Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
181
 

Kadınların yaraları sarılacak mı?

TBMM Genel Kurulu, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” öncesinde, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısını kabul ederek, yasalaştırdı.

Sözleşme, taraflara, kadın erkek eşitliği, kalıplaştırılmamış toplumsal cinsiyet rolleri, kadına yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve kişisel bütünlük hakkı gibi konulara ilişkin öğretim malzemelerinin, resmi müfredat içerisine ve eğitimin her seviyesine eklenmesi için gerekli adımları atma yükümlülüğü getiriyor.

Sözleşmeye imza koyan ülkeler, cinsel suç faillerinin tekrar suç işlemesini engelleyen tedavi programlarını oluşturulması için önlem alacak. Şiddet mağdurlarına, yasal ve psikolojik danışmanlık, mali yardım, konut, eğitim, öğretim ve iş bulma desteği sağlanacak.

Sözleşme, taraflara, zorla gerçekleştirilen evlilikler, psikolojik şiddet, taciz, fiziksel şiddet, tecavüz dahil olmak üzere cinsel şiddet, zorla kürtaj ve kısırlaştırma, kadın sünneti, sözde namus adına işlenen suçların cezalandırılmasına yönelik gerekli hukuki ve diğer önlemleri alması konusunda yükümlülük getiriyor.

Sözleşme, uluslararası alanda kadına yönelik ve aile içi şiddetle ilgili ilk bağlayıcı belge olma özelliğini taşıyor. Sözleşmede, devlet kurumlarının ve görevlilerinin kadına karşı şiddet uygulanmamasını sağlaması, kadına karşı ve aile içi şiddetin önlenmesi, cezalandırılması, ulusal düzeyde veri toplanması ve eşgüdümden sorumlu bir resmi kurumun tespit edilmesine yönelik düzenlemeler de bulunuyor.

Sözleşmenin uygulanmasını izlemek üzere bir uluslararası izleme mekanizması (Kadına Karşı Şiddet ve Aile İçi Şiddetle Mücadele Uzmanlar Grubu-GREVIO) oluşturulacak, ulusal düzeyde toplanan veriler bu mekanizma ile paylaşılacak.

Türkiye’nin A.İ.H.M’ de kadına yönelik şiddetle ilgili mahkum edilen tek ülke olduğu da düşünülürse gayet şık bir vitrin oluşturulmuş oldu. Tabii sözleşmenin yürürlüğe girebilmesi için dokuz ülkenin onayı gerekiyor.

Bu yasanın biz kadınlar adına çok olumlu bir yasa olduğu yadsınamaz. Yeterki uygulamada titiz davranılsın. Uygulama aşamasında gerekli ciddiyet sağlanamazsa bu gün oluşturulan şık vitrin bir anda paramparça olur. Yasaların zamanla ortaya çıkacak olan boşlukları olabiliyor. Oluşabilecek olan boşlukları da hızla kapatmak mümkün olmazsa, bu gün allanıp pullanan yasanın, hiç ama hiçbir anlamı kalmayacaktır. Boşluklar suç makinalarını kurtarmak adına çok iyi kullanılıyor çünkü…Bu yasa ile Kadınların yaraları sarılabilecek mi? Bekleyip göreceğiz… 25 Kasım 2011

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Genelde, yasalar güzel oluyor da; ya maddeleri "rafta" kalıyor veya uygulamaları berbat oluyor. Yeni yasanın şiddete çare olmasını gönülden dilerim. Gözyaşı bitsin artık. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 10.12.2011 11:54
Cevap :
Merhaba... Ne yazık ki öyle bir durum görülüyor uygulamalarda. Umarım yeni yasa uygulanabilirliği açısından dertlere bir son verir...Selamlar, mutlu kalın...  10.12.2011 23:55
 

Şimdi bu kanunu imzalayıp evli kadınların kocaları tarafından dövülmeleri konusuna yoğunlaşacak ve göz boyayacaklar.Öbür taraftan sokaklarda şurda burda fuhuş mafyası,kadın ya da kızın koca,sevgili ve akrabaları tarafından kadınlarımız öldürülmeye devam edecek.Beni öncelikle Ayşe kadının yediği sopa değil Belkıs hanımın yediği kurşun ilgilendiriyor.Bu kanunda bunların korunması konusu yok.

Kerim Korkut 
 30.11.2011 21:27
Cevap :
Kerim bey, bu yasayla eş tanımı da genişletilmiş.Yani eş dendiği zaman artık nikahlı eş akla gelmeyecek.Birlikte yaşayan nikahsız eşler de kapsanıyor.Ayrıca bu sözleşme metninde "Uluslararası alanda kadına yönelik ve aile içi şiddet" tanımı yapılmış.Sanırım buradaki ayrımla tüm kadınlara yönelik şiddet anlatılmak istenmiş.Bunun yorumunu eminim hukukçular en iyi şekilde yapacaktır.Ama yasanın uygulanması ve takibi yasa çıkartılmasından çok daha önemli bence.Umarım hakkıyla uygulanır da toplum olarak utancımız biraz azalır.Selamlar, mutlu kalın...  30.11.2011 23:24
 

Kocaların dövdüğü kadınlardan bahsediliyor ve biliyormusunuz bu şiddet yasası aile içinde işte kadının dövülmesi falan için çıktı.Çok affedersin bu insanlar manyak ya. Şiddet sadece aile içinde mi oluyor.Kocasını9n karısını dövmesi şiddet ama dışarıda namus falan gerekçesiyle senede 1000'e yakın kadının öldürülmesi şiddet değil. Böyle birşey olurmu ya! Namussuz dedikleri kadınların öldürülmesini istiyorlar.

Kerim Korkut 
 30.11.2011 21:24
 

"Kadına yönelik şiddet" ifadesi bile insan kanını donduruyor. Şiddetin her yönlüsü insanlık dışıdır. Hayvanlaşan bir insan sülüetindeki bir yaratık bile bundan kaçınırken bu şideti uygulayan mahlukata nasıl bir sıfat bulmalı. Düşünürüm, düşünürüm bulamam. Zavallı bile olamayan yaratıklar şiddete yönelir. Belki gerçk eğitim ve öğretim bir adım attırır. Fakat bu gerçek eğitimden o kadar uzağız ki..Saygılarımla...

hssensoz 
 28.11.2011 20:00
Cevap :
Gerçekten de insanın kanını donduran bir ifade ve bu eylemi yaptıktan sonra da hala " ben karımı çok seviyorum/seviyordum" gibi ifadeler de kullanmıyorlar mı? O benim daha da kanımı donduruyor. Mevcut eğitimin sınıfta kaldığı bir gerçek. Umarım hala söylenebilecek bir şeyler vardır veya uygulanabilecek. Beyinlerin değişmesi lazım, bu da hayli zaman demek...Selamlar, mutlu kalın...  30.11.2011 18:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3984
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1394
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster