Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '12

 
Kategori
Türk Mutfağı
Okunma Sayısı
3362
 

Kaburga Dolması

Kaburga Dolması
 

internetten alıntı


 

Hani Kurban bayramı geldi ya… Hani bayramda da daha bir özenli sofralar hazırlanır, daha bir lezzetli yemekler yapılır ya;) Ehh et de bol…

Kaburga dolmasının tarifini anlatayım dedim sizlere. Uygulayıp, pişirmesi sizden. Yemesi sevdiklerinizden.

Bizim mutfak kültürümüzde rastlamadığım, yapılmayan bir yemekti. İlk defa, bir Kasım günü müşerref oldum bu muhteşem lezzete haiz yemekle. Ve… Çok sevdim. Annemin arkadaşı, Feriha abla ve eşi tarafından özene bezene hazırlanmış ve de Samanpazarı’nda sahibi oldukları fırında pişirilerek bizlere sunulmuştu. Parmaklarımı/zı zor kurtardık yemek esnasında.

Sevgiyle anıyorum hatıraları ve o şahane insanları. Dilerim ki yaşıyorlardır.

Ben yemek pişirme meraklısı; hemen kolları sıvayıp, nasıl yapıldığını öğrendim ve de birkaç kez yaptım amma bizim evdekiler bu tür yemeklere, pek düşkün olmadıklarından, hevesim kursağımda kaldı. Misafir gelsin de yapayım diye dört gözle bekler oldum.

Hazırlaması az biraz yorucu ama tadı doyumsuz bu yemeğin tarifini vereyim sizlere. Güzel şeyler, zahmete değer ama değil mi?

Malzeme listesi vermekle başlayayım.

1,5 kilo kadar az yağlı kuzu kaburgası.

Öncelikle keskin bir bıçaktan yardım alarak, kaburganın kemikli kısmı ile etli kısmı arasında bir cep açacaksınız. Ben nasıl yaparım acaba? Ya kaburgayı parçalarsam ya da elimi diye tereddüte düşecekseniz hiç uğraşmayın. Kasaba müracaat. Emin olun ki işin ehli olarak kasap, size gayet güzel bir cep hazırlar kaburgada.

İç pilavının malzemesi;

1,5 su bardağı pirinç

1 çay bardağı ayıklanmış iç badem

2 adet kuru soğan

1 demet maydanoz

1 çorba kaşığı dolmalık fıstık

1    ‘’        ‘’       kuş üzümü

2 yemek kaşığı tereyağı

1 çay kaşığı kırmızı pul biber

1 çay kaşığı karabiber

1 çay kaşığı tuz

İlk önce kıyılmış bademler ile dolma fıstıklarını(künnar), erittiğiniz tereyağının içinde tahta kaşıkla kavurmaya başlayın. Saramaya başladıklarında da yemeklik doğradığınız kuru soğanlarla kavurmaya devam edin. Fıstık ve bademler altın sarısı renk alınca, soğuk suda yıkadığınız pirinçlerle kavurun. Pirinçler de billur bir renk almaya başladığında; sıcak suda kabartarak, çöplerini ayıkladığınız kuş üzümleri ve baharatları ilave edin.

Ve…  Ateşten indirin. Biraz ılınınca, ince kıyılmış maydanoz ile iç pilavı iyice harmanlayın. Ve de kaburganın cebine yavaş yavaş yerleştirin. Tabii bu işlemi yaparken cebin yırtılmamasına özen gösterin.

İç pilavı kaburganın içine sıkı sıkıya doldurmayın ki pişme esnasında kaburga patlamasın. Cebe pilavı yerleştirdiğinizde de ya kürdanlarla ya da pamuk ipliği ile dikerek cebin ağzını iyice kapatın.

Geniş bir tencereye yerleştirerek bir saat kadar kısık ateş üzerinde haşlayın. Haşlama işlemi bitince usulca tencereden alarak, fırın tepsisinin içine yerleştirin. 1 kaşık biber salçası ile 1 kaşık domates salçasını da karıştırarak kaburganın üzerine sürün ve haşlama suyundan da tepsiye koyarak, yarım saat kadar da fırında kızarmasını sağlayın. Nar gibi kızarınca; büyük bir servis tabağına alın.

Sofrada başköşede yerini hazırlayın ve sevdikleriniz ile birlikte, sağlık, huzur ve de mutluluk içinde yerken, beni de anmayı unutmayın. Bak şimdiden kulaklarım çınlamaya başladıJ

Sofralarınız bereketli ve şen, tarif kârınız Ayşen,

Afiyet şeker olsun.

 

 

Ayşen Arslangiray Kura

25 Ekimde/ Kuşadasından

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kaburga dolması yerken kendi kaburgalarım aklıma geliyor,ürküyorum ya!Yine de şimdi olsa da yesek!

Kerim Korkut 
 28.10.2012 18:05
Cevap :
Eee ne yapayım arkadaşım şansına küs desem olmayacak şimdi. Uzaksın... Bu hafta çocuklara ciğer dolması yapacağım. Artık parmaklarını mı yerler, dolmaları mı bilmem? :))) Selamlar...  30.10.2012 1:15
 

Kaburganın en iyi ustası, Diyarbakır'lı Selim Usta'dır... Diyarbakır'a ziyarete gidenler mutlaka onun aşevine uğrar ve mutlaka (diğer kebaplar yanında...) Kaburga Dolması yerler... Tavsiye edelir. Artık bizden geçti ama "Gurme"lere tavsiye olunur.

Erdal Ceyhan 
 25.10.2012 14:08
Cevap :
Valla bizden de geçti hocam;) Mutlaka Selim usta iyidir de... Ben artık ağır yemekler yemiyorum. Yapıyor, ikram ediyor ve karşıdan seyrediyorum.Sağlık olsun... İyi bayramlar dileklerimle, sevgiler sunuyorum.  26.10.2012 14:09
 

Kaburga dolmasının anayurdu Güneydoğu illerimizden Mardin'dir. Diyarbakır ve Şanlıurfa'da da yapılır. Ancak Mardinliler kadar bunu lezzetli yapan az bulunur.Yapılması zor ve yorucu bir iştir. Lakin tadına doyum olmaz. Elinize, dilinize sağlık Anlangiray...Size ve bu yorumumu okuyanlara sağlık bayramlar diliyorum....İnanın yemesem de ağzım sulandı...Selamlar.

Abdülkadir Güler 
 25.10.2012 7:13
Cevap :
Merhabalar sayın hocam. Mardin'in yöresel yemeği olduğunu ve de bunu tescillendirdiklerini de biliyorum. Hatta bu yemeği bizlere ilk sunan kişi de Mardinli idi ama şu an her yerde yapılmakta, belki Mardinli ustalar kadar mahir olmasalar da; denemeye değer.Hani Kurban Bayramı ya...:))) Hatırlatayım dedim. Değerli yorumunuz; yazıma değer kattı ve beni mutlu kıldı. Teşekkürlerim eşliğinde, selam ve saygılar sunuyorum.  25.10.2012 13:41
 

Günaydın Ayşen Hn, valla ben sizin diyetin geleceğini pek iyi görmüyorum:) Önce tarifler, sonra "bak göstereyim"ler ve nihayetinde de ucundan tatmalarla "Haydi Allah, Bismillah" :) Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 25.10.2012 6:07
Cevap :
Günaydın Ata Kemal Bey. Mutlu ve sağlıklı bayramlar diliyorum. Ben bu mutfak telaşı ve hengamesi içinde diyet kararı aldım ve de aynen uyguluyorum. Hedefe az kaldı sonra korumaya alacağım. Zaten o terk ettiğim kilolar aynen öyle gelmişti. Ucundan, kıyından, o kadar uğraştım ben yemeyeyim mi derken. Şimdi göndermeye uğraşıyorum. Yemekleri hazırlamak büyük bir zevk de bir kaşığı da bir yerken, bir tabağı da.İşte o esnada irade giriyor devreye.Teşekkürler, dost selam ve saygılarımla...  25.10.2012 10:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 468
Toplam yorum
: 2482
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 988
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos’un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster