Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '13

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
7207
 

Kapı kontrol teorisi nedir?

Kapı kontrol teorisi nedir?
 

Son iki haftadır hergün sağlık sorunlarım ile uğrasıyorum. Sanırım yazın ağustos böcekleri gibi çok fazla dolaştım, şimdi acısını çekiyorum. Önceleri basit bir ağrı ile başlayan rahatsızlığım daha sonra hareket yeteneğimi sınırlamaya  başlayınca doktorluk oldum  çaresiz. Siyatik, menüsküs, diz eklemlerinde sıvı azalması derken en son dün de kalçada tendom iltihabı çıktı ortaya. Anlayacağınız ben son günlerimi fizik tedavi, emar, rontgen, kemik ölçümü gibi pek de neşeli olmayan aktivitelerle geçirir oldum.

Bahsettiğim buı tedaviler yapılırken Fizik tedavi uzmanım Kapı Kontrol Teorisi diye bir kavramdan bahsetti. Ben gece bile uykudan uyandıran  bu ağrılarla nasıl başa çıkacağımı, devamlı ağrı kesici almamım sağlığıma zararlı olacağını söylediğimde ağrılarla başa çıkmada kullanılan bu teoriden söz etti doktorum. Ben tabii ilk defa duyduğum bu tıbbı terimi iyi anlamadım. Anlayacağım şekilde açıklamak için bir de örnek verdi. Polisten kaçan hırsızın ayağına batan çivinin acısını i fark etmemesi gibi bir olay dedi doktorum.

Ben bütün bu açıklamalarla ikna olmadım ve eve gelip internetten bu konuyu incelemek istedim. Bulduğum bütün makaleler çok fazla tıbbı dille yazılmış olduğu için gene bir şey anlamadım.

Bu gün dizimdeki sıvı kaybı sebebiyle birer hafta ara ile üç kere üst üste yapılacak olan iğnenin ilk seansı idi. Bu iğneleri iki yıl önce de olmuştum ve çok acıdığını hatırlıyorum. İki yıl önceki acı deneyimim bu geceyi benim uykusuz geçirmeme sebep oldu. Hatta sabah doktoruma Kapı Konrol Teorisi uygulanırsa nasıl bu acıyı duymam diye de sordum.

Neyse hemşirem dizimi iğne yapılmak üzere hazırladı ve ben korku ile bu acı uygulamayı beklemeye başladım. Fizik tedavi doktorum genç, çok cici , taze anne bir tatlı hanım. Epeydir tanıştığım bu hanım doktorla ara ara sohbet te ediyoruz. İğne seansı sırasında da  ufak çapta bir sohbet var aramızda ama ben ne anlatılanı anlıyorum ve  ne söylediğimi . Zira çok korkuyorum. O sırada ben doktoruma 5 ay önce doğan oğlunun adını sordum ve o andan itibaren aramızda çocuk isimleri ile ilgili bir konuşma başladı. Doktorum oğlunun adını söyledikten sonra hiçbir zaman oğluma Can ismini koymazdım. Bir tanıdığım Can ismindeki oğlunu kaybetti diye anlatmaya başladı. Can isimli Üniversite çağındaki bu genç daha önce de bir kaç kez intihar girişiminde bulunmuş ve en son anne babasının seyahate gitmesini fırsat bilerek yaşamına son vermiş. O anda annenin çocuğunu kaybetmekten doğan ıstırabını, seyahate gidip onun yanlız bıraktığı için duyduğu korkunç pişmanlığı ve azabı yaşadım ben de.

Ve iğnenin dizime girip ilacın zerk edildiğini duymadım bile. İkinci dizimde bu furyeden nasibini aldı ve ben çok korktuğum iğneleri o acılı annenin acısını düşünürken hissetmedim bile.

İğne işi bitince  demekki Kapı Kontrol  Teorisi bu imiş dedim kendi kendime. Bir acıyı daha yüksek bir acı ile yok etme, hissettirmeme.

Ben çok korktuğum iğnenin acısını çok daha büyük bir acıyı düşünerek yaşamamıştım. Yaşlıların söylediği bir söz vardır. Acılı bir olayda 'Allah bu acıyı unutturmasın.'derler. Acılarımızı unutacağımız daha büyük acılar gelmesin başımıza.

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Oya Hanım, çok geçmiş olsun. Allah şifalar versin. Şimdi iyisinizdir inşallah? Selam ve saygılarımı sunuyorum. Şen ve esen kalınız.

Dr Lokman Doğruöz 
 25.11.2013 5:16
Cevap :
Teşekkür ederim Lokman Bey. Fiziğim devam ediyor. Dizime yarın ikinci iğne yapılacak. Vücut 60 yaşından sonra galiba daha yavaş tamir ediyor kendini. Ama iyi olacağım. Zira daha yapacak çok işimiz var. Değil mi? Saygılarımla  25.11.2013 13:36
 

sevgili yazarım yazdıklarını okudum ve hemen eşım aklıma geldi yaklaşık 7 yıldan berı aynı duru yaşıyoruz ama hala aynı hala aynı . ALLAHinşallah herkesın şıfasını verır AMİN

ÇAYKARALI 
 21.11.2013 11:59
Cevap :
Eşinize de acil şifalar dilerim. Yazılarınızda başarılar, saygılarımla  21.11.2013 13:33
 

SEVGİLİ KARDEŞİM GERÇEKTEN BİLGİLENDİRİCİ BİR YAZI ÇOK GEÇMİŞ OLSUN, AYNI ŞİKAYETLER BENDE DE VAR AMA BEN DİZLERİMDEKİ AĞRILARI YÜZME İLE HAFİFLETTİM. SAĞLIKLI MUTLU YAŞAM DİLEKLERİMLE SEVGİLER.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 20.11.2013 13:10
Cevap :
Teşekkür ederim Nahide Hanım. Ben bu yaz siyatik ağrım sebebiyle deniz kıyısında oturmama rağmen denize fazla giremedim. Uzaktan deniz bana baktı, ben ona. Zira ıslak mayo ile oturursam ve denizin soğuğu siyatiğimin daha fazla azacağını düşündüm. Umarım fizik tedavi işe yarar. Zira bizim gibi hareketli kişilere hareket kısıtlaması çok acı oluyor. Engellileri daha iyi anlıyoruz o zaman. Size de sağlıklı günler dilerim. Sevgilerimle  20.11.2013 15:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 826
Toplam yorum
: 1069
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1057
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster