Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '07

 
Kategori
Dekorasyon
Okunma Sayısı
2520
 

Kapı...

Kapı...
 

Tarafımdan tasarlanmış tarafsız tasarım...


Daha ismi söylenir söylenmez, önüne arkasına başka bir ek alsın almasın " Kapı..? " diye söylendiğinde dikkat kesildiğimiz bir kelime olduğu kadar, günlük hayatımız içerisinde, hani dağlık falan bir alanda yaşamıyorsanız ki orada da mağara ya da çadır kapısı, en azından giriş çıkış anlamında da olsa var olan...

Yaşadığınız/mız yerlere anlam katan, ayıran, ayrıştıran, farklılaştıran bazen de olması, öyle olması gerektiğinden bulunan, bulunma sebebi bazen bilinen bazen üstündeki yazı/şekil uyarısı ile " Bay/Bayan WC " anlaşılan...

Sabah kalktınız odadan çıkarken, banyoya girerken, çıktınız kolundan-sapından çekip kapatırken, menteşelerine asılı, kasası ile gün içerisinde bir açılır bir kapanır halde sınırsız bir ilişki içindeyken, aslında onu duvara tutturanın " Kör Kasa " olduğunu bilmeseniz de, kasanın biz göremediğimiz için mi yoksa zaten görme > ihtimali olmasa da duvarın içinde ömür tükettiğinden mi verildiği belli olmayan ismi...

Yemek kokusu eve hakim olmasın derdi ile kapanmadığı sürece, genelde açık olması hane halkının tercih ettiği bir durum olsa da, balkon kapısı açıldığında odalardaki pencerelerden birinin taze hava amaçlı açık bırakılması sebebiyle oluşan koron der, sürekli olarak şiddetli kapanmalara maruz kalan, her seferinde " Tüüüüüüh " dedirten, açık bırakanda değil de kapıdan kabahatli bilinen haller...

Açıp kapatması en keyif alınan bir başka kapı da içindedir hani, dolap kapısı, afiyet olsun...

Ayakkabılığın kapısı aç ayakkabı, portmantonun kapısı aç palto filan derken...Açık bırakmayın, çarparsınız sonra...Son kontroller anahtar ve sair çelik kapı..!

Hani hırsıza düşman olduğunu bildiğimiz banka kasası misali çelik kapılar var ya, o işte!

Gün içerisinde asgari iki kez > karşılaştığımız kapı...

Ne var ki demeyin, insan bazen çok sevdiği bir dostunu bile gün içerisinde iki kez göremiyor, güncelini kurcalayamıyor...

Ola ki çok katlı bir apartmanda yaşıyorsunuz, katlardan birinde oturuyorsunuz haliyle, sabah sporu olsun diye inerken merdivenleri kullanayım demeyenlerdensiniz, yine gün içerisinde asgari iki kez > karşılaştığınız, açıp da içine girdiğiniz, ama aşağı ama yukarı vakit geçirdiğiniz kabin kapısı...

Evet, gün içerisinde, bazen çok sevdiğiniz bir arkadaşınızı görüp, üstelik iki kez, elinizi uzatıp tokalaştığınız, içli dışlı sohbete daldığınız kısa anlar yok iken yaşadığınız bir durum...


Kolay değil, o asansörden çıktınız ve hayata, sizin dışınızda da etkin olan hayata bir adım atacaksınız, apartman kapısı...

Yarı resmi selam verdiğiniz, hani selam olsun, yoluma çıktı, ne yapalım mealinde el uzattığınız kapı, bir sabah bir akşam, günde iki kere, reçeteli ilaç misali...

Kendi arabanızla güne katkıda bulunuyorsanız eğer, arabanızın kapısı, otopark kapısı derken yoldasınızdır artık... Gideceğiniz istikamette Edirnekapı, Ahır kapı, Bahçe kapı gibi semt isimleri yoksa kapısız bir seyahat halindesinizdir artık...

Şikayet etmeyin..!

Otobüste gidenler ne yapsın?

Ya metro... Minibüs... Dolmuş... Gemi... Tramvay... Taksiyi unutmamak lazım, kapısı konuşmasa da üstündeki yazı şoförden önce sizinle konuşur "Lütfen yavaş kapatınız"... Bu durum tamamen, şoför ile araç arasındaki manevi yakınlaşma sebebiyledir, sizinle alakası bulunmamaktadır, alınmayın, yavaş kapatın...

İşsizseniz ve iş "Bela değil" arıyorsanız, kapı kapı dolaşır, sayısız kapı ile tokalaşır, çoğunlukla kapıların önünde ya da arkasında " Kapı gibi adam " benzetmesini ama olumlu ama olumsuz anlamda kullanarak > farklı yüzlerle karşılaşır, keşke şuradaki kapı kadar şirin olsa dersiniz, dilersiniz göremezsiniz, kapıdan girersiniz ama işe girer misiniz orasını bilemem...

İşiniz vardır işinizi yapmak, malınız vardır satmak, randevunuz vardır buluşmak, acıkmışsınızdır tıkınmak, sıkışmışsınızdır...A ma hep bir/birçok kapı vardır...

Literatüre girmiş kapılar vardır...

İthalat kapısı, ihracat kapısı, ekmek kapısı, bar kapısı...

Bar kapısı ilginçtir; çift tarafa açılır menteşesi vardır, hem öne hem arkaya hareket eder, 180 derece...

Siyaseti tarif etmekte kullanılabilir bir kapı tipidir...

Ne alakası var demeyin..!

Meşhur bir kapı var, AB Kapısı...

Hani 50 yıldan fazla bir zamandır çalınan, pardon hırsızlık gibi oldu, tıklatılan kapı...

Kapı projesi...

Bu kapı birbirini karşılıklı öpen iki parça > olabileceği gibi tek de olabilir...

Şimdi..!

Teknolojiden yardım isteyelim...

CNC diye isimlendirilen, bilgisayar destekli kalıp kesim sistemi sayesinde kapılar motiften öte şeylerde şekillendiriyor artık.

İsterseniz kendi vesikalık < nü="" de="" olabilir,="" sakınca="" görmezseniz="" tabii="">> fotoğrafınızı veriyorsunuz ve bilgisayar vasıtasıyla kapının üstüne sizin resminiz yapılıyor, ciddiyim..!

Öneri...

Merkel ve Sarkozy'nin fotoğrafları işlenmiş, mavi renkli, başlarında sarı yıldızlardan taç yapılmış halde renkli kapılardan yaptırıp, tüm şehirlerimizin meydanlarının bilinen yerlerine bu kapılardan monte etsek, vatandaşımızda bir sabah bir akşam girip çıksa, kolaylık olsun diye de kulp-sap takmaya gerek olmayan çift taraflı menteşe takılı bar kapısı sistemini kullansak, her gün, günde iki kez, asgari AB'ye girip çıksak...

Kasası, kör kasası nasıl olur onu mühendis arkadaşlara danışmak lazım..?

Hee!

Kapı motifi...

Merkel'in dağlar kızı Heidi tipi bir resmini de işletebiliriz mesela...

Sarkozy'nin bu güne kadar basına yansıyan fotoğraflarında hep yuttuğu bir şey var, çıkaracak ama ortam müsait değil izlenimindeki yüz ifadesi şahane olur...

Ön yüzü bu, arka yüzü ne olacak mı dediniz?

Ona da politikacılarımız karar versin...

İyi de bu kapı değil de biraz siyaset yapmak gibi olmadı mı?

Ne alakası var canım!

Dekorasyon sektörüne katkı amaçlı bir bakış açısı, hatta kapının kullanma talimatı, kullanıcı teknik şartnamesi için birkaç önerimi de ekleyeyim...

-Kapı hafifçe öne doğru itilerek aralanır gibi yapılarak açılır, girmekten vazgeçerseniz, bırakın kendi kendine kapanacaktır.

-Gireceksiniz, iterken aynı zamanda girmelisiniz, yoksa geri gelecek ve geçişinize izin vermeyecektir.

-İttiniz, saksı gibi durmayın, hareket edin, kapı fena çarpar, bulunduğunuz noktadan geri gidersiniz.

-ittiniz ve girdiniz, gene saksı gibi durmayın, ileri hareket edin, arkanızdan gelip çarpar, planladığınızdan uzağa uzanırsınız.

Ülkemizin kent mobilyası ve dekorasyonuna hayırlı olması dileğimle,

Saygılarımla

“Tebessümü bol bir bayram geçirmeniz dileğiyle”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 53
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1622
Kayıt tarihi
: 09.08.07
 
 

"Beklentiler denizinde boğulmaktansa, gerçekler ve gerçekleşenler nehrinde yıkanarak arınmayı tercih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster