Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
718
 

İşte aşk

İşte aşk
 

15 yaşında kapının önünde ip atlarken gördü onu ilk kez… aslında Erzurum gibi yerde yaşıtlarının oynaması yadırganırdı ama o tam sekiz ölü çocuğun arkasından sağ olarak doğarak sevindirmişti ailesini… Dönemin Tekel muhasebe müdürü baba ve yine aynı konak benzeri evde birlikte yaşadıkları hiç çocuk sahibi olamayan subay amcanın gözbebeği oluvermişti…. Kimsenin görmediği envai çeşit oyuncak, elbise hatta mücevherlere boğuluyordu, O da bunun tadını çıkarırcasına şımarık ama bir o kadar zeki idi.

Bu kadar sevgi ve ilgi içinde bir çok duyguyu tattığı halde mahallelerine yeni taşınan gence hissettiklerini tanımlayamıyor ama ne zaman karşılaşsalar kalbi duracak gibi oluyordu….

Bu arada ailelerde çok iyi anlaşmış hatta zamanla akraba gibi olmuşlardı…Babasıyla her konuyu paylaşan genç kız artık subay olan komşu genç için hissettiklerini de paylaşmış ailenin onayını almıştı… Genç subay bir yandan da Hukuk Fakültesini kazanmış artık sık sık ailesinin yanına gelemediği için onu göremez olmuştu….

Bu arada kendi hayatında da inanılmaz trajediler yaşanmaya başlamıştı…annesi gencecik yaşında bir kalp krizine yenilmiş ondan sonra doğan biri zihinsel özürlü tam üç kardeşine annelik yapmak zorunda kalmıştı…. Aklından ve kalbinden bir türlü sökemediği avukat subayı düşünmeden günü geçmese de önce ailesini düşünmek kendi hayatını ikinci plana atmak zorundaydı…Yıllar acımasızca ilerlerken artık olgun bir kadın olmuş bu arada babasını ve amcasını da kaybetmiş evin manevi yükünün yanında maddi yükünü de omuzlarına almıştı…
Yılda belki bir kere avukat bey ailesine ziyarete geldiğinde onun en sevdiği yerel yemekleri yapar gider ve uzaktan da olsa onu görmesi bir dahaki yıla kadar ona yeterdi…

Avukatın ailesi ile yakın ilişkileri hep devam etti, maddi manevi iki aile hep birbirlerine destek verdiler ama avukat İstanbul gibi yerde ofis açmış, çevresi genişlemiş belki de artık aileden biri gibi gördüğü kıza onun istediği gibi hiç cevap vermemişti, zaten bir zaman sonrada hakim olan bir başka hanımla evleneceğinin haberleri gitmişti…

Kızın kendi içinde kurduğu dünya ve bir gün onunla mutlaka birleşeceklerinin inancı o kadar derindi ki evliliğini bile duyduğunda ondan hiç vazgeçmedi…Görüştüğü diğer aile bireylerinden onunla ilgili haberler alır mutluluğuna sevinir, üzüntüsüne üzülürdü….Kendini tamamen kardeşlerine ve bu dönemde daha da çok yakınlaştığı Yaradan’ına adamış zamanla kılık kıyafeti de değişmiş, örtünmüştü….Maddi durumlardan bir süre sonra o ve kardeşleri de İstanbul’ a göç etmişler ve artık orta yaşlarının üzerinde olan bu iki insan bir gün Kadıköy vapurunda karşılaşmışlardı….Ailesinin anlattığı kadarıyla evliliğinde hiç mutlu olamayan avukat , kızın elini tutmuş ve onun kendisine olan hislerinden emin tavrıyla : - ben senin gibi ailesi, geçmişi olan ve senin gibi güzel huyları olan birisini kaçırmayacaktım, hatalıyım, seni seviyordum, demiş kız ise : - Hayır! sevmemişsin , seven evlenmezdi…benim gibi…..diyerek ona olan sevgisinin büyüklüğünü ilk kez yüzüne söyleyebilmenin huzuruyla elini çekmiş ve ondan uzaklaşmıştı….

Evet….O hiç evlenmedi, hep onu sevdi, 80 li yaşlara kadar adı onun hep dilindeydi….2006’nın nisan ayında O’nun ölüm haberini aldı ve 2006’nın Kasım ayında O’nun yanına gitti…Çünkü hala O’nun la birlikte olacağını hayal ediyor, bu dünyada bırakmadılar ama Allah’ın huzurunda bizi kimse ayıramayacak diye düşünüyordu….

Eşimin halası….son zamanlarında benim yanımdaydı ve öldüğü günde üzerindekileri çıkarırken ve akabinde eşyalarını toparlarken bu aşka binlerce kez daha ağladım, göğsünden onun subayken olan resimleri, çantasından ise eşi ve çocuklarıyla olan resimleri çıkmıştı….Bu ne büyük bir aşktı ki içinde kıskançlığa bile yer yoktu…O seviyordu….O’nu ve onunla ilgili her şeyi…..

İşte Aşk…..
Şimdi aşka inanmıyorum deyince kızıyorlar bana …..Söyleyin hala var mı böyle bir aşk….ne mümkün ?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kalmadı böyle aşklar, özverili :(

melike79 
 15.10.2008 10:25
Cevap :
bence de:(  15.10.2008 10:53
 

kesinlikle böyle bir aşkı milyonda bir bile çok zor duyulur. bende aşığım ama korkuyorum. ve çok acı çekiyorum.

Nazan ÖZDEMİR 
 04.09.2007 10:52
Cevap :
Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki! (Mevlana) sevgiler Nazan..  04.09.2007 11:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 154
Toplam yorum
: 2492
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1101
Kayıt tarihi
: 24.08.07
 
 

Rakamlardan vakit buldukça harflere bulanan, okuyan, yazan bir mali müşavirim. Anneyim. Hayatı ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster