Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1434
 

Kadife karanfil ağacı

Kadife karanfil ağacı
 

Oyuncaklarımı kaybetmiş arıyorken...hatırladım sonradan. Ben onları çoktan o ağacın dibine gömmüştüm ki. Kadife karanfil ağacının dibine. Hem de en derine. Aslında koca adamdım ve hala oyuncaklarım vardı ha?

Evet vardı.

Bazılarımızın oyuncakları hep vardır ki?

Öyle geceler boyunca çalışıp...biraz dünyayı ve çokça da kendimi kurtarıyorken...hala ne oyuncaklarıydı bunlar?

Dünya dönerken o tasasız tavrıyla ve ben hala oyuncaklarımı arıyorken kaybolmuştum galiba.

Sonra hatırladım da kadife karanfil ağacımın yanına koştum. Kazdım kazdım...ama öyle heyecanlı kazıyordum ki küreğimi bile kırdım. Ama yılmadım ki...bu kadar çok kazmışken zaten az kalmıştı oyuncaklarıma ulaşmaya. Sırf bu umut yüzünden ellerimle kazmaya başladım.

İşimin şartlarından dolayı ellerinde nasır dahi bulunmayan ve pek bir yumuşak, sıcacık olan ellerimin nasıl da toprakla kaynaşıp hırpalanmaya başladığını gördükçe,hatta tırnaklarımın en içine nasıl da toprağın girdiğini farkettikçe üzülmüş ama yine de devam etmiştim. Çünkü oyuncaklarımı bulmama az kalmıştı ki.

Yaklaşıyordum.

Yoksa ...yaklaştığım hayallerim miydi?

Yoksa oyuncaklarım büyüdüğümde hayallerime mi dönüşmüştü?

Geceler boyu laboratuvarda çalışırken beklentim neydi acaba? Çoğu zaman gecenin bir saati ben oradayken, kimse bilmezdi orada olduğumu ve çalıştığımı. Bu tıpkı bir ibadet gibi kalpten, gönülden yapılan bir şeydi galiba. Kimseyi aldatmadan, kandırmadan. Ama yok ya aldatmak galiba hep vardı..aldattığımız belki de kendimizdik her durumda. Biraz biraz aldatıyorduk işte...neyse!

Kazıyordum ya toprağı...hani oyuncaklarıma ulaşırım umuduyla.

Sonra ellerim yoruldu.

Durmak istedim ama durmamayı daha çok istedim ki bıraktım herşeyi

...hem de herşeyi ve kazmaya devam ettim.

Ne kadar sürecekti bilmiyordum? Hani laboratuvarda sonra evimde...ve sonra yine laboratuvarımda çalışırken hangi hayalin peşindeydim acaba?

Hani kimi zaman sabah dörde kadar çalışiyor sonra ertesi sabah 8buçukta sanki sekiz saat uyumuş gibi dinç kalkıyordum ya...Neden acaba? Nasıl acaba?

Kadife karanfil ağacımın yanında uyuya kaldım sonrasında...ellerim pek bir topraklı...ve aklımda oyuncaklarıma ulaşabilmenin düşüncesi.

Şimdi hani sabah olacak ya...ve dünya yine tasasız dönmeye devam edecek ya...

Ben işte tekrar kazmaya devam edeceğim...hem de ellerimle...çünkü çok az kaldı...biliyorum çok az kaldı.

Acaba neye çok az kaldı?...Hayallerime ulaşmaya mı? Yoksa...yoksa hayatı yaşamaya başlamaya mı?

Eminim sizin de vardır oyuncaklarınız ve kadife bir karanfil ağacınız...bence hemen gidin kazmaya başlamaya ve de oyuncaklarınıza kavuşmaya. Ha zaten çoktan kazmış ve ulaşmışsanız oyuncaklarınıza...o zaman kadife karanfil ağacınızın yanında hayatın oksijenini ciğerlerinizin en içine çekin. Çünkü onlar umutlarınız ve hayallerinizdir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Harika bir arayış yaklaşımı. hayata sımısık sarılmanın , sürekli çalışmanın, bir "bulunmaya ramak kalan aramaklığın olmalı" değil mi? Ki hayat hiç tükenmesin, insanların tanışmak için nedeni olsun, kazdıkça bir yerleri, oradan "biraz "çıksın mesela ortaya, aa ben aslında seni arıyormuşum diyeyim, yada başak bir kalite çıksın ortaya vs. vs. Heyecan arttıkça bulmaya ramak kalsın hep. Süper bir blog. Sanki kazmışım kazmışım define bulmuşum heyecanı ile okudum. teşekkür ederim. Sağlık ve başarı diliyorum.

Yücel! 
 25.02.2008 16:38
Cevap :
Sevgili Yucel, cok tesekkur ederim cesaret verici yorumun icin. Hakikaten de de dedigin gibi hep bulmaya bir ramak kalmali ve hatta buldugumuz baskasi icin bir sey ifade etmese de bizim icin define degerinde olmali ki oyle de oluyor. Yoksa kim 4 saat uyku ile yeni gune baslar ki degil mi:) Sevgi ve selamlarimla.  25.02.2008 16:50
 

Benim kadife ağacım yoktu ama kadife bir zürafam vardı. Şimdi kimbilir ne kadar derinlerdedir. Kazsam da ulaşamam. Sevgilerle

Gülün içinden 
 24.02.2008 21:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 237
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1284
Kayıt tarihi
: 06.08.07
 
 

Biyolojinin son yıllarda, özellikle son 10 yılda içeriğinin yoğun bir şekilde moleküler düzeye inmes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster