Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
250
 

Kafamda bir tuhaflık

Kafamda bir tuhaflık
 

Kiıtabım


Bu hafta sonu için kahvemi alıp, kitabımı alıp, sırtımı bir ağaca yaslayıp çimlerde okumak gibi bir planım vardı. Sonra o güzelim yağmur başladı. Yağmurda yürüdüm, o yağmur kokusunu toprak kokusunu doya doya içime çekerek eve geldim. Eve geldiğimde bütün pencereleri açıp o güzel, mucizevi yağmur damlalarının sesini dinledim, sonra biraz müzik eşliğinde serin havayı uzun uzun soludum. Yaz geliyor, sevdiğim her şeyi bir süreliğine geride bırakıyorum. Bu emanet yağmurlar için müteşekkirim. Kendimi iyi, duyularımı, duygularımı açık hissettiğim nadir anlar bunlar. Kalbimin mutlulukla dolduğu, taştığı, içimde bulutsu bir yoğunluğun doğduğu anlar…

Seviyorum yağmuru, bana çok ayrı bir duygusallık katıyor. Yağmurlu günlerde çok şiir yazmışlığım vardır. Yine yağmur yağıyor…

Yağmur bakıp inatla ve unutulmuş halkaları tekrar görebilmek… Kuşların kanatlarını düşünmek, tüylerini, arasından akan suyu ve rüzgârı düşünebilmek… Dolunayı takvimden tespit ettikten sonra en güzel gecenin geleceğine ümitlenmek ve çırılçıplak bir ay ve üzerindeki yaralar, bereler… Parmak uçlarında çiçekler gezindirmek, tarlaları ayaklarınla sürmek, çağlayan çeşmeye yanlama abanmak ve kanmak suya ve serin… Güvercinin kur yapışını izlemek için zamansız beklemek! Güzel bir tebessümle, sakin müzikle sabah kahvesinin kokusuyla büyülenmek…

Yağmurda yıldızları görmek için geceye razı olmak. Sadece yağmur yetmez belki de , özgürlük de gerek.

Bugün okuyacağım kitaba gelince; Kafamda Bir Tuhaflık ve Orhan Pamuk.

Aşkta insanın niyeti mi daha önemlidir, yoksa kismeti mi…? Mutluluk veya mutsuzluk bizim seçimlerimiz mi?  Kader nedir… Bizim dışımızda gelişip, başımıza gelen olaylar mıdır…!

Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Orhan Pamuk'un üzerinde çok çalıştığı roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul'daki hayatlarını hikâye ediyor. 1969 ile 2012 arasında, kırk yılı aşkın bir süre Mevlut, İstanbul sokaklarında yoğurtçuluk, pilavcılık, bozacılık gibi pek çok iş yapar. Bir yandan sokakların çeşit çeşit insanla dolmasını, şehrin büyük bölümünün yıkılıp yeniden inşa edilmesini, Anadolu'dan gelip zengin olanları izler; diğer yandan ülkenin içinden geçtiği dönüşümlere, siyasi çatışmalara, darbelere tanık olur. Onu başkalarından farklı kılan şeyin, kafasındaki tuhaflığın kaynağını hep merak eder.

Konya Beyşehir den istanbul' a gelen bir sokak satıcısının hikayesi.

İşini kaybeden bir boza satıcısının hayat hikayesine temelli. Öteki İstanbul’ un, satıcıların, Duatepe, Kuştepe, Tarlabaşı gibi semtlerde yaşayanların ve Anadolu’dan göçenlerin, romanı.

Kafamda Bir Tuhaflık bu sorulara cevap ararken aile hayatıyla şehir hayatının çatışmasını, kadınların ev içlerindeki öfke ve çaresizliklerini de resmetmiştir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kuştepe dediniz de 18 yaşımda oraya gitmiştim 1974 te...Yavrukuş Sokak Numara 86 41 yıl geçmiş unutmamışım...

Kerim Korkut 
 18.06.2015 19:19
Cevap :
Bilinmeyen nice hayatlar ve geçen zaman... Çok selamlar Kerim bey  20.06.2015 23:02
 

Canım Ankara'da yağmur yağdığını oğlum söyledi, keşke orada olsaydım birlikte sizinle yine kahvelerimizi alıp Kızılay'daki gökdelende sohbet etseydik.Orhan Pamuk'un eserlerini severim.Güzel bir denemeydi canınıza sağlık sevgilerimle öptüm sizi.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 13.06.2015 7:48
Cevap :
Nahide hocam, Ankara'ya döndüğünüzde görüşelim. Kahvelerimizi alalım, uzun uzun sohbetler edelim. Çok öpüyorum. Selamlar   15.06.2015 12:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 368
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 2214
Kayıt tarihi
: 19.02.13
 
 

05 Ekim Ankara doğumluyum. Okumayı, yazmayı, insanları dinlemeyi seviyorum. Kişisel blogumda her ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster