Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '06

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
525
 

Kadınlar, kadınlarımız....

Kadınlar, kadınlarımız....
 

"8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri organizasyonlar ve eylemlerle kutlanırken, Karabük'ün Safranbolu ilçesi ve Çankırı Belediye Başkanlık koltukları bir günlüğüne meclis üyesi kadınlara bırakıldı." Yine bir 9 Mart haberi. "Yine" diyorum, henüz liseye giden birinin hafızasında önemli gün ve haftalar, öyle rutin bir şekilde yerleşmişse bıkkınlık da normal oluyor. İçerik bakımından gülüp geçilecek, belki de bir daha akla gelmeyecek bir haber. Ama işin içinde 23 Nisan'da "Başbakan olursan n'aparsın?" durumuna düşürülmüş bir kadın meclis üyesi olursa, gülüp geçmesi o kadar da kolay olmuyor. Olsun, bir günlük de olsa saltanat saltanattır diye düşünmek daha mantıklı geliyor insana, ne de olsa bakire olmadığı için babası tarafından telle boğularak öldürülen kızlar yaşadı, yaşamaya çalıştı bu ülkede.

"Kadınlar, kadınlarımız; yemek tuzlu olduğunda tabağı kafasına fırlattığımız kadınlar, kadınlarımız" şeklinde şairane bir cümleyle de girebilirdim söze ya da okunduktan sonra akılda kalmayacak birkaç istatistikle. İşimiz istatistiklerle olmamalı, istatistiği istatistik yapan sayıların, insanların her biriyle ayrı ayrı ilgilenmek gerek. "Karılarımı alıp götürün ama tavuklarımı bırakın" diyen adama kızamayan güruhu uyandırmak lazım öncelikle. Tavuklarının karılarından daha önemli olduğunu öyle belirgin anlatıyor ki adam, kimse çoğul ekini fark etmiyor; karısını değil, karı-lar-ını.

Doğunun batısında, batının doğusunda olarak iki arada bir derede kalmış, iki tanımdan da bıkıp kendini "köprü" olarak nitelemiş canım ülkem, artık nerede olduğunu belirlemeli. Kadın milletvekili oranından da buraya gelebiliriz Türkiye-İran kıyaslamasıyla. Babası tarafından başlık parası için evlendirilen, üzerine kuma getirilen, kumayı getiren pişkin koca tarafından bir süre sonra kovulan ve babası tarafından tüm bunların suçlusu olarak görülüp evin yanındaki küçük ahırda altı yıl yaşayan kızla, Katar'da, hükümdar babasının istemediği bir adamla evlendiği için 2003'ten beri ev hapsinde olan kadın arasındaki kıyaslamayı yapmak daha gerçekçi. 30 yaşından küçük kadınların kararlarının eşi ya da babası tarafından alındığı Katar gibi bir ülke olmamalı ilk olayın yaşandığı ülkem, Türkiye.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 653
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

Bir şekilde eğitim hayatımda başarılı oldum. Daha 5.sınıf bitmeden sınav için koşturulan bir öğrenci..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster