Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
464
 

Kağıt helvadan parmaklıklar ve hakim/ Adil Amca

Kağıt helvadan parmaklıklar ve hakim/ Adil Amca
 

-“İtiraz ediyorum Hakim Bey!” Bu ceza fazla ağır değil mi? - tak, tak, tak!!!! - Şey…, yada hak etmediğim halde çekeceksem bu cezayı, suçumu hafifletecek haller neymiş öğreneyim en azından….. Sessizlik*……..................... 

Bir yargıcın kalemi kırması anındaki çatırtıyı duyuyor gibiyim, ama ortada ne kalem var/ ne hakim. O çatırtı sesi içimden bir yerlerden geliyormuş meğer(!!!) şöyle bir dolandım kalbimin dehlizlerinde; çatlayan damardan sızan kanı görünce , anladım ki ceza merci kalbimdeymiş. -Hükümsüz / sansürsüz öylece bekliyor beni. Hangi cezaevinde demir yerine tahtadan, iplerden vs. olabilir ki parmaklıklar? Aslında olabilir de pekala….Benim hücremde ‘kağıt-helvadan’ parmaklıklarım var mesela/ acıktığımda atıştırmalık niyetine (!)… Hüküm giydiysek sebepsiz yere, ağzımız tatlansın hiç değilse. Eee ne de olsa ‘suçsuz gösteren aynadan/ yansıyan/ suçlular hücresindeyim’ ben. Yakamda –tam da sol yanımda- küçük bir kartvizit asılı : “ tanımlanmamış”… tanı / teşhis falan konmamış…. 

Tanıksız çıkıyorum hakim karşısına. İkinci duruşmamda tanışık olduklarım, habersiz suç’umdan! Kalbimde olan bitenden habersiz hücremde sanığım işte. Salon boş / loş bir ışık altında ayakta kalan duygusuz yanımla ; karşımda Hakim/ Adil Amca , öylece bakışıyoruz. Havada asılı kalıyor umutlarım…Araf’ta asılı kalan umutlarım, düşüveriyorlar tahta masaya , - masaya vurulan her tokmak sesiyle - kırılıyorlar bir bir. Düşüp de kırılacaklarını bilseydim , hammaddesini ‘cam’ değil, ‘plastik’ seçerdim. Ah (!) Hakim / Adil Amca ; oldu mu şimdi? Bak; kalbimde sessizce hüküm sürüyorduk umutlarımla, kırılmasalardı yaşayıp gideceklerdi kendi hikayelerinde… ne de olsa kahramanlar ‘umut’ la beslenirlerdi hep hikayelerde! En iyisi mi bitir şu duruşmayı be Hakim / Adil Amca !!! Bitsin ve ben ‘kağıt-helvadan parmaklıklı / aynaları suçsuz gösteren hücreme’ döneyim. Acıktıkça her lokması kalbimden mideme doğru/ kaydıraktan kayarcasına / kayıp giden hücreme…Hem kilide de, gardiyana da gerek yok (!); yarısı yenmiş zaten parmaklıkların / eğilerek geçiyorum. Pamuk-helva şekerinden / pembe / bulutumsu yatağıma uzanıp; dalıyorum mışıl mışıl uykuya….. Süresizlik*______________ 

Uyanıp, gözlerimi açtığımda bakıyorum ki; ne kağıt- helvadan parmaklıklar var, ne suçsuz gösteren aynalarım / salon-malon yalan olmuş… Duruşma da sonsuz bir tarihe ertelenmiş. Tam da sevmeye başlamıştım ‘Hakim/ Adil Amca’yı…; bir sonraki duruşmada serbest bırakacaktı beni(!) Öyle anlaşmıştık….. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 352
Kayıt tarihi
: 10.05.11
 
 

Dokuz Eylül Üniversitesi Görsel Sanatlar Öğretmenliği okudu. MEB'te resim öğretmenliği yapmakta. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster