Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '17

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
252
 

İstanbul Kırmızısı...

İstanbul Kırmızısı...
 

int


Avrupa sinemasından, özellikle Fransız ve İtalyan filmlerinden hoşlanıyorsanız beğenebileceğiniz bir film. Aslında tipik Ferzan Özpetek filmi… Başarılı çekimler, ruhsal analizler ve ağır ilerleyen, sonunda da kimi noktaları havada bırakan, izleyiciyi düşündüren bir film.
 
2014 yılında yayınlanır yayınlanmaz okuduğum ve Gezi olayları ile de çok güzel bağdaştırdığı romanına bayıldığım Ferzan Özpetek, ayrıca sevdiğim yönetmenlerdendir. 
 
Eşimi sık boğaz ettim, kitabı şahaneydi diyerek bir hafta adamın kafasının etini yediğimden, gösterime girdikten bir hafta sonu gidip yerimizi aldık.
 
Oyunculuklar ise gerçekten iyi. Şahsi fikrimi söylemem gerekirse, Mehmet Günsür, Halit Ergenç'ten çok daha başarılı bir aktör. Halit Ergenç'i de beğeniyorum ancak belki de tipi gereği, bilemeyeceğim, belli karakterlerin adamı. Sultan Süleyman, Albay Cevdet, iş adamı ya da tarihsel karakterleri çok iyi taşıyor. Fakat Mehmet Günsür, resmen sizi ters köşe edebilir. Şehzade'den tutun da eşcinsel bir karaktere, hippiden tutun da avukata kadar pek çok role bürünebiliyor. Nejat İşler ise bildiğimiz gibi, başarılı ve kendine has karizması... Tuba Büyüküstün iyi bir oyuncu olabilir ancak ben filmde Neval rolünde başka birini görmeyi isterdim. 
 
Biraz da eleştirecek olursam. Hayal kırıklığına uğradım filmde. Çünkü kitabın çoğu yeri kesilmiş bir versiyondu. Ne Anna, ne Gezi olayları ne de Neval'i doğru düzgün vermiş. Örneğin Neval kitapta uzun saçlarını toplayan ve Emek sinemasının önünde pankart açıp eylem yapan bir karakter. Anna' nın hikayesi tamamen es geçilmiş. Halbuki kitabın belki de en ilgi çekici kısmı o bölümlerdi. Özgürlük ve hakları adına sokağa çıkan halkı kısa ama muhteşem cümleler ile kitabına yerleştiren Özpetek, bunların hiçbirini filme almamış. Üstelik İstanbul dediği, neredeyse Galata, Boğaz ve Karaköy'den ibaret bir yer olarak kalmış.
 
Eğer kitabı yazmamış olsaydı, sadece ortada bu film bulunsaydı, Ferzan Özpetek yine değişik bir filme imza atmış denebilirdi. Ancak, 2014'te kitabı yayınlanmış, üstelik Gezi sürecini de kapsadığından popülaritesi daha da artmış, sırf bu yüzden pek çok kişinin alıp okuduğu bir kitap olmuşken, ardından bu filmi yayınladığı için pek çok kişi de hayal kırıklığı yarattığını düşünüyorum. 
 
Filmin en çarpıcı sahnesi ise tıpkı kitapta da olduğu gibi Yusuf'un geçtiği sahneler. Özellikle de intiharı sonrası gasil hanede yıkanışı. Mehmet Günsür' ün canlandırdığı Yusuf karakteri bir nevi filmi götürüyor diyebilirim.
 
Kısacası, diğer filmlerine nazaran Ferzan Özpetek'in bu filmi bana etkileyiciydi fakat bana çok etkileyici gelmedi. Tabi ki bunda birkaç yıl önce kitabı okumuş olmanın etkisi büyük. Bir kitabın filme uyarlanmasında tabi ki birebir romana bağlı kalınmıyor. Süre bazında zaten çok zor olur. Fakat pek çok uyarlama izlemişizdir ve kitabın temel direklerine bağlıdır. 
 
Güzeldi…
 
Başarılı oyunculuklar, iyi bir konu adına birkaç saatinizi ayırıp izleyebilirsiniz.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Canım uzun zamandır sinemaya gitmiyorum.Sevgilerimle öptüm sizi.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 07.04.2017 23:56
Cevap :
Nahide hocam, birlikte gidebiliriz. Bu bir sinema daveti. Ne zaman isterseniz. Çok öpüyorum. Saydılar, selamlar...  09.04.2017 22:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 368
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 2214
Kayıt tarihi
: 19.02.13
 
 

05 Ekim Ankara doğumluyum. Okumayı, yazmayı, insanları dinlemeyi seviyorum. Kişisel blogumda her ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster