, anlatım ve örgütlenme olanaklarını artırmak, katılımcı demokrasinin kanallarını açık tutarak en etkin toplumsal denetimi sağlamak gerekir.

Bizim gelenekten gelen ve yakın geçmişimizdeki görkemli devrimimizle yükselen yapı taşlarımız kavranırsa, çağdaş uygarlık yolculuğunda daha etkili adımlar atabiliriz.

Yeter ki bu değerlerimizi toplumumuza daha çok paylaşabilelim ve diğer toplumlara da daha iyi anlatabilelim.

Öylelikle Türkiye, Avrupa “kapısına ilerlerken”, Batı’da ve diğer coğrafyaların uygarlıkları da bizi daha yakından keşfetmeye yönelebilir.

<ı>İdeolojiden çok ideallere, ayrışmadan çok bütünleşmelere gereksinmemiz var

Yaşam bizde ve hemen her yerde, bir birimize ve doğaya karşı daha anlayışlı olmamızı öğütlüyor. İdeolojiler yine saygın ama daha çok ideallere gereksinmemiz var…

İnsancıl sol da “demokratik toplum, üretken ekonomi” idealine bağlıdır.

İnsana ve topluma hizmet uğrunda, siyasetin değil demokrasinin amaç olduğunu benimser.

Onun ‘insan sevgisi’ne dayalı sol anlayışı, gerçekte daha derinlikli bir sosyal anlayıştan beslenir...

İnsancıl sol, Anadolu’nun düşünsel köklerine içten saygılıdır. Öylelikle de, “muhafazakar” diye tanımlayan yurttaşlarımıza uzak değil yakındır.

Öte yanda insancıl sol, pazar ekonomisi ekseninde sosyal piyasa ekonomisini öncelediği için de kendisini “liberal” sayan yurttaşlarımıza uzak değil yakındır.

Sosyal yardım ve kamu yatırımlarını da önemsediği için kendisini daha “sol” da hisseden yurttaşlarımıza da açıktır.

<ı>Varlığı liderliğine tutsak olmuş yapılar ve değişime direnmek

Varlığı liderliğine tutsak olmuş yapılar değişime direnmek uğruna kitlelerden koparlar.

Ne yazık ki bugünkü CHP, değişimin, yenileşmenin öncüsü olmaktan adeta esirgenmektedir.

Oysa, CHP büyük bir birikimdir.

Buna karşılık, sol adına parti içi iktidarı “savunmak” yetmez! Yapıcı tercihleri, solu sol yapar.

Halkımız, söylemi kadar, kadrosunda, görünüşü kadar işleyişinde “sol” olanı aramaktadır.

İnsancıl sol, vergi adaletini sağlamada, gelir dağılımını iyileştirmede, Devleti, iş ve aş yaratmada değerlendirmekten utanmama anlamında soldur.

“Vergiyi adil alacak, geliri hakça dağıtacağım, belediyemde, Meclisimde halktan insanlar olacak” diye eğer söz vermeleri istense, günümüz kimi anlı şanlı sol liderleri bu anlamda ‘söz’ verebilirler mi?.

Politikada, sendikanın, toprağın ve siyasetin ağasına yer açarsanız, siyaset kapınızı emekçi kadınlara kapatır ya da her seçimde seçmen kimliği kazanan dört milyon gence karşı inandırıcı olamazsınız.

<ı>Devlet’e ezdirilmeyen insan, Devlet’i tahkir etmeyen örgütlülük

Siyasal, sosyal ve kültürel haklarıyla devlete ezdirilmeyen “insan” ve ama devleti de tahkir etmeyen bir örgütlenme kıvamını tutturmalıyız.

Sendikalaşma düzeyi artırılmalıdır. Ekonomide demokrasi için kooperatifçilik güçlendirilmelidir.

Ülkemizin yoksul bölgelerinin gelişimine daha fazla önem verilmelidir. Yardımlarla kişilerden çok aileler güçlendirilmelidir.

“Kürt” ya da “Güneydoğu” sorunu adı ne olursa olsun yaşanıla-gelen olumsuzlukların aşılması gerekir...

Bu da başta tarım ve toprak reformuyla, sanayileşmede öncelikli yerleri öncelikli sanayi dallarıyla birleştirmekle, yöre halkını yaygın eğitim olanaklarından yararlandırmak ve rahmetli “Gaffar Okkan anlayışı”ndaki idarecilerin sayısını artırmakla olanaklı olabilir.

<ı>Ulusal gelişmenin bütünselliği, uluslararasında dayanışmanın önemi

İnsancıl sol, ulusal gelişmenin bütünselliğine, uluslararasında dayanışmanın değerine önem vermektedir.

Bu anlamda insancıl sol, ulusaldır ve evrenseldir.

Savaş sonrası Kıt’a Avrupa’sını sosyal partiler kalkındırdı. Asya ve Afrika ekonomik kaynaklarına her sahip çıkışında “sol”a yakalaştı. Latin Amerika darbeden demokrasiye; geniş toplumsal ittifakını sol paydada buldu.

Dünya kriz çevriminde “sosyal refah devleti” Amerika’da adeta yeniden keşfediliyor, Rusya’da anımsanıyor, İskandinavya, karma ekonomiye yöneliyor..

İki Almanya’nın birleşme sancılarının azaltılmasında, Çin’in Hong Kong’u idari sınırlarına almasında genel anlamda “sosyal siyaset ekonomisi” önemini ortaya koyuyor.

Kısa bir durgunluğun ardından merkez sol muhalefet Balkanlarda yükseliyor.

Türkiye’de ise merkez sol, “ muhalefetteyken oy kaybediyor, oy yitirirken de bölünüyor, ”.

Çünkü, yeni, dinamik, telif, ulusal olduğu kadar evrensel söylem yaratmada, kadro kurmakta, “emekten, göç edenden, kenara itilmişten yana” düzen değişikliğini vaat etmekte, zorlanıyor.

Umarım ki, ülkemizdeki (merkez ve sol) siyaset, insancıl sol anlayışın katkılarıyla yükselecek, demokraside iyileşme, ekonomide gelişme ve toplumsal yaşamda yenileşme yoluyla Türkiye, Dünya’da da hak ettiği yeri alacaktır.

R.Bülend Kırmacı

İnsancıl Sol

haber/yorum

http://www.insancilsol.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 476
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster