Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '06

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
995
 

Kapalı sınırın diğer yanı: Ermenistan - 1

Kapalı sınırın diğer yanı: Ermenistan - 1
 

Gittim... Öncelikle yazıya A. Einstein'ın iki sözünden alıntı yaparak başlamak istiyorum: "Milliyetçilik insanlığın virüsüdür." "Önyargıyı parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur."

Bir insan Ermenistan'a gitmek niçin ister ki? Sanırım bununu cevabı iki tane olmalı: İlki kişi eğer aynı soydan geliyorsa, ikincisi kültürü ve ülkeyi keşfetmek için denebilir. Zira bildiğiniz gibi ülkesinin dışında yaşayan soydaşlarının sayısı, ülkede yaşayanlardan daha fazla. Bunun yanı sıra BM'nin "açık hava müzesi" diye nitelendirdiği ülke, turistlerin gitmek için diğer bir neden oluşturabilir.

Peki benim gibi Ermeni asıllı bir Türk vatandaşı için ne ifade eder Ermenistan?Ermenistan denince kafamda oluşan şey bir boşluk. Çünkü ben Türküm en nihayetinde. Türkiye'de doğmuşum ve yaşıyorum. Bunun doğal bir sonucu olarak da kendimi bir Türk olarak hissediyorum. Ne de olsa benim vatanım burası. Hal böyle olunca Ermenistan sadece soydaşlarımın yaşadığı, benzer dili konuşan bir ülke olmaktan öteye gidemiyor. Zira sokaklarını, caddelerini gezince kültürün bana çok "tanıdık" ama bir o kadar da "yabancı" geldiğini keşfetmem uzun zaman almadı.

Hepimizin bildiği gibi Türkiye-Ermenistan sınır kapısı kapalı olduğundan giriş Gürcistan üzerinden sağlanıyor. Türkiye'nin kuzeyini gezdikten sonra en sonunda Sarp'tan ülkeye giriş yapıyoruz. Gümrükte çıkartılan "sorun", sanki Ermenistan ile Gürcistan arasında bir sorun olduğu izlenimini veriyor. Ancak otobüsteki İtalyan turistler için Kaladze'nin Milan'da oynaması onlar için "sorun"u bir nevi hafifletiyor. Zira bu tip bürokratik sorunları fazla büyütmemek lazım, ne de olsa eski bir Sovyet ülkesi burası.

Otobüste akşamleyin Gürcistan sokaklarında ilerlerken gözüme, bu ülkedeki şehirlerinin çoğunun isminin "i"ile bitiyor olması takılıyor (Tbilisi, Batumi, Sarpi... gibi). Gürcistan'a gelip "khachabuli" yememek olmaz. Gürcülerin milli yiyeceği olup tadı da gözlemeyi andırıyor sanki. Yolumuzda ilerlerken Tiflis'e ulaşamıyoruz bir türlü. Yollar uzun geliyor. Gürcüler ve ülkesi için öğrendiğim şey ise suyunun tatsız oluşu ve -politik olarak- "güçlü" olanın tarafına kayma meyillerinin yüksek olması oluyor. Gürcistan'da bitiyor sonunda ve Ermenistan ile arada bir nehir ve üzerinde bir köprü var sadece.

Uzaktan "Pari Kalust"(Hoşgeldiniz) yazısı gözüküyor. Ama bu yazı "Pari Yegak" biçiminde olmalıydı oysa. Bu da Ermenice'nin doğu ile batı lehçesi arasındaki farklılığı ortaya koyuyor. Ne de olsa Ermenistan, İran, Suriye, Lübnan ve Rusya Ermenileri "doğu Ermenicesi" lehçesiyle; Türkiye, Avrupa ve Amerika (Kuzey-Güney) ise "batı Ermenicesi" lehçesi ile konuştuğunu biliyoruz. Gramer olarak ufak farklılıklar ve bazı Rusça kelimelerinin varlığı dışında pek bir farkılık yok ama buna alışmak için 5-6 gün gerekiyor.

Unutulmamalı ki burası da eski bir Sovyet ülkesi. Bu yüzden Gürcistan'daki benzer "mantıksız sorun" burda da fazlasıyla kendisini hissettiriyor. Bu "fazla" olan sorunlar (ki aynı zamanda mantıksızcadır da) Koçaryan hakkında olumlu izlenim bırakmıyor bende ve İtalyan turistlerde... Bu "mantıksız aynı zamanda fazla olan sorunları" kafamda Ermenistan'daki demokrasi eksikliğine bağlıyorum. Ne de olsa Ukrayna ve Gürcistan "renkli" devrimlerle minimum zararla Batı'ya yönebilmeyi başardılar. Kuşkusuz gerek bu tip ülkelerde gerekse "renksiz" olan esi Sovyet diğer ülkelerde demokrasi ve insan haklarına kolay ulaşılamıyor, eski "adetler" halen sürüyor. Ne de olsa unutmamak lazım tüm bu eski Sovyet ülkelerinde demokrasi henüz 15 yaşında bir "bebek", zamana ihtiyaç var. Ermenistan için de 10-15 sene tüm bu "mantıksız aynı zamanda fazla olan sorunları", "kötü izlenim veren birer hatıra" olarak kalacağını ummaktan başka çare yok.

Yazım, Kapalı Sınırın Diğer Yanı: Ermenistan - 2 olarak devam edecek...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Elinize, yüreğinize sağlık. Gözlem gücünüz ve anlatımınızla daha güzel yazılar yazacağınıza inanıyor ve yazının devamını sabırsızlıkla bekliyorum. Selamlar, başarılar. Turgut Erbek

Kuşkayası (Turgut Erbek) 
 25.07.2006 12:51
Cevap :
Selamlar Yorumunuz için teşekkür eder, size de başarılar dilerim.  25.07.2006 19:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 142
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 3574
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

İstanbul'da doğdum. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezunuyum. Felsefe, sanat tarihi, müzik özel i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster