Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1667
 

Kalbin hikayesi

Kalbin hikayesi
 

12000 yıldır Dünyanın her yerinde ders sıralarının, duvarların, bankların, ağaçların üstüne milyonlarca kalp işareti kazındı. Hepsinin içinden iki ucunda iki başharf olan bir ok geçiyor.

Aslında insanoğlu tam 12 bin yıldır aşık olup sağa sola kalp resimleri çizip duruyor. İlk kez Güney Fransa'da mağara duvarlarına çizilen kalp resmi günümüzde de ‘‘en temiz duyguları‘‘ ifade etmeye devam ediyor. Peki hemen her kültürde, her dönemde karşılaştığımız bu kalp figürü nereden çıktı? Neden aşkın sembolü? Bugünkü simetrik şeklini tam olarak ne zaman aldı? Bütün bu sorular işi tıbbi olarak kalple ilgilenmek olan bir cerrahın, Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu'nun aklına takıldı ve kalktı bu konuda kapsamlı bir araştırma yaptı. Mesela, kalp sembolünün ayrılmaz parçası olan ok da Ortaçağ’da ortaya çıkmış.

İLK ÇİZENLER, GÜNEY FRANSA'DA YAŞAMIŞ OLAN MAĞARA ADAMLARI

Tarih ve felsefe meraklısı Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu'nun yaptığı araştırmaya göre, kalp resmi, hemen her çağda ve dünyanın her yerinde aşkın sembolü. Sarıoğlu'nun araştırmasına göre aşkını duvarlara kazıyan ilk romantikler, Fransa'nın güneyinde yaşamış olan Cro-Magnonlar. Son buzul çağından önce (M.Ö. 10000-8000) yaşamış olan ve avcılıkla geçinen bu mağara adamları, kalbin yaşamın ve canlılığın devamını sağlayan en önemli organ olduğunu keşfettiler. Cro-Magnonlardan kalan mağara resimlerinde günümüzdekine çok benzer kalp figürleri görülüyor.

AFRODİZYAK BİTKİYİ KALP ŞEKLİNDE PARANIN ÜZERİNE BASMIŞLARDI

En eski bulgulardan biri de Kuzey Afrika'da M.Ö. 700'de kurulan Cyrene şehir devletinin hikayesinde saklı. Günümüzde Libya sınırları içinde kalan Cyrene, burada yetişen çok değerli Silphium bitkisi nedeniyle o dönemin en önemli ticaret merkezi haline gelmişti. Çünkü Silphium erkekler için çok güçlü bir afrodiziyak etki gösterirken, kadınlar doğum kontolü için kullanıyordu. Silphium bitkisi o kadar değerliydi ki Cyrene paraları üzerinde Silphium resmedilmişti. Bu bir kalp şekliydi ve kalp ile erotik sevgi arasındaki ilişkinin en önemli örneğini oluşturdu.

ZEVK TANRISI DİONİSOSBAŞINDA KALPŞEKLİNDE TAÇ TAŞIRDI

Eski Mısır'da (M.Ö. 2500-1000) kalp ruhun ve vicdanın merkezi olarak kabul edildi. Ölümden sonra bütün organlar vücuttan çıkarılırken sadece kalp yerinde bırakıldı. Çünkü ölümden sonra kalp, adalet tanrısı Maat'ın huzurunda hesap veriyordu. Eski Yunanlılar (M.Ö. 700-200) ruhun kalbin içinde yerleştiğine inanıyordu. Kalbin kan pompalama foksiyonun farkında olan Hipokrat ve Aristo, kalbin aynı zamanda duygu ve düşünce yeteneklerinin de merkezi olduğunu düşünüyordu. Şarap ve zevk tanrısı Dionisos'un başında yapraklardan oluşan kalp şeklinde bir çelenkle tasvir edildiği bir anfora (M.Ö. 500) Yunanlıların kalp, zevk ve mutluluk arasında kurdukları ilişkiyi ortaya koyuyor.

700 YIL ÖNCE KOLUNA KALP DÖVMESİ YAPTIRAN İSVEÇ KRALI MAGNUS

Bugün bildiğimiz simetrik kalp sembolü ise Ortaçağ'da popüler olmaya başladı. 13. Yüzyıl'da, kadınların güven ve itikatini kazanmış olan İsveç Kralı Magnus Ladulas'ın kolunun üzerinde bir kalp işareti yer alırdı. 1400'lerden kalma 'Kalbin Sunuluşu' isimli Fransız duvar halısında erkeklerin aşık oldukları kadınlara bağlılıkları kalplerini sunarken tasvir edildi. Yine o dönemden beri kullanılan iskambil kartlarında kırmızı kalp en değerli kağıt grubu oldu.

Hayat kalp atışlarıyla başlar. Ama yine aynı şekilde kalp atışlarıyla biter. Galiba bu yüzden bütün kültürlerde canlılığın kaynağı olan ruhun kalpte yerleştiğine inanılmış . Ben sadece paylaşmak istedim arkadaşlar yani kim tarafından olabileceğini araştırdım ama hiç bir kayıt bulunamadı alıntı gibi birşey ama umarım seversiniz sevgi ile kalın...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu bilgileri ilk kez okudum ve çok şaşırdım! Ne güzel bilgiler bunlar. Gönlüne ve emeğine sağlık. Sevgiler, Sevgisu

ElçiNSevgİ 
 08.08.2008 23:53
Cevap :
beğendiğiniz ve yürekten okuduğunuz için içtenlikle teşekkürlerimi sunarım aşk işte herşeye değer:))kalbin hikayesini dediğiniz gibi herkes bilmez bende uzun bir zamandır araştırıyordum boş vakitlerimde o kadar çok ilgimi çekiyordu ki derslerimi bile çalışmıyordum:)en sonunda oradan buradan derken birşleştirdim herkesle paylaşmak en büyük mutluluğumdur.sevgiyle kalın gönlünüzdeki bütün güzellikler gerçek olur inşallah...  09.08.2008 11:39
 

Sayın Yazar; Kalbin hikayesi kendi sırlarında gizlidir. Ne bugün, ne dün ve ondan önceki yıllar, yüzyıllar öncede bir sırdı öyle de kalacak sanırım. Fakat bazı ipuçları da yok değil. Öyleki kalbimiz en öncelikli parçamız ama ona hükmeden bir beyne sahibiz. Bu hükümlaeden birisi de görme organımız gözlerimiz. ''Göz görmeyince gönül neylesin deriz'', uzaktaki bir yarimize '' mektubunu 4 gözle bekleriz '', deriz. Oysa biliriz ki insanda 2 göz vardır. Peki bu fazladan 2 göz neyin nesi ? Onlarda gönül gözleri, yani kalbin gözleri. Sevgiye hükmeden kalbin dışarıya açılan penceresi. Aslında kalbin öne çıkarılarak aşkın anlatımı da yapmacık bence.Çünkü sevginin de, nefretin de yükünü gözler çekiyor. Ağlarken de, gülerkende; Sevgiyle kalın.Sizi izliyoruz.

Yalnıztürk 
 16.12.2007 19:53
Cevap :
çok teşekkür ederim yazıma yorum yaptığınız için çok teşekkür ederim düşünceleriniz benim için önemli sağlıkla kalın sevgi herzaman sizinle olsun  16.12.2007 20:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 58
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 1384
Kayıt tarihi
: 02.08.06
 
 

Psikoloji öğrencisiyim ilgi alanlarım insanlarla iletişim, bilim kurgu ve en önemlisi yazmayı sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster