Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1796
 

Karayılan'ı besleyenler, sofrasına oturanlar, reklamını yapanlar, onun sokmasından da sorumludurlar!

Karayılan'ı besleyenler, sofrasına oturanlar, reklamını yapanlar, onun sokmasından da sorumludurlar!
 

Bir hayvansever olarak önce yılanlardan özür diliyorum...

Ama bu yılan başka bir yılan...

Yılan hakkında ne kadar söylenmiş kötü söz varsa hepsini kendinde barındırıyor...

Aslında kuyruğuna basıp, boğazından bir sıkmalık canı vardır...

Lakin herkesi korkutmuştur. Çünkü hangi taşın altından çıkacağını bilemezsin...

Böyle bir yılana sempati duyanlara, romantizm yapanlara ne demeli?

Sık sık bulunduğu ininde onu ziyaret edenlere, onunla bir sofraya oturanlara, sarmaş dolaş olanlara...

Yukarıda saydığımız tüm kötü özelliklerinden arındırıp, onu bir sevimli mahluk gibi gösterme çabalarına...

Üstelik o, durmadan, ara vermeden sokmalarına, zehirini akıtmalarına devam ederken...

Samimiyetinizden, iyi niyetinizden zerre kadar kuşku duymuyorum.

Biliyorum, tatlı dilin yılanı deliğinden çıkaracağına inanıyorsunuz. 

Tatlı dille, güzellikle artık yılan sokmaları son bulsun, acılar dinsin, orada ya da burada analar ağlamasın istiyorsunuz...

A canım, bu yılan başka yılan... Diğer yılanlar gibi ne tatlı dilden anlar, ne de güzellikten...

2009'un Mayıs ayında üşenmediniz, ta bilmem ne dağındaki inine kadar ziyaretine gittiniz; yediniz içtiniz, resimlerini çektiniz, zararsız ve barışsever olduğunu göstermeye çalıştınız...

Ne oldu? Habur'da geldi barışa tuzak kurdu, Reşadiye'de 7 ana kuzusunu pusuya düşürdü, zehirini sonuna kadar kustu.

Kara yılan yaradılışının gereğini yapıyordu... Onun yaradılışı sokmak ve zehirlemek üzerineydi... Başka türlü davranması imkansızdı...

O kadar itibara, o kadar tatlı dile rağmen, o, yine hiç beklenmedik bir zamanda sokmuştu ve sokmaya devam ediyordu.

Yok bilmem o değildi; alaca yılandı, sarıca çıyandı deyip kara yılanı yine de aklamaya çalıştınız. Yılanlar ittifakını ve baş yılanın o olduğunu görmediniz, anlamadınız...

Yetmedi, 2011 Mayıs ayında, yanı kış uykusundan uyanır uyanmaz bir kez daha ziyaretine gittiniz, kara yılanın...

Yine özlemle sarıldınız, sarmaş dolaş oldunuz, yediniz içtiniz, o ceviz ağacının gölgesinde romantizm yaptınız, hatıra resimleri çektirdiniz...

Olmadı, hiç olmadı...

Birinci ziyaretinizi anlayışla karşılamıştım, hatta barışa katkı sağlaması açısından takdir de etmiştim...

Çünkü kara yılanın karakterinin, gerçek yüzünün ortaya çıkması  gerekiyordu...

Özellikle de kara yılanın doğduğu toprakların bu gerçekleri görüp ikna olmaları çok önemliydi...

Gerçekler ortaya çıkmışken neden ikinci ziyareti yaptınız?

İkinci ziyaret kara yılanın haklılığına ve meşruluğuna zemin hazırlamak demekti. Bundan cesaret alarak sokmalarına ve zehirlemelerine daha da bir hız verecekti....

Nitekim Silvan'da, Diyarbakır'da, Tünceli'de, Hakkari'de, hatta Ankara'da onca canları zehirledi, nice ocakları söndürdü!

Son olarak da bugün Çukurca'da 24 taze fidanı soldurdu!

Tekrar ediyorum; iyiniyetinizden ve samimiyetinizden zerre kadar kuşku duymuyorum...

Amma ve lakin...

Kürt halkının haklarını en fazla savunan Ahmet Altan'ın bile gördüğü gerçekleri neden hâlâ göremiyorsunuz?

Neden hâlâ kara yılanın başını ezmekten başka çarenin kalmadığını anlamıyorsunuz?

Şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yandaş yılan olmasın bu kara yılan. Ama hayvan bu neticede, yandaş, kardaş, yalaka anlamaz ki. İşin ilginç yanı bunu insanların hala öğrenememiş olması. Gün gelecek kendilerini de sokacak, işte o zaman anlayacaklar ama iş işten geçmiş olacak...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 11.08.2012 0:29
Cevap :
"Barış tacirleri" başlıklı yazımda da dikkat çekmiştim. Karşı tarafta sanki barış isteyen varmış gibi bizimkiler barış moduna girmişler. İyi niyetlerinden kuşku duymuyorum ama; gaflet ve dalaletin olduğu çok açık. Yorum için teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla...   11.08.2012 13:32
 

Bu adi, alçak teröristlerin anladığı bir tek dil vardır... Başını ezmek değil koparmak... yüreğinize sağlık...saygılarımla...

Metin TOPÇU 
 10.08.2012 1:22
Cevap :
Çok teşekkür ederim Metin Bey... Selam ve saygılarımla...  10.08.2012 19:47
 

Sanki Karayılan nerede bilinmiyor. Her gazeteci bilir gider konuşur boy boy resimleri çekilir ama istihbaratçılar bilmez mi. Devlet bilmez mi. Neden başı ezilmiyor? Başka sorunlar var çünkü. İzin alınamıyor. Onlar da biliyorlar ki bu kadar rahat davranabiliyorlar. Selam ve saygılar...

Şükran Okyay 
 20.10.2011 16:45
Cevap :
İstihbarat zaafları var gibi. Çukurca saldırısında da bu gözüküyor. Gereken yapılacak gibi geliyor bana. Yorum için teşekkür ederim. Selamve saygılarımla...  20.10.2011 17:31
 

Artık iyi niyetliyim diyen benim en büyük düşmanım !..Yılanı yeteri kadar besledik...Kıçını kaldıramayacak hale getirdik...Haburdan girenler de çıkanlar da ''Karayılan Oyununun bir parçasıydı...'' Bizimkiler yuttular !..'Açılımcı Tebeşir Abi '',eline yüzüne bulaştırdı...Hiçbir ülke yoktur ki ''bebek kaatilini ''besleeyerek ihanetlerine devam ettirsin !..Sizin de dediğiniz gibi bir sıkımlık canı olan bu sıçanlar,çocuklarımızın kanına girmeye devam ediyorlar...Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini;yğ imiş kurtaracak bahtı kara maderini !...saygıyla...

Mesut Selek 
 19.10.2011 22:29
Cevap :
Merhaba Mesut Hocam, terör örgütü durup duruken hortlamadı. Onun da bir varlık sebebi vardı. Yapılan yanlışlardan doğdular, geliştiler ve taban yaptılar. Ellerinden bu oyuncakların alınması, yani varlık sebeplerini ortadan kaldırmak gerekiyordu. Bu yapılırken paniğe kapılarak eylemlerini daha da artırmaları ilginç değil mi? Habur onların gerçek yüzlerini ortaya çıkardı. BDP de dahil ağızlarını açtıklarında barış diyorlar. Gerçekten barış isteselerdi Habur'da öyle mi yapmaları gerekirdi? Önemli olan olabildiğince Kürt vatandaşların da bu gerçekleri görerek uyanmalarıdır. Yani olabildiğince PKK'nın tabansız kalması gerekiyor. Bugün Kemal Burkay'ın açıklamaları da çok önemliydi. Yorum için teşekkür ederim. Selam, ve saygılarımla...   19.10.2011 23:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 337
Toplam yorum
: 1342
Toplam mesaj
: 70
Ort. okunma sayısı
: 3186
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Hukukçuyum... Hukukun üstünlüğünün ve hukukçunun saygınlığının ülkemde gelişmesini ve kalıcı olma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster