Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
995
 

İsterük istemezük ve siyasal pragmatizm

Pragmatizm, hakikatı ve gerçekliği yalnızca eylemlerin sonuçları ve başarıları ile değerlendiren felsefe öğretisidir. Düşüncelerin, politikaların ve önerilerin değerlerinin yararlılıkları, işlerlikleri ve uygulanabilirlikleri ile belirlenmesi ilkesine dayanan görüş, 20.yüzyılın ilk çeyreğinde özellikle ABD’de etkili olmuştur. Eylemin öğretiden, deneyimin sabit ilkelerden önce geldiğini, düşüncelerin anlamlarının sonuçlarından, doğruluklarının da doğrulanabilirliklerinden elde edildiğini savunur. Pragmatistler dünyanın nesnel gerçekliğine gözlerini kapamışlardır. Gerçek, kendi yararımıza belirlenmekle özneldir. TBMM’nde görüşülmekte olan anayasa değişikliği tartışmalarında, BDP İstanbul milletvekili Ufuk Uras’ın takındığı tutum ve yaptığı açıklamalar , siyasal pragmatizme örnek oluşturacak niteliktedir. Anayasa değişikliği paketinin gündeme geldiği günlerden itibaren Sayın Uras’ın açıklamalarına baktığımızda ilk olarak kendi içinde bir tutarsızlık göze çarpar: -24 Nisan 2010 Zaman gazetesi “BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, "Paketin 330'un altında kalması, Ergenekon'un zaferi olur." derken, 'kabul' oyu ihtiyacı olması durumunda parti kararını bir kenara bırakarak oylamalara katılacağı mesajını verdi. Uras, "Ben parti grubunun 'oylamalara katılmayalım' yönündeki eğilimine uyuyorum ama bir risk görürsem, oylamalara katılmama kararımı gözden geçiririm. Bir yandan da AK Parti'den de taleplerimizle ilgili bir jest bekliyorum." şeklinde konuştu. “ -25 Nisan 2010 Zaman Gazetesi “Bu arada dün Meclis'te gazetecilerin sorularını cevaplayan Ufuk Uras, "Biz yapıcı bakıyoruz. Hiçbir zaman o 'istemezük' cephesinin, ret cephesinin bir parçası değiliz." diye konuştu. Bununla birlikte, AK Parti'nin kendilerinin taleplerini dikkate alması gerektiğini de vurguladı.” -26 Nisan 2010 Zaman Gazetesi”BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, herkesin demokratik bir Anayasa istediğini, ancak bunu gerçekleştiremediğini belirterek, ''Peki niye yapmıyorsunuz? Marslılar, uzaylılar mı engel oluyor?'' diye sordu. Uras, ''Herkes omlet yemek istiyor, fakat kimse yumurtayı kırmıyor. 12 Eylül'ün yumurtasını kırmak zorundayız. Demirel'in geçmişte barajlar kralı olduğu söyleniyordu. Bugün de AK Parti ve CHP, siyasi barajlar kralı olmakla övünüyor'' diye konuştu. Partisinin Anayasa değişikliğinden yana olduğu düşünülerek, ''çantada keklik'' görülmemesi gerektiğini vurgulayan Uras, BDP'nin önerilerinin, demokrasinin derinleşmesi doğrultusundaki öneriler olduğunu söyledi.”
-04 Mayıs 2010 Zaman Gazetesi “Öcalan, BDP'nin anayasa değişikliği oylamalarındaki tavrına ilişkin avukatları aracılığıyla gönderdiği mesajda, "Bu koşullarda AKP'ye destek verilemez. AKP, samimi değil. AKP'yi desteklemek kuyrukçuluktur, kendini inkar etmektir. Kendini inkar etmek de ahlaksızlıktır. Bu koşullarda BDP evet derse siyaseten kendisini bitirir, kendisine olan saygısını azaltır." ifadelerini kullandı. Öcalan, BDP'lilerin ayrıca 'demokratik anayasa anlayışı' konusunda CHP ve MHP ile görüşebileceğini belirtti.Bu mesaj üzerine BDP'liler ilk turda 5 milletvekili ile destek verdikleri 8. maddenin ikinci tur oylamalarına da katılmadı. İlk tur görüşmeler sırasında teklifin 330 oyun üzerinde 'kabul' oyu almasını istediklerini belirten BDP'li milletvekillerinden Ufuk Uras, Hasip Kaplan, İbrahim Bilici ve Osman Özçelik gibi isimler de parti yönetiminin aldığı 'oylamalara katılmama' kararına uydu. BDP'li isimler, bu tavrın diğer madde oylamalarında ve teklifin tümü üzerindeki görüşmelerde de devam edeceğini belirtiyor. “ -04 Mayıs 2010 Zaman Gazetesi “BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras da katıldı. AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile birlikte kupaya zarfı atan Uras'ı AK Parti milletvekilleri ''bravo'' sesleri eşliğinde alkışlarken, CHP'li milletvekilleri ise protesto amaçlı alkışladı. Sonucun açıklanmasından sonra aralarında Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın da bulunduğu bazı AK Partili milletvekilleri Uras'ı kutladı.”


-04 Mayıs 2010 Zaman Gazetesi “ BDP'nin anayasa değişikliği konusundaki duruşunun sağlıklı olduğunu düşündüğünü belirterek, ''Her zaman topu AKP'ye attılar. Ama AKP maalesef BDP'ye vebalı muamelesi çekti, taleplerini hiç dikkate almadı'' dedi. İki oylamaya da ''evet'' oyu vermek için katıldığını bildiren Uras, ''Tümüne katılacak mısınız'' sorusuna, ''Hayır'' karşılığını verdi. Başından beri ''yapıcı siyaset'' dediğini vurgulayan Uras, ''Aklımıza uyan maddeleri destekledik, uymayanları desteklemedik. Ama bizim isteğimiz, AKP'nin özellikle BDP'nin önerileri doğrultusunda adım atmasıydı. Ama maalesef adım atmadıkları gibi parmaklarını oynatmadılar'' diye konuştu.” -06 Mayıs 2010 Zaman Gazetesi “-Ufuk Uras ise siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran 8. maddenin Meclis'te kabul edilmemesi sonrasında Ergenekon'un sevinç çığlıklarını duyduğunu ve Anayasa Mahke-mesi'nde değişikliğin şart olduğunu düşündüğü için 17. maddeye destek verdiğini kaydetti. Alma-ya'dan gelen 20 gazetecinin sorularını cevaplandıran Uras, askerlerin sivil mahkemede yargılanması ve 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasıyla ilgili maddelerin de çok önemli olduğunu söyledi. Uras, HSYK ile ilgili tereddütlerinin bulunduğunu belirtti.” -06 Mayıs 2010 Zaman Gazetesi “Pakete hiçbir şekilde destek vermeyen BDP, demokratik tavrı nedeniyle Uras'ı dışladı. Bir basın toplantısı düzenleyen İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, sorular üzerine, "Sayın Uras, bizim partimizin geleneğinden gelmiyor. Kendisi biliyorsunuz bir başka partinin (ÖDP) genel başkanı idi." dedi. Böylece, Meclis'te grup kurmalarını sağlayan Uras'a tavır koydu. Tuncel, partisinin oylamalara katılmama kararını hatırlatarak, "Ufuk Bey, bizim grubumuzla birlikte yürürken tercihini bu noktada kullandı. Biz yolumuza devam ediyoruz." göndermesinde bulundu.” Başka söze gerek kaldı mı? Ufuk Uras’ın milletvekili seçilme serüveni bilindiği için , siyasal pragmatizm örneği olan bu süreçten söz etmeyeceğim. Ama gelinen süreçte, son 10 günlük performansı , ister istemez yeni bir siyasal pragmatizmle karşı karşıya mıyız? sorusunu düşündürtüyor. Ufuk Uras bir “isterük” bir “istemezük” derken neye göre hareket ediyor? 10 gün gibi kısa bir süre içinde nasıl bu kadar fikir değiştirebiliyor? Sosyalistler, her zaman ilkeli siyaset yapmalarıyla bilinegelmişlerdir. Ufuk Uras bu tavır ve açıklamalarıyla yalnızca kendine değil, temsil ettiğini sandığı herkese zarar veriyor. Nitekim Ufuk Uras’ın bu tutarsızlığı en yakın çalışma arkadaşları tarafından da yüksek sesle dile getirilmektedir. BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, Ahmet İnsel, Ahmet Altan, Halil Berktay, İlhan Tekeli, Zaman Gazetesinin Cemaatçi yazarları bunlardan birkaçıdır. “40 yıl sonra mecliste ilk sosyalist milletvekili” ünvanını hoyratça harcayan ve paçavraya çeviren Sayın Uras kendine gelmelidir. Konuşacaklarını, daha önceden tasarlayarak konuşmalı, kendi siyasal kariyerine verdiği zararı düşünmüyorsa, geçmişte üyesi ve genel başkanı olduğu partiyi ve O partinin üyelerini düşünmelidir. Yazımda kullandığım alıntıları bulmak için hiç zahmet çekmedim. Zaman Gazetesi arama motoruna “Ufuk Uras” yazıldığında sadece bu alıntılar değil, daha fazlası karşınıza çıkıyor!

06 Mayıs 2010 Abdullah DAMAR

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Pragmatistler dünyanın nesnel gerçeğine gözlerini kapamışlardır, demişsiniz pragmatizmi tanımlarken, sanırım, bu cümleye kadar pragmatizmin anlamını bir kaynaktan aktarıyorsunuz ve bu cümleyi de siz kendiniz ekliyorsunuz. Pragmatizme ilişkin bu ekleme doğru görünmüyor. Ancak Ufuk Uras ile ilgili düşüncelerinizde benzer şeyler düşünüyorum. Öncelikle, çok konuşuyor, yani anlamsız söz oyunlarına o kadar başvuruyor ki, sözünün özünü örtüyor. Sonra, ÖDP gibi belli kesimlerin umudu olma olasılığını taşıyan bir partinin uzun süreli başkanı olmuş biri olarak, AKP'ye karşı muhalefet eden kesime karşı, yakışıksız ifadeler kullanıyor. Her şeyden önce bir parti başkanı olmuş, bir bilimadamı nosyonu var, dahası bir solcu ve üstelik sosyalistim diyor, kendisi gibi düşünmüyor diye, başkasını yakışıksız tabirlerle değerlendirmek, Uras'ı çok gözden düşürmüştür. Eskiden kendi yok adı varken, bir şey sanıyorduk. Şimdi kendi var ama artık adının bir önemi yok.

Erdal Aydın 
 08.05.2010 17:44
 

Bence de haklısınız.

DERİN, SADE VE KARIŞIK... 
 07.05.2010 14:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 171
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 815
Kayıt tarihi
: 04.01.08
 
 

Gaziantep' te öğretmen olarak görev yapmaktayım. Son olarak Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster