Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '14

 
Kategori
Üniversitelinin Sesi
Okunma Sayısı
1728
 

Karanlık oda

Karanlık oda
 

Teknoloji her geçen gün almış başını gidiyor. Her sabah uyandığımızda yeni bir teknolojik haber kucaklıyor bizi.

Ya yeni bir cep telefonu modeli ya da yeni bir bilgisayar sistemi…

Bunca dijitalleşen dünya ortamında bazı şeyler hala eskisi gibi kalmayı başarabiliyor mu acaba?

Babamın eski bir fotoğrafçı olmasından mıdır bilinmez fotoğrafa olan ilgim her geçen gün artıyor. Bununla beraber fotoğrafında dijitalleşen dünyanın içerisinde sıkışıp kaldığını görmek beni epey üzüyor. Babamın anlattıklarını her dinlediğimde kendimden geçiyorum. Karanlık odaların olduğu ve o odalarda baskı yapabilmenin zorluklarını dinledikçe o zamanlara olan merakım da gitgide artıyor.

Karanlık bir oda ve bu odanın içerisinde bulunan küçücük kırmızı renkli bir ışık huzmesi… Şimdiki gibi sınırsız olamayan fotoğraf çekme hakkınızı kullandığınız o değerli fotoğrafı basmak hele ki üzerinde birkaç işlem yapmak oldukça zor olsa gerek. Şimdilerde hafıza kartımızın aldığı kadar fotoğraf çekmenin rahatlığını yaşarken, film bitecek korkusu ve o filmin maliyetini hesapladığımızda o odada geçen zamanında ne kadar değerli olduğunu anlıyoruz. Şimdi ki neslin rahatça, fütursuzca deklanşöre basarak fotoğraf sanatını icra etmeye çalışıyor olması ile o günkü şartları değerlendirdiğimizde eskilerin her anının ne kadar değerli olduğunu anlıyoruz.

Saatlerce üzerinde çalışılan tek bir kare sonucunda gerçek bir sanatın ortaya çıktığını düşünmemek elde değil. İşte o zaman fotoğrafçılık bir sanat iken şimdilerde bizim için sadece bir hobi diyebiliriz. Bir bahçe üzerinde bulunan küçük bir heykeli fotoğraf çekerken istediğimiz açıdan defalarca deneyerek en iyi ışık miktarını, en iyi ışık açısını ve konumunu yakalamamız içten bile değil. Bunca hak ve bunca seçeneğin adı özgürlük olsa gerek. Fotoğraf çekme özgürlüğü.

Fotoğrafçılık sanatını ya da bizler seviyesinde hobisini bana kazandırdığı ve bu yeteneği tüm içtenliği ile bana öğretmeye çalıştığı için sevgili babama buradan saygılarımı sunuyorum.

Herkese mutlu, huzurlu, sağlıklı günler…

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 901
Kayıt tarihi
: 04.01.13
 
 

Burak Uğur; *1989 yılında Bandırma'da doğdu. *İlk ve Orta öğrenimini Bandırma Yamanegeli İ.Ö.O. t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster