Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
5558
 

Jet Li vs. Jason Statham (War aka. Rouge)

Jet Li vs. Jason Statham (War aka. Rouge)
 

"Lethal Weapon 4" filminin yönetmeni Dick Donner, filme başlamadan önce endişeli gözlerle bakarak Jet Li'ye şöyle demiş: "Jet, Mel Gibson'ın canını yakmayacağına dair bana söz vermelisin". Filmde canını yakmış mıydı Mel Gibson’a sormak lazım. İzlerseniz anlarsınız…

Jet li’yi bu filmle tanımış; duruşu, hareketlerindeki soğukkanlılığıyla bize yansıttığı görselliği ile onu sevmiştim. Yüzünde uzak doğu insanının dediğim dedik yaptığım yaptık havası var. Bir röportajında şöyle demiş: "Bana vurabilirsiniz ama sakın saçıma dokunmayın, dokunursanız sizi öldürürüm." Uzun süredir Jet Li hayranı ve Asya tarzı aksiyon filmlerinin sıkı birer takipçisiyim.

Stock and Two Smoking Barrels ve Snatch filmleriyle kendine bir hayran kitlesi edinen eski futbolcu yeni oyuncu Vinnie jones’un başrolü oynadığı Mean Machine adlı filmde tanıştığım bir başka karakter var Jason Statham. Filmde hapishane takımının kalecisini canlandırıyordu. "The Transporter " filminde araba takip, dövüş ve dalış sahnelerinde tüm yeteneklerini sergilemişti. Belli bir dönem (kilo almadan önce) profesyonel olarak ilgilendiğim futbol yaşantımda kaleci olarak oynadım. Onun verdiği etki midir bilinmez Jason Statham benim ilgi alanımdaki film yıldızları arasına girdi.

Bu iki yıldızı bir araya getiren yeni bir aksiyon macera filmi gösterimdeki yerini aldı. Heyecanın ve aksiyonun bir saniye bile durmadığı (en azından benim için) bir yapımdı. Bir adamın en iyi arkadaşının intikamını almak için ne kadar ileri gidebileceğini irdeleyen, yüksek adrenalinli bir aksiyon gerilim.

Filmin önemli bulduğum yanı ise, aksiyon dövüş sahnelerinin gerçeğe yakın olmasıydı. Havada 3 kere dönerek tekme atmak, yüksek bir duvarın üstünden zıplayarak geçmek, vb… gibi gerçek dışı görsellikten uzaktı ve gerçek hayatta olabilecekmiş gibi, katıksız bir dövüş filmiydi.

Yazarların belli bir vizyon ve akıllarında tek bir isimle senaryo yazmaları ender bulunan bir fırsattır. “ROGUE ASSASSIN” senaristleri Lee Anthony Smith ve Gregory J. Bradley filmin başkarakterini, çok net bir şekilde, idolleri olan aktörü (J.Li) esas alarak oluşturmuşlar.

J.Statham’ın deyimiyle “Aksiyon filmlerinde en önemli şey dövüş değil hikayedir”. “Aksiyon olsun diye aksiyon yapmanın fazla bir değeri yok” diyor ve ekliyor: “‘ROGUE ASSASSIN’ düşünen bir adamın aksiyon filmi. İzleyiciler koltuklarına yapışıp, ‘Bu adamı yakalayacaklar mı? Adalet yerini bulacak mı? Rogue denen bu adam tüm yaptıklarının bedelini ödeyecek mi?’ diye düşünecekler. Ve sonunda bunların cevabını aldıklarında büyük bir şaşkınlık yaşayacaklar”.

Filmin Konusu: Crawford (J.Statham) yıkılmış ve intikam almaya kilitlenmiş bir FBI ajanıdır ve istediği kişi Rogue (J.Li)’dur. Gizli planları olan, kimseye sadakat duymayan, acımasız, sadece istediğinde ortaya çıkıyormuş gibi görünen, bir anda beliren ve aynı hızla bir hayalet gibi ortadan kaybolan bir katildir Rogue …

Filmin Künyesi:
Yönetmen: Philip G. Atwell
Oyuncular: Jet Li, Jason Statham, Steph Song, Nadine Velazquez
Senaryo: Lee Anthony Smith, Gregory J. Bradley
Müzik: Brian Tyler
Görüntü Yön: Pierre Morel
Tür: Aksiyon - Macera
Süre: 103 Dk.
Yapım Yılı: 2007
Ülke: ABD

Hayattaki mükemmel anlar yakalansın ve mutlaka yaşansın. Sevgiyle kalın…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ikisi de benim de kahramanlarım. jet li kore karate takımının kaptanıymış diye duymuştum. taşıyıcı da, denzel washington ın oynadığı bir film vardı adını unuttum ama kızın adı lupita ydı o filme benziediği için çok beğenmiştim. Sevgiler...

karga 
 07.09.2007 16:50
Cevap :
Mutlaka seyredin... Jet Li, Wushu (Çinin milli sporu) dalında 11 yaşına kadar 5 altın madalya kazanmış. Gençlik yıllarında ayrıca milli antrenörlük yapmış. 11 yaşında Çin Ulusal Şampiyonasında akrobatik askeri sanat Wushu dalında şampiyon olmuş ve ödül olarak Vaşington'a seyahat kazanmış ve Amerika Başkanı Richard Nixon tanışma olanağı bulmuş. Diğer filmin adı ise Man on Fire (Bizdeki adıyla gazap ateşi). Sevgiyle ve sevdiklerinizle kalın.  07.09.2007 23:36
 

Reyting tavana vurmuş. Ben sevmem bu tür filmleri bilirsin. Saygılar.

Eşit Ağırlık 
 07.09.2007 14:57
 

Ben saf sinema denilen ( öyle diyen var mı? ) sinemayı sevmem. Anlatacak bir öyküsü olanın sinema çekmeyi beceremeyecekse kitap yazmasını, tiyatro yazmasını isterim. Sizin anlattığınız filme henüz gitmedim. Sanırım gitmeyeceğim de. Ancak ilerde DVD ortamında izlerim. Bu tarz filmleri bir kere izlersin ve o kadardır. Çoğun bu filmlerden fazlaca bir beklenti olmaz. Saf sinema olacağına dövüş filmi olsun ne fark eder ki?

chillon 
 07.09.2007 9:28
Cevap :
Erhan IŞIK arkadaşımız sinemanın yapısı ve işleyişi hakkında güzel bir yazı yazmış. Öncelikler onu okumanı tavsiye edebilirim. Sinemada genel hatlarıyla filmler iki türlüdür. "Bağımsız filmler ve gişe filmleri" Ben bir filmsever olarak gişe filmlerini sinemada, bağımsız filmleri evde rahat koltuğumda seyrederim. Gişe filmleri belki bir defa izlenebilecek yapımlar olabilir ama unutmayın "film sinemada izlenir".  07.09.2007 23:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3284
Kayıt tarihi
: 14.05.07
 
 

'Hayat nefes alınan anlardan ibaret değildir. Hayat nefesin kesildiği anlardan ibarettir.' Haya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster