Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '17

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
55
 

Kadına karşı şiddete HAYIR(!)

KADINA ŞİDDET…

21.yy dünyasının, özellikle gelişmekte olan ülkeleri için en büyük toplumsal yarası. Sorun demek, artık genelgeçer bir laf oldu.

SABAH gazetesi yazarı Hasan Celal GÜZEL- çok severek okuduğum birisidir- (11 Aralık 2012) tarihli yazısında, “Kadına Yönelik Şiddete Hayır!” başlığı ile çok güzel bir “Kadın”-“Türk Kadını” değerlendirmesi yapmıştı.

“. . . Batı, kadına çoğunlukla bir ‘meta’(mal) olarak bakmıştır. Bunu ‘Orta Çağ’ın bütün sosyal hayatında görebilirsiniz. 19. yüzyıla kadar uzanan ‘feodal düzen’de, ‘senyörler’(feodal beyler) topraklarında yaşayan ‘serfler’in (köle köylüler) de sahibi ve efendisi idiler.

Aynı sömürü düzenini 19. yüzyılda ‘kolonyalizm’ döneminde de uygulamışlardır. Sonradan alay ettikleri ‘doğulu câriyeler’in hakları bile bu düzende hiçbir zaman olmamıştır. Sözde ‘Aydınlanma Çağı’nda ise, ‘Sanayi Devrimi’nin acımasız yükü altında ezilen kadınlar görülmezken, 1789’un ‘burjuvazi ihtilali’ ile silinemeyen ‘aristokrasi’nin saraylarındaki, önünde reverans yapılarak ‘eli öpülen’ kadına gösterilen ‘riyakârlık’, sanat ve edebiyatta ön plâna çıkarılmıştır. Hâlen ‘poligami’nin amansız düşmanı olan Batı’nın, her nedense ‘evlilik dışı ilişkilerde’ ve ‘metres’ sayısında o kadar duyarlı olduğunu söyleyemeyiz.

“. . . Efendim, Türk Kültürü’nde, kadın her zaman önemli bir yere sahip olmuştur. ‘Hakan’ın yani başında yer alan ‘Hatun’un statüsü, bazılarının iddia ettiği gibi İslâm sonrasında gerilemiş değildir.

Türkiye Selçukluları döneminde kurulan ve Anadolu’nun İslâmlaşması ve Türkleşmesinde aktif rol oynayan ‘Bâciyân-ı Rûm’(Anadolu Bacıları) teşkilâtından ‘Milli Mücadele’deki ‘Müdafaa-i Hukuk Kadın Şubesi’ne, ‘Anadolu Kadınlar Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’ne kadar; Bâciyân-ı Rûm’un Kurucu Başkanı Ahi Evran’ın eşi ‘Fatma Bacı’dan ‘Satı Kadın’a uzanan çizgide Türk kadını her zaman önemli olmuştur.

1917’de Osmanlı Ordusu’nda ‘Kadın Amele Taburu’ kurulmuş; 1918’de toplanan Kuva-yı Milliye’nin ‘Milli Kongresi’ne iştirak eden 50 teşkilâtın 16’sını kadın dernekleri meydana getirmiştir. Atatürk, kadın hakları konusunda çok ileri adımlar atmış ve Türk kadının bugünkü sosyal statüsünün kazandırılmasında önemli rol oynamıştır. (….)”

Evet, Türkiye’de geçmişte kadın(ımız) ne kadar önemli bir yere ve role sahipken, şimdi içinde bulunduğumuz düzende, geldiği duruma bak.

Türkiye’de de kadına, Batıdan çok farklı bir gözle bakıldığını “iddia” etmek, çok gerçekçi olmaz.

Gelenek ve göreneklerin, “aile yaşantısını” sımsıkı sarmaladığı kesimleri dışarıda tutarsak; hâlâ ülkemizde de kadına, Batıdan çok farklı bir gözle bakıldığı söylenemez.

Erkek-kadın ilişkilerinde, ister medyadan, ister gazetelerden yapılan yayım ve yayınlarda, daha çok kadının “bedeni” üzerinden maddi bir “kazanç” ve “değer” elde etme hedeflenmekte.

Kadına yönelik ŞİDDET, artık genelgeçer düzeyde bir sorun olarak ele alınıp, dönem dönem “palyatif” çözüm metotlarıyla geçiştirilemeyecek kadar önemli boyutlara, ne yazık ki, izlenen “duyarsız” etki ve tepkilerle gelmiştir.

KADINA KARŞI ŞİDDETE “HAYIR”demekle, bu realite önlenmiş olmuyor. Bir de şu bilinçlenme ve eğitim tekerlemesi var ki, “evlere şenlik”…

İNSANOĞLU’NUN önünde, sadece, çevre sorunları, yenilebilir enerji, nanoteknoloji, inavasyon, işsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği, kalkınma ve büyüme, pro-aktif politikalar dışında; bir de evet Kadın meselesi var.

Türkiye’de ve dünyada, insanlık bilincindekilerin, bu meseleye kendilerini adayacak kadar, “sabırları”, “zamanları”, “öncelikleri”, “enerjileri” ve her şeyden önce, “niyetleri” var mı?

Bilinmez…

Beklemekle, ümitler tükenmez…

Ama, “ömürler”, tükenir!

---------------------------------------------

NOT: Bu makaleyi (yazıyı) 2012 yılında yerel bir gazetede yayımlamıştım, güncel olmayıp, siz değerli Milliyet Blog okurlarıyla da paylaşmak istedim...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Mustafa ATİLLA Bey, yorumunuz için teşekkür eder, saygılarımı sunarım... Erhan SALMAN

Erhan Salman 
 13.03.2017 20:07
 

Kadına karşı şiddet konusu bence biraz fazla istismar ediliyor. Yanlış anlaşılmasın, kadına karşı şiddet olgusu yok demiyorum. Erkeğe karşı şiddet yok mu? Erkekleri bırakın çocuklara karşı şiddet sorunu yok mu? Türkiye de okul çağındaki her iki çocuktan biri anne ve babasında dayak yiyor ve bu sorun bütün dünyada var. Küçük yaş da dayakla eğitilen çocukların ileri yaşlarda şiddete meyilli oldukları da ayrı bir bilimsel gerçek. Kısacası biz sadece kadına karşı şiddet uygulanıyormuş gibi yapıyoruz ve buz dağının suyun altında kalan asıl sorununu göz ardı ediyoruz. Bence bu konuda çok yanlı düşünüyor ve bu nedenle de asıl sorunu göremiyor, haliyle de çözemiyoruz. Selamlar

Matilla 
 09.03.2017 13:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 490
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 75
Kayıt tarihi
: 18.05.16
 
 

Ben, Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunuyum. Şuan için öze..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster