Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
2186
 

İran’dan ramazan manzaraları!...

İran’dan ramazan manzaraları!...
 

Kulakları çınlasın, Prf.Yaşar Nuri ÖZTÜRK hocamın…

Ne güzel yazmıştı! Allah İle Aldatmak…

İslam dinini kendilerine göre yorumlayıp, yeni, yeni icatlar çıkartan ve Polis zoru ile milleti İslam dininin gereklerini yerine getirmeye zorlayan ülkeler, acaba ne adına hizmet ediyorlar?

Gerçekten de İslam adına mı? Yoksa iktidardakilerin, iktidar sürelerini daha uzatmak, ülkenin tabi zenginliklerini sömürmeleri için zaman kazandırmak mı?

Bazı ülkeler ile ülkemizi karşılaştırıp, bir oh çekmek istiyorum! Ama son yıllarda bizim ülkemizde, o ülkelere benzemeye başlamadı mı?

Polis marifeti ile olmasa da, Belediyeler ve onların kullandıkları Zabıtalar marifeti ile İran ve benzeri ülkelerdeki uygulamaları ülkemize getirmeye çalıştıklarını görünce, oh diyemiyorum!

Şimdi diyeceksiniz ki! Ne alakası var?

Olmaz mı canım… Bakın önce Ankara Keçiören’deki Büfecinin bir güzel sopalanması!, sonra İstanbul’daki Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekiplerin, balıkçılara ve balıkçı barınağındakilere saldırması, en son olarak Ankara’da Melih Gökçek’in önce kurduğu, sonradan lav etmek zorunda kaldığı içki timleri!

Bunlar basına yansıyan haberler! Ya yansımayanlar? Anadolu’nun küçük şehirleri ve kasabalarındaki Ramazan nedeniyle halka yapılan baskının boyutunu düşünmek bile istemiyorum.

Bu küçük şehirler ve kasabalarda bırakın içki içmeyi, içkili yer bulmak zaten mümkün değildi. Sokaklarda sigara içenin veya herhangi bir şey yiyenin vay haline!

Yani biz kendimizi Demokratik, Laik, Sosyal bir Hukuk Devleti olarak tanımlarken, son dönemlerdeki uygulamalar ve en son Başbakanın açıklamaları, bu ilkelerden ve özelliklerden epey uzaklaştığımızın bir göstergesidir.

Başbakan en son ne demişti? Asıl içki içenler, içmeyenlere baskı yapıyor! Acaba?

Şimdi birazda bizim ülkemizin dışına çıkıp, yakın çevremizi bir gözden geçirelim.

Biliyorsunuz İslam Dini denilince akla iki ülke hemen geliveriyor. Bunlardan birisi Arabistan, diğeri de tabii ki! İran…

Bakalım bu ülkelerden İran Ramazan’ı nasıl yaşıyormuş, neler oluyormuş bu ülkede bir göz atalım…

İran emniyeti, iftar vaktinden önce yiyecek-içecek satan 208 işyerini kapatmış.

Oruç tutmadıkları belirlenen 26 bin kişi uyarılmış…

Bre zındıklar! Siz nasıl oruç tutmazsınız! Nasıl iftar saati öncesi yiyecek maddesi satarsınız!
Bu uygulamalar ile ilgili olarak, İranlı bir Emniyet yetkilisi "27 ilde yaşayanlara iftardan önce yemek yeme yasağını çiğnedikleri için ihtar gönderildi" diye konuşmuş.

Bu yetkilinin açıklamalarından da anlaşılacağı üzere, İran polisi bir yılı aşkın bir süredir hayatın her alanında "gayri İslami" davranışlara göz açtırmıyormuş.

Öyle ki, son olarak solaryuma gitmek bile yasaklanmış. Ey İranlı solaryuma gitmek senin neyine, çık güneşin altına, Ayetullahlara dua et aynen solaryuma gitmiş gibi esmerleşirsin!

Aynı Emniyet yetkilisi sözlerine devamla; Ramazan ayının başından bu yana, kamusal alanda oruç vakti yemek yediği belirlenen 26 bin kişinin uyarıldığını, yiyecek-içecek satan 208 dükkânın kapatıldığını açıklamış.

İran Emniyeti için çok büyük bir başarı! Zındıklara göz açtırmamışlar!


İran Emniyet yetkilileri, Ramazan’dan önce sert bir uyarı yayımlayarak, iftardan önce yiyecek satan işyerlerinin kapatılacağını duyurmuşmuş!

Süpermarketler ve manavlar, bu yasağın dışında tutulmuşmuş!

Polis bir yılı aşkın bir süredir "gayri İslami" kılık ve davranışlar sergileyenlere karşı caddelerde devriye geziyormuş.

Ülkede "ahlaksızlıkla mücadele" kapsamında yapılan operasyonların sayısı özellikle son bir yılda artarak hayatın hemen her alanına sıçramış.

Polis dediğin nerde olursa olsun görevini yapmalı! Yapmayan Polisi o görevden atmalı! Eğer polisler görevlerini yapmazsa, İslam Dini maazallah yozlaşır ve geriler!

İran’da son zamanlarda artan devlet baskısından özellikle kadınlar nasibini alıyormuş. Zaten her zaman öyle olmadı mı? Her baskının sonu kadınlara dayanmadı mı?

Bakın kadınların suçu neymiş? Dar pantolonun üzerine ince topuklu çizme giyen kadınlara karşı geçen kış operasyon başlatılmış, ilkbaharda da yüksek topuklu ayakkabılar hedef olmuş.

Yayınlanan "gayri İslami kötülükler" listesinde, makyaj, şapka, bere, içgösterir elbiseler ve rap müzik de varmış.

Zaten bu sayılanlar, İslam Dininin düşmanı, bunları yapanların Müslümanlıkları kabul edilmiyormuş!

İranlı bir kadının, parlak renkli başörtüsü taktığı ve topuklu ayakkabı giydiği için kendisini karakola götürmek isteyen polise direnmesinin ardından, ülkede "kadın karakolları" kurulmuş.

Ülkenin tıpkı Din Polisi olduğu gibi "kıyafet polisi" sayısı da iki katına çıkarılmış.

Tahran’da sadece kadınlara açık olan ve şehirde türbansız dolaşılabilecek tek mekân olan "Analar Cenneti" adlı park, bu yıl hizmete girmiş.

Acaba bu park açık mı? Bu kadar baskının üzerine böylesine bir parkın açık kalabilmesi, abesle iştigal olur! Sonra bu parkın çevresine korumak için kimi koyacaksınız? Acaba İran’da Bayan Polis var mı? Yoksa erkek polisler, parkta başı açık bayanları görmeyecekler mi? Bu görüntü ile kadınların İslam Dininden uzaklaşmaları kaçınılmaz olmaz mı?(!)

İşte Allah ile aldatıp, İslam Dinini Polisle korumaya kalkan ülkeden birkaç manzara!

Sizce de bu hareketler İslam Dinine uygun mu?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 2987
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster