Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
97
 

Kalbura dönüyoruz be..!

Düşünüyorumda her yeni sabahın taze bir nefes bilgi küpü olması gerekirken topsuz tüfeksiz ama en acılı silahları kuşananlar karşımızda. İçim sızlıyor bize bu kötülükleri neden yapıyorlar. Bizden ne istiyorlar. Topraksa artık parası olan "Türkiye'nin en güzel yerlerinde oturabiliyor beğendiği tarzda yaşıyorlar hemde herkes. Alıyor veriyor parçalamada usta olduklarını toplumumuzu kırarak parçalara ayırıp yüreklerimizi dağlıyorlar.Toplumun değer verdiği memleketin "bekası, CUMHURİYETİN kurucusu ve kurulurken yapılanların sorgulanması neden?Avrupa'nın derdi büyük malum, "kuyruk acısı", "yandım alamadım" derdi. İçerde yaşayan ayırımcılar ve dönmelerin dertleride aynı ama biraz farklı.

1- etiket edinmek

2- menfaat sağlamak

3- suya sabuna dokunmadan emirleri yerine getirmek "ayırımcılık çoraplarını giydirmek.

Gerçi bizi idare edenlerin gerçek te söyledikleri birer çivi gibi hergün biraz daha beyinlere çakılmak isteniyor. Ben bu denklemin neresindeyim diye de kendime soruyorum. Evet benim matematiğim yok denecek kadar az o zaman maliye bakanın işlerini bilmem ama cebimde harcadığımın hesabını bilirim. Sanırım yaşayan her kişinin de ne yaptığını bilmesi gerekiyor, ibre yukarıya çıktıkça davranış bilgi, araştırma, birleştirmede sıklık fikir birlikteliği neticeyi hatasız verebilmeli.

Gazete okuyorum kafam karışıyor. Mustafa Kemal'in ve arkadaşlarının "İnkilapları sanki gökkubbe yıkılacak gibi bir bir irdelenip ortada şimdi kendilerince kurdukları fikirsiz "engizisyon" mahkemelerinde yargılamalar. Kim yaptırıp gözetliyor izletiyor. Hocaların sarıklı olan herkişinin dili uzun. "ALTIN DEVRİ" yaşıyorlar ben böyle tanımlıyorum

B u düşünceyle yapılan söylenenler bile düşündüklerimi doğrulamıyor mu? Hoca olmak belli bir konuda bilgilendiren bilgili demekse, iyi öğrenilmeli maksat, menfaat kokan kokularla bilgi erdemlerinin işi ne? Olamaz da. Üzgünüm!

Bizim aklımız yok mu misafir bile gelenler akıl satar oldular. Bu ne densizlik terbiyesizlik! Herkes hadsiz mi yoksa bilmediğimiz halimizi mi bize anlatıyorlar. Ankara'ya protokol icabı bile gelenler Anıtkabiri ziyaret ederlerdi, orda yatan Yüce Türk Milletinin Atası. Atamı bilmeyenden bize ne diyemiyoruz NEDEN? TÜRK OLMAK SÖYLEMEK AYIP MI NE.

Bazılarıda fırsatları boşlukları doldururken aşırıya kaçıyor ki fazla mürekkebi kendilerine buluyorlar sanırım. Ninem derdi "fazla koyu boya, kumaşa zarar" ne doğru söylemiş hatun.

Ben öğretmenim, yani öğreten, her yeni şeyi öğrenirken öğreteceğimi iyi bilirim çünkü içimde bana kalacağına çevremdekilere az da olsa yararlı olsun derim. Kötüyü iyileştireceğime öğretmen olurken "yemin" etmiştim.

İnsan olacağım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 987
Kayıt tarihi
: 13.02.08
 
 

Kısaca öğretmen ve öğretenim. Yaşamayı yaşarken öğrenmeyi ilke edinmenin dustur olduğuna inananla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster