Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
56
 

Kadın ve Düşünceleri

          Merhaba TÜRKİYE´'m; Bu gün aklım karışık. Sosyal medyada yapılan bir paylaşım bizlerin nereden nereye geldiğimizin ya da getirilmek istenildiğimizin bir göstergesi.

         Paylaşımda yazılanlar; Kadının okumuşu Cadı, Erkeğin okumuşu Kadı.

  Ben kadınım; ALLAH'ın yaratmış olduğu en kutsal vazifeyle şereflendirilmiş ANNE'yim. Beni aşşağılamak isteyen zihniyeti de doğurup dünyaya getiren Kadın. Ve oda ANNE. Bu sadist düşünceye sahip olanın tek bir düşüncesi var ki! oda kadını kapalı kapılar ardında kendi sapık ya da çıkar sevdasında olduğudur.

Çıkar sevdası derken açıklamak istediğim, Keyfince kadına baskı uygulayıp, cinsel istismarda bulunmak, daha da yetmedi para karşılığı kapalı kapılar ardında pazarlamak. Bu ister karısı ister kızı, onun için farketmez.

        Kadının okuyup bilgi sahibi olması, onun çıkarlarına engel teşkil edeceği için korkması gayet açık.

Eğitimden uzak yaşayan, dünyadan elini ,eteğini çekmiş kadın, her türlü şekil de kandırılmaya, baskıya açıktır. Tarikat toplantılarına katılan kadınların çoğunluğu  köyden kente yeni gelmiş, maddi anlamda sıkıntı çeken, eşi ile problemi olup ayrılma aşamasın da olanlar.

        Nedeni ise , insanların çaresiz anlarından yararlanmak. Bu topluluklara katılan çoğu kadın okuması yazması olmayan, sadece büyüklerinden öğrendiği kadar din bilgisi. Onu da ona öğretenin bilgisi ne kadar doğru o da tartışılır. Kadınlarımızın mahalle aralarında evden eve toplanmasını isteyen zihniyetin tek hedefi, kendi çıkarları uğruna başkalarını Din' i  alet ederek sömürmesi.

       Öyle şeyler yaşanıyor ki!  Şeh'im ,dedikleri anda etrafların da kimseyi görmemeleri için yönlendirmeler başlıyor. Yavaş yavaş kadınları kendi saflarına çekmek, kendi kurallarını koymak için ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar. Zikir ortamında yaşananlar ise ne akla sığar ne de mantığa. Tamam dua etmeliyiz. İbadetten kopalım da demiyorum. Fakat yapılanlar karşısın da sessiz kalmak da canımı yakıyor. Ben Kadınım. Bu toplumun çekirdeğini dünyaya getiren de yetiştiren de benim. Beni ne Şeyh ler ,ne de Şah lar aşşağlıyamaz. Hele sadist ruhlu insanlar asla.

      Benim vazifem, ALLAH'a kul olmak. Kula kulluk etmek değil. Kısa bir hikaye anlatmam gerekiyor sa bunu kendim yaşadığım için yazıp anlatmalıyım.

      ''Birgün,Trabzon dan ziyaretime gelen, kızım ve torunum la birlikte kahvaltı yapıyorduk. Kapı çalındı açtım. Gelen yan komşumdu. Kendisi cana yakın gayet mütevazi olan biriydi. Ben bu yazıyı yazarken komşumu kötülemek maksadında da değilim .Birlikte sohbete koyulduk.Günlük işlerden bahsederken kızım elinde tepsiyle bize kahve getirmişti. Komşum ''ben içmem'' dedi Sebebini sordum, çok özür diliyerek söyleneni yazmak zorundayım. '' ben kahve içmem, kahve domuzun pisliğin den, fal bakmak da günah'' diyerek cevap verdi. Falın günah olduğunu biliyoruz bilmesine de ya kahvenin hayvan dışkısına benzetilmesi , ne demeli? Kızım bana ben kızıma kısa bir baktık. Neyse dedik .insanların düşüncesi de kendine ait diyerek üzerinde durmadım.Aradan ne kadar geçti bilemiyorum. aynı komşum ''abla bu gün sohbet toplantısı var ben erken gideceğim.Kahvaltıya çağırdılar sende benimle gelirsen sevinirim''dedi.

     O vakte kadar hiç sohbete katılmamıştım. Merak da ediyordum.''tamam'' dedim.Ve abdestimi aldım birlikte gittik.İnsanlar gayet güler yüzlü, hoş sohbet. Hoşuma gitmişti. Benim düşüncem, dualar yapıp dini bilgiler paylaşılacak olmasıydı.Kahvaltı sofrası kaldırıldıkdan sonra,''bana kahve içmem'' diyen kahveyi falı kötüleyen komşum, tam aksine elin de tepsiyle kahve getirmişti.Şaşkın dım.Bir anlık şaşkınlık dan sonra bu gün bura da daha nelerle karşılaşabileceğim fikri yerini merakla beklemeye bıraktı.Kahveler içil di komşum''hadi hanımlar falınıza bakıyım kapatın fincanlarınızı ''dedi.Ben gene şaşkındım.Fal bakarken yorumlar daha da enteresan dı. Kahvenin şekilleri yorumlanırkan gene dini açıdan yapılıyor du.

   Bu toplantı  beni, insanların tarikatlara nasıl yönlendirildiğinin açıklaması olmuştu. Şeh'im dedikleri insan öleli neredeyse yarım asır olmuş.O zamanlar da insanları bilgilendirmiş bir zat olabilir. Fakat onun soyundan gelen neslin ne kadar doğru amaç için de olduğu sadece soru işareti.

     Eger dini vazifemi yerine getireceksem, benim ne Şah'a ne de Şeh'e ihtiyacım var Okutulan kitaplar da ise öğretilenlerin hiç biri ne akla ne mantığa hitap ediyor..Benim dinim İSLAM, islam da kadını aşşağlamak, hor görmek,kul köle yapmak varmı? 

   Sevgili öğreticim,yol gösterenim, ALLAH'ın en sevgili kulu RESULÜM, H.z  MUHAMMED s.a.v efendimiz varken başkasına ihtiyacım yok.

       Ben bu gün bunları gözlemleyip yazabiliyorsam ,Önce ALLAH'ın bana verdiği en kutsal varlık olduğum  ve bana bu Kadın olma özgürlüğünü ,değerini veren tanıyan insan ,GAZİ  MUSTAFA  KEMAL ATATÜRK olduğu için dir. Ne şeh ler,ne Şah lar.

      Hatice Büyükarı

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 86
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 104
Kayıt tarihi
: 20.08.17
 
 

Kız Meslek Lisesi mezunu. Ev hanımı. Okumayı ve yazmayı seven biriyim. Gerçeklerle uyumlu olması ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster