Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '12

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
4240
 

İnsanın olumsuzluklarla baş etme kanalları -Basic / Ph-

İnsanın olumsuzluklarla baş etme kanalları -Basic / Ph-
 

Her insan yaşama boyunca bazı olumsuzluklar ve kriz durumlarıyla karşılaşır. Bu sevilen birinin ölümü, beklemedik bir hastalık, görünmez bir kaza ya da maruz kalınan yoğun stres durumları olabilir. Karşılaşılan bu krizler karşısında doğal olarak hem fiziksel, hem duygusal hem de zihinsel olarak dengesizlikler yaşanır ve bir takım tepkiler verilir. Ancak bu dengesizlik durumları genelde süreklilik göstermez. Ruhsal olarak sağlıklı bir kişi kendi içinde bir takım baş etme becerilerini devreye sokar ve yeniden bir denge kurma çabası içerisine girer.

Her insanın karşılaştığı kriz durumlarında verdiği tepkiler farklı olduğu gibi yeniden denge kurmak amacıyla kullandığı baş etme becerileri de farklılık gösterir. Karşılaşılan kriz durumunda kimisi için dua etmek etkin bir baş etme becerisi iken bir başkası için ağlamak veya düşünerek mantıklı bir çözüm yolu üretmek işe yarar bir yöntem olabilir. Dolayısıyla her sağlıklı insan bu becerilere ve yöntemlere başvurarak hayatlarını sürdürme eğilimindedir.

Bahsedilen bu beceriler 6 başlıkta incelenmiş ve akılda kalması amacıyla İngilizce olan kelimelerin baş harflerinden anlamlı bir cümle oluşturularak “Basic Ph” denilmiştir. Diğer bir deyişle ”Basic Ph”; Belief (İnanç), Affection (Duygular), Social (Sosyal), İmagination (Hayal gücü), Cognition (Düşünce) ve Physical (Fiziksel) gibi kelimelerin baş harflerinden türemişakrostij bir kelimedir.

Belief- İNANÇ: İnanç kanalı insanoğlunun sıklıkla başvurduğu ve oldukça etkili bir baş etme yöntemidir. İnsan çevresinde gelişen olayları ve kendisini etkileyen durumları anlamlandırmada bir noktadan sonra yetersiz ve çaresiz hissedebilir. Bu belirsizlik durumlarının yarattığı negatif duygular kişide belli bir oranda baskı ve gerilim ortaya çıkmasına neden olur. Böyle durumlarda kişi yaşadığı stres ve gerilim hafifletmek amacıyla şimdiye kadar kullanılmakta olan veya kişinin kendisinin ortaya çıkardığı bir takım inanç kanallarına başvurabilir.

Din, inanç kategorisinde en çok başvurulan olgulardan biridir. Örneğin kişi varoluşunu anlamlandırmak veya yaşadığı ölüm gerçeği kaygısını azaltmak için kendinden yüce bir Tanrı’nın, Tanrıların veya meleklerin kendisini gözettiği ve koruduğu inancına sığınarak yaşadığı baskı ve gerilimi azaltabilir. Aynı şekilde çektiği cefaların veya yaptığı fedakarlıkların bir karşılığın ürünü olduğuna inanabilir ve tüm bunların bir anlamının olduğunu kabul ederek hissetiği baskıyı azaltabilir. Günlük hayatta sıkça kullandığımız “Her işte bir hayır vardır”, “Allah korusun” gibi deyimler aslında inanç kanalının kullanımına yönelik örneklerdir.

Batıl inançları da bu kategoride değerlendirebiliriz. Her ülke ve yaşayan her uygarlık kendine göre birtakım batıl inançlar geliştirmişleridir. Kimi ülkelerde at nalı nazardan korunma olarak kullanırken ülkemizde nazar boncuğu aynı işlevi görür. Ya da karşılaşmak istenmeyen durumlar kişinin aklına geldiğinde kulağını çektikten sonra elini tahtaya vurması buna örnek gösterilebilir.

Din dışında insanların başvurduğu diğer birçok inanç odaklı baş etme kanalları da vardır. Bu kimi zaman bir ideale veya ideolojiye olan inanç olduğu gibi, bir lidere, politikacıya ya da bir doktora duyulan inanç olarak ta ortaya çıkabilir.

Kişi kendisinde olumlu yönde değişikliklerin olacağına dair inancını sürdürerek de inanç kanalını çok etkili bir şekilde kullanabilir. Örneğin tıpta “Placebo Etkisi” olarak sıklıkla kullanılan ve oldukça etkili olan bir yöntem vardır. Doktor hastasını iyileşeceğine dair inanç aşıladıktan sonra ona düzenli kullanması için ilaçlar verir ama aslında verilenler içi boş kapsüllerdir. Kişi iyileşeceğine dair inançla ilaç sandığı boş kapsülleri düzenli olarak alır ve bir süre sonra gerçekten de iyileşme işaretleri gösterebilir.

Affection-DUYGULAR: Kişi karşılaştığı baskı ve gerilim yaratan durumlar karşısında duygularını ifade ederek, ağlayarak veya bağırarak duyulan baskıyı azaltma eğiliminde olabilir. Bu açıdan bakıldığında özellikle bayanların sıklıkla başvurduğu bir baş etme kanalıdır diyebiliriz; zira bayanlar bu konuda ketum olan erkeklere oranla duygularını daha çok ifade ederler. Aynı zamanda bireysel psikoterapi sürecinde de kişinin duygularını ifade ettirmek ve duygularını fark ettirmek kişide oldukça rahatlatıcı bir etki bıraktırır. Kişi bu kanalı yalnızca duygularını sözlü olarak ifade etmekle kullanmaz, hayalgücü kanalını da devreye sokup tüm duygularını bir resme ve yazıya dökerek veya dramatizasyon tekniğiyle bir role büründürerek de aynı rahatlamayı sağlayabilir.

Social- SOSYAL: Sosyal bir varlık olan insan, doğası gereği başkalarıyla paylaşma, iletişim kurma ve vakit geçirme ihtiyacı hisseder. Bu ihtiyacı karşılanmadığı durumlarda yaşam dengesinin bir ayağı eksik kalır ve çevresine uyum konusunda ciddi sorunlarla karşılaşabilir. Dolayısıyla kişi içerisinde bulunduğu olumsuz durumlarla baş etmek için sosyal kanalını kullanarak hissettiği baskıyı aza indirebilir. Örneğin morali bozuk olduğu zamanlarda bir arkadaşını arayıp sohbet edebilir ya da yoğun iş stresinin etkisini azaltmak için o günün akşamı arkadaşlarıyla veya ailesiye vakit geçirip zihnini boşaltabilir.

Yalnızca birlikteliği sağlayan aktiviteler değil, başkaları için birşeyler yapmak, sosyal yardım kuruluşlarında gönüllü çalışmak vs. gibi örnekler de kullanılan sosyal baş etme kanalına örnek teşkil edebilir.

Imagination-HAYALGÜCÜ: Bilindiği gibi beynin iki yarım küresi vardır vardır. Sol yarım küre analitik düşünme becerisi, mantıksal çıkarımda bulunma, hafızada tutma gibi faaliyetlerle ilgiliyken sağ yarım küre hayal kurma, sezgi, sanatsal faaliyette bulunma, yaratıcılık gibi fonksiyonlar taşır. Dolayısıyla kişi her iki yarımküreyi aktif olarak kullandığı oranda dengeli ve mutlu bir yaşam sürer. Kimi zaman baskı veya gerilim yaşanılan durumlarda dans ederek, resim yaparak, müzik dinleyerek ya da hayal kurarak kişi kendisini rahatlatabilir.

Bazıları bu kanala sıklıkla başvurur; kendini kötü hissettiğinde bunu günlüğüne yazar, kitap okur veya kendini yalnızca dinlediği müziğin melodisine vererek hissettiği baskıdan kurtulur. Günümüzde artık sıklıkla kullanılan sanat terapisi gibi ekoller de böyle bir amaca hizmet etmektedir.

Cognition-DÜŞÜNCE: Düşünce kanalı yaşanılan olumsuz durumlarda sıklıkla başvurulan ve oldukça etkili sonuçlar doğruran bir baş etme yöntemidir. Kriz durumları hakkında bilgi edinmek, onun kaynağını araştırmak, sorgulamak, çözüme yönelik öngörüde bulunup bu doğrultuda hareket etmek düşünce kanalını kullanmaya örnek gösterilebilir. Faydalanmak amacıyla şu an şu satırların okunuyor olması bile bu kanalın aktif olarak kullanıldığının göstergesidir. Aynı şekilde sıklıkla başvurulan polyanacılık, mantığa bürünmek gibi düşünsel bazlı savunma mekanizmaları da bu kategoride değerlendirilebilir.

Physical – FİZİKSEL: Yaşanılan olumsuz olaylar, mutsuzluklar, baskı ve gerilimler direkt olarak bedende yankı bulur. Bu manada beden, içinde bulunulan ruh halini fark etmede ya da dışarıya göstermede önemli bir işaret görevi görür. Bedenin verdiği bu işaretlerle çoğu zaman onu rahatlatmak, gevşetmek veya değiştirmek yöntemine başvurarak hissedilen baskı ve gerilimi azaltma yoluna gidilebilir. Spor yaparak gevşemek, nefes alarak rahatlık hissine ulaşmak, uyumak başvurulan fiziksel baş etme kanalına örnek gösterilebilir. Bu kanal yalnızca bedeni gevşetip rahatlatmaya yönelik kullanılmaz, kimi zaman kuaföre gitmek, alışveriş yapmak gibi aktivitelere da başvurabilir. Aynı şekilde kişinin canı sıkıldığında veya öfkelendiğinde yemek yemesi de fiziksel baş etme kanalına örnek gösterilebilir.

Görüldüğü gibi her insan “Basic Ph” baş etme kanallarından en az bir kaçına başvurur. Ancak bu kanallardan herhangi biri gereğinden fazla kullanılıyor ya da tek başvurulan bir kanal halini alıyorsa orada ciddi anlamda sıkıntı yaratan bir durum ortaya çıkabilir. Şöyle ki; hayatında yalnızca inanç kanalını kullanan biri tamamen teslimiyet ve eylemsizlik içerisine girebilir. Sıklıkla duygu kanalını kullanıp sürekli ağlayan veya dert anlatan birisi bir süre sonra çekilmez bir insana dönüşebilir. Karşılaştığı her olumsuz durumda sadece sosyal kanala başvuran kişi yalnız kaldığında sorunuyla baş etmekte zorlanabilir. Sadece hayal kanalına başvurarak olumsuzluklarla baş etmeye çalışan kişi bir süre sonra hayalle gerçek arasında ayrım yapmakta zorlanabilir. Her durum karşısında yalnızca mantığıyla baş etmeye çalışan kişi anlamlandırmakta zorlandığı veya kontrolü dışındaki olaylar karşısında tıkanabilir ya da her kriz anında fiziksel kanalı kullanarak uyumayı veya gevşemeyi tercih eden kişi sorunlarla yüzleşmek yerine bu tür etkinlikleri onlardan kaçış olarak görme yanlışına düşebilir.

Her konuda olduğu gibi başvurulan baş etme kanalları da bir ölçü dahilinde kullanıldığı zaman yararlı olur. Dolayısıyla ideal olan, her kanalı hayatda yeri geldiğinde kullanıp kişinin kendi ölçüsünü bilmesidir. Bu 6 başlıkta toplanan temel baş etme becerilerimizi klasik bir gitarın 6 teline benzetirsek ondan en güzel sesi çıkartmak için her birinin ölçüsünü bilmek ve doğru akord etmek gerekir. Ancak bu şekilde yaşamsal denge ve uyum ortaya çıkarıp hayatta güzel tınılar oluşturulabilir.

Bir gün herkesin en güzel melodisine çıkartıp, hayat denen çok sesli koroda yerini alması ümidiyle.

Ümit AKÇAKAYA

Uzm. Psk. Dnş. & Psikoterapist

www.terapistiniz.net/

Faydalanılan Kaynaklar:
Yöret Postası, sayı 16, Ağustos 2001, Nazan Ürkmez, Psikolojik Danışman, “Acil Durumlara Müdahale ve Baş etme Kaynakları”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3500
Kayıt tarihi
: 06.12.11
 
 

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ,“Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık” bölümünden mezun oldum. Yüksek lisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster