Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '06

 
Kategori
Meslekler
Okunma Sayısı
8424
 

Kahramanlar Tim'inin bir günü

Kahramanlar Tim'inin bir günü
 

Bölük komutanı yüzbaşının odasında verilen kısa brifingten sonra; Bülbül gülü ile buluşmadan çıkıyoruz yola, avcı düzeni ile ilerliyoruz, henüz hava aydınlanmadı, birbirimizi bile zor seçiyoruz. Postalımızın ve sırt çantalarımızın çıkardığı gıcırtadan başka çıt çıkmıyor: Ara, sıra öksüren olmasa tek başımıza bu yer, yer karlarla kaplı dağlarda kaybolduğumuz hissine kapılacağız. Ege'de bahar şimdi tüm güzelliğini sergilemeye başlamıştır. Doğayı bu kadar çok seven biri arkadaşları ile hoyratça adeta buldozer gibi yeni yeni çıkmaya başlayan kır çiçeklerini eziyor, oysa o çiçekleri sevdiğimize toplayabilmek için neler feda etmezdik.

İçimi soğuk mu yakıyor hasret mi bilmiyorum; bir iki assubay arkadaşımız dışında hepimiz sevdiklerimizden ayrıyız. Burada lojman sorunu var ailelerimizi getirmedik. Sahi unuttum biz kimmiyiz? Biz özel kuvvetlerden yani sizin bildiğiniz adımızla bordo berelilerden oluşan B timiyiz.

Ne işimiz var bu dağlarda? Her an karşılaşıp yok edeceğimiz bu çocukları kim kandırmış da vatanına, bayrağına ihanet edecek kadar beyinlerini yıkamış, neyin savaşını veriyorlar? Hangi haktan yararlanamamışlar? Bu bölgeler geri kalmışta Afyon, Yozgat, Çorum hatta İzmir'in birçok yeri daha mı çok kalkınmış? Oralarda geçim sıkıntısı, işsizlik yok muymuş? Neden, neden onlar bu ülkeyi bayrağını benim kadar sevmiyor? Mantıklı bir yanıt bulamıyorum. Kime istediği işi yapma istediği yere yerleşme sınırı konulmuş?

Gün ağardı bulutların arasından nazlı, nazlı kendini gösteren güneş ne gönlümüzü, ne de vucudumuzu ısıtabiliyor. Sırt çantalarımızın, teçhizatımızın ve uzun yürüşüyün etkisi ile bir taraftan üşürken diğer yandan terlediğimi hissediyorum. Artık mola vermek zamanı, aşağıda Zap suyu rüzgardan titriyor; Timin emniyetini alarak mola veriyorum. Bu aynı zamanda yemek molası oluyor. Birkaç serçe yanımıza sokulup ekmeğimize ortak oluyor. Hissi davranmamayı, görevden başka düşünceye odaklanmamayı öğrendik yıllar süren eğitimlerde. Ama kızımı lepiska saçlı sarı kuzumu getiriyorum gözümün önüne, gözlerim doluyor. Rıza üstçavuşun "Ne o komutanım, ağlıyormusun?" sorusu ile irkiliyorum. Bakışlarımdan rahatsız oluyor. Şaka komutanım şaka diyor, oysa askerde ağlayabilmeli, ağlamak en insani duygu değilmi? Cevap beklemese de rüzgardan yaşardı gözlerim diyorum.

Rıza'ya "yenge hanım ne zaman doğum yapacak, hayırlısı ile?" diye soruyorum, "Süpriz olsun diye cinsiyetini öğrenmedik ama oğlum olacak içime doğdu; ismini de ilk müjdeyi verenin adına koyacağım" diyor. Yıldırım assubay "Rıza müjdeyi Aysel hemşire verirse oğluna Aysel ismi çok yakışır, meşhur olur" diyor ve bütün tim ilk defa kahkahalar atıyoruz. Ayak parmaklarım yine sızlamaya başladı. Doktor "asteğmen başçavuşum ihmal etme bu tedavi geçici mutlaka ileri tetkik için hastahaneye gitmen gerekir" demişti, kısmi donma varmış; ayağımızın ağrısı ne gam başka şehitlerimiz olmasın diye, öğretmenler vurulmasın diye, köyler iş makinaları yakılmasın, bayrağımız hep dalgalansın ve de bu dağlarda bir tek terörist kalmasın diye biz ayağımızın da yüreğimizin de sızısını unutmak zorundayız.

Tekrar yola koyuluyoruz yine kısa molalar; akşam oldu görevimizi gece görev yapacak Time devredeceğiz, toplanma bölgesinde helikopteri beklemeye başladık. Şimdi helikopterdeyiz. Kanat sesleri gecenin sessizliğini parçalıyor. Birliğe dönerken karşımdaki gencecik fidan gibi arkadaşlarıma bakıyorum, gözümden kıskanıyorum onları. Bir kahpeliğe kurban gitmemeleri için dua ediyorum çünkü on gün önce bu helikopter bir kahramanı hastahaneye götürmüştü. Erkekçe çarpışamayanların kahpe mayın tuzağına düşmüştü komandolardan bir assubay. Aman tanrım o sağır eden patlama sonucu parçalanan bir bacak ve etrafa yayılan et, postal ve kumaş parçaları, herkes koşuşturma içinde bir üsteğmen ilk yardım yapıyor sıhhıyeler gelinceye kadar. Bu metanetli kahraman arkadaşım "Hiç acı çekmiyorum. Ayağa kalkmak istiyorum. Hiç acı çekmiyorum, bırakın beni!" diyor. Bu kahpe teröre inat ayaktayım dercesine ayağa kalkmaya uğraşıyor yapılan morfin de dindiremiyor acısını ve bayılıyor. Bir kameramız olsaydı çekip ulusal bir kanalda yayınlamak isterdim. İsterdim ki bu ülkeye ihanet edenler seyretsinler; çıkarları uğruna sattıkları bu civanların hayatları, parçalanan uzuvları ihanetlerinin karşılığında aldıklarına değer miydi acaba? Düşünmelerini, utanmalarını isterdim. Bu vatan bu bayrak ebediyen var olacak, unutulmamalıdır.

Bu kahraman kimmidir? Ne fark eder? Yaşanmış bir günün kahramanının adı Hasan başçavuştur, Ali-Yılmaz-Ömer-Yıldırım başçavuştur ne fark eder? Vatan sağolsun yeter.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Assubayların vatan savunmasındaki yerini anlayabilmek için, assubaylar ile birlikte yaşamak ve assubayları gözlemek lazım. Yukarıdaki yazıda özel kuvvetlerde görev yapan bir meslektaşımızın her zaman ki yaşantısından kısa bir kesiti okuduk. Hayatını memleketine adamanın doruğunda olan askerlerimizin kahramanlıkları saymakla bitmez. Duyguları kaleme alan ve bu duyguları bize sunan insanlarımıza teşekkürü bir borç biliriz... Ancak duyguları ifade eden, kaleme alan meslektaşlarımıza çok ama çok ihtiyacımız var. Her meslektaşım duygu ve düşüncelerini muhakkak kaleme almalıdır. daha sonra bunlar belli bir sıraya, düzene konup yayımlanmalıdır. Aşırı mütevaziliğe gerek yoktur. Yaptıklarımızı bir bir yazacağız. Çünkü icra eden, ifa eden bizleriz... Mehmetçikle baş başa kalan biziz... SKY Türk kanalında yayınlanan ''Kan Uykusu' adlı belgeselde ne yazıkki assubayları yoktur, unutulmuştur. Hemde unutulmayı kaleme alanlarca unutulmuştur. Kahramanlarımıza en içten saygılarımızla.

orhan kaya 
 05.11.2006 17:56
Cevap :
Bu yazıda bazı detaylara yer vermedim o bölgede çekilen sıkıntılar yapılan fedakarlıkları halkımız biliyor orada askerlik yapanlarda biliyor ama yetkililer bilmemezlikten geliyorlar yoksa assubaylar birçok devlet memurundan daha alt derece ve kademeden göreve başlatılır ve hakları gasp edilirmiydi?  08.11.2006 13:03
 

Kahramanlarımızla iftihar ediyoruz bu timlerin ve diğer askerlerimizin başarıları olmasaydı Güneydoğu da bayrak dedikleri o çaput şimdi sallanıyor olacaktı SKY televizyonun da o günleri anlatan Kan Uykusu nu izledik hemde ağlayarak ama o proğramda kahraman astsubaylar yoktu o tarihte bordo bereliler orada görev yapmadılarmı? Allah askerlerimizi ve ülkemizi korusun

Türkoglu 
 05.11.2006 11:35
 

Sizler sayesinde elbette vatan hep sag olacak, ama neden vatan sag olsun diyerek canlarini hice sayarak carpisan ve gazilik unvani alan yigitlere sahip cikamiyoruz bunu hic anlayamadim ben. Icinde bulunduklari duruma ragmen hala vatan sag olsun diyen canlar, siz de sag olun.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 05.11.2006 3:10
Cevap :
Sizin gibi düşünenler bizlere güç veriyor ne mutluki biz bu vatanı seviyoruz diye nutuk atanlardan çok seviyoruz ki bunca mağduriyete rağmen özveri ile çalışıyoruz Bizim bu sevgimiz istismar ediliyor .Başlarına sağlanan imtiyazı değil adalet ve eşitliği istiyoruz .İlginize teşekkürler  08.11.2006 13:09
 

Biz de kahramanlık da bitmez, kahramanlarda. Erkekçe dövüşmek yürek kadar sebep ister. Yüce Önder' in vurguladığı gibi: -Ya RAB bu ne hikmettir, siperler arası 8 metre, yani ölüm kaçınılmaz. Buna rağmen en ufak bir tereddüt yok.... Kahramanlarda sebep çok olur. Vatan, millet, bayrak, aile, namus... Onlarda sebep nedir, bilerek ölüme yüremeyi ne anlamlı kılabilir..! Yüreğinize ve elinize sağlık..!

Beşir TAYFUR 
 04.11.2006 23:49
Cevap :
Bu ülkeyi,bayrağı korumak için sadece savaşmak gerekmiyor sevmekte yeterli ne mutlu ki bayrağı ve vatanı için 80 yaşında olsa da canını vermeye hazır olan isimsiz milyonlarca kahraman var Ne mutlu Türküm diyene  05.11.2006 0:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 716
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 10094
Kayıt tarihi
: 17.10.06
 
 

1948 Edremit doğumluyum.Kara Kuvvetleri personel okulu ve Dicle üniversitesi sosyal bilimler Sevk ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster