Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '11

 
Kategori
Tıp
Okunma Sayısı
318
 

Kanser

Kanser
 

thehealthnews.org'tan... Bir kanser hastasının iyi hali...


Gündem bu kadar doluyken bu başlık da ne, diyorsunuz… 

Genç bir yakınınızı kaybedince, gündemdeki konuların falan hiçbir önemi kalmıyor. 

41 yaşındayken, 8 ay önce kanser olduğunu öğrendi… 

Hemen 1 ay sonra ameliyat oldu, midesi alındı… 7 aydır, aralıksız tedavi görüyordu. 

7 ay önce koluna takılan serum, ancak vefatıyla çıkarıldı. 

Hal böyle olunca, insanın aklına ilk gelen soru şu: Madem bu kadar kısa bir zamanda ölecekti, bu eziyet dolu tedavi süreci niçin uygulandı? 

x x x 

ASIL MESELE 

Kanserle ilk yakın tanışmamız, bundan tam 30 sene önce, amcamın akciğer kanserine yakalanması sebebiyledir. 

8–9 ay içinde onu kaybettik. 

On sene sonra, eşi olan yengemi, başka bir cins kanser aldı, götürdü. 

Sonra, 2 dayım yine akciğer kanserinden hayata veda etti. 

Daha dört ay önce, büyük dayımın eşini yine bir başka kanser türü dolayısıyla yitirdik. 

Bu arada, ikinci kuşaktan akrabalarımı, eşimin pek çok akrabasını kansere kurban verdik. 

Pek çok arkadaşımızı, genç yaşlarında bu hastalık ayırdı bizden. 

Şu anda; biri 40’ın üstünde, biri altında iki hanım akrabam kanser tedavisi görüyor. 

Mutlaka sizin çevrenizde de sayamayacağınız kadar fazla kanser hastası veya kanserden kaybettiğiniz yakınınız vardır. 

Ne demek bu? 

Kanserin anormal şekilde yaygınlaşmış olması… 

Bundan daha acısı ise; bu yaygınlaşmanın sadece seyredilmesi… 

Kanserin artmasını engellemek için ciddi bir çaba görüyor musunuz? 

Tam tersine şahit olmuyor muyuz? 

Her geçen gün yeni bir “kansorejen madde” hayatımıza girmiyor mu? 

Bağışıklık sistemini çökerten “stres” her geçen gün biraz daha artmıyor mu? 

Havamız ve suyumuz gittikçe kirlenmiyor mu? 

Bunlar karşısında tedbir mi alınıyor yoksa “rant” uğruna kirliliğe göz mü yumuluyor? 

x x x 

Kafama takılan en önemli mesele ise tedaviyle ilgili: Nasıl oluyor da amcamın vefat ettiği 1981’den 2011’e kadar kanser tedavisinde hiçbir ilerleme olmuyor? 

30 senelik bir süreden bahsediyoruz. 

30 senede dünya 30 kere değişti… 

Tıpta büyük ilerlemeler olduğu yazılıp çizildi. Bunların çoğunu biz de gözlemledik, yararlandık. 

Velâkin kanser tedavisinde niçin bir ilerleme olmadı? Aklım almıyor ve genç insanları bu amansız hastalıktan kaybettikçe kahroluyorum. Elbette bütün gençleri de bu hastalığın tehdidi altında görüyorum. 

x x x 

ALLAH RIZASI İÇİN 

Ey ülkeyi ve dünyayı yönetenler! 

Durun bir dakika ve düşünün! 

O koltukları niçin işgal ediyorsunuz? 

Silah fabrikaları yapmak, havayı kirleten araç-gereçler üretmek ve bunlarla övünmek için mi? 

Bir bakın bakalım, dünyada tıp için yapılan harcama ne kadar, silahlanmaya yapılan harcama ne kadar? 

Maksat nedir, öldürmek mi, yaşatmak mı? 

x x x 

Kayınbiraderimin eşi, gencecik Gül kardeşimiz soldu. 

Allah’ın rahmeti üzerine olsun. 

Başka Gül’ler solmasın. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazınıza yüklediğiniz hislerinizi tamamen anlayabiliyorum. babamda 14 aydır bağırsaktaki kitleler için tedavi görüyor. radyoterapi,kemoterapi gördü aylarca aralık ayında ameliyat oldu. bağırsaktan,karaciğere geçti,ameliyat yerinden tekrarlandı kemoterapiye devam ve tekrar ameliyat. çevremde birçok kişi bu hastalıktan vefat etti. bu hastalığa bir çare bulunsun artık. marsa insan gönderecek teknoloji kanserli hücreleri nasıl yok edemiyor. artık ölümlerin çoğunun sebebi kanser. devlt gerekirse herkesin maaaşından kesinti yapsın kanser hastalarına özel hastane yapsınlar. çok kötü şartlarda tedavi oluyorlar. sizin de hastalarınıza şifa , ölmüşlerinize rahmet diliyorum.

Tevfik Soylu 
 10.08.2011 1:08
 

Tedavi görüp öldü dediğiniz kişiler kemoterapi, radyoterapi gördüler mi? Kanser tedavisi doktorlara ve ilaç firmalarına büyük paralar kazandırıyor. Her insanda kanserli hücre vardır. Önemli olan bağışıklığın güçlü olmasıdır. Kanserin birkaç sebebi vardır. DNA'nın bozulması kansere sebep olur. DNA'yı radyasyon ve özel bir bakteri bozar. Bakteri işin içine girince tedavisini bulmak kolaydır ama yapmıyorlar. Çünkü kazanç kapıları kapanacak. Ben doktor değilim. Çözümü bulamam ama çözümü bilenler, yapanlar, bulanlar ses çıkarmıyor veya çıkarmasına izin verilmiyor. Dünyanın en büyük sahtekarlıklarından biridir bu. Önereceğim şey, güneşlenmek gibi eylemlerden, radyasyondan uzak durmak, accıbadem, elma çekirdeği gibi bağışıklığı yükseltecek besinler yemek, şeker yememek olacak. Saygılar sunarım.

Hasbihalci 
 08.08.2011 22:03
 

Mekanı cennet olsun

Ahmet Balcı 
 08.08.2011 18:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1417
Toplam yorum
: 4674
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1142
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Anadolu Üniversitesi, Uluslararası..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster