Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '09

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1560
 

Kayıp Barnabas İncil'i Gerçekten Bulundu İse Tarih Bundan Sonra Nasıl Şekillenir?

Kayıp Barnabas İncil'i Gerçekten Bulundu İse Tarih Bundan Sonra Nasıl Şekillenir?
 

Tarih, insanlığın biraz da kendi duygusallığına cevap aradığı ve bu nedenle objektifliği belki de çoğu zaman göz ardı etmesine rağmen ciddi şekilde eleştiriye uğramadan anlayış gördüğü sosyal bilimlerden biridir. İnsan faktöründeki değişkenlik, konuya yaklaşım şeklinde de kendisini göstermiş ve ortaya çıkan bir olayın değerlendirilmesinde farklı açılımlar koymuştur ortaya. Pozitif bilimler gibi değişmez olduğu kabullenilen verilere tarih biliminin sahip olamayışı, yaşanan anın kısalığında, yaşananlara gecikmeden cevap verme zorunluluğu olsa gerektir. Halbuki bir Aristo mantığının işlevselliğinin azalması için aradan yüz yıllar geçerek Newton'lu zamanların gelmesi beklenilmiştir. Newton, ortaya koyduğu felsefi örüntüyle kainatı okumada Aristo pragmatizminden ayrılmış, bilinen eski doğrularla yeni ihtiyaçlara yeni tanımlamalar getirmiştir.

Çoğunluğun öncelikli ihtiyaç ve ilgi alanının dışında seyreden bu çalışmaların uzun sürede değişime uğraması belkide bulunanların olağanüstü değerler olmasından çok, bu çalışma ve ilgiyi besleyecek sinerjiyi tabanda bulmanın ortaya koyduğu sıkıntılardır. Buradaki durağanlık, pozitif bilimler üzerindeki saygınlığın azalması gerektiği anlamında alınmamalıdır ele.
Rönesans ile birlikte skolastik öğretilerden bir kaçış süreci başlamış ve dogmatizmin fikir ve vicdan üzerindeki tahakkümü sona erdirilmiştir. Ancak, Çiçero sosyal ihtiyaçlara bir cevap bulmak üzere eski dönemlerde nasıl bir kültürel harmanlama ile Roma'lı bir ahlak felsefesi koymuşsa ortaya ve böylelikle Roma'nın devamını sağlamışsa bir süre daha, buna benzer bir şekilde Rönesans ile Vatikan'dan kotarılan ahlaki değerler sistemi, temelde yine Roma dönemi mantığın inisiyatifinde kurgulanarak tarihin beğenisine sunulmuştur.
Helen, Roma ve Pavlos'çu bir elit, Doğu Roma olarak daha sonraları ayrışacak olan bütünün Europa kanadını oluşturur. Karşı tarafta kalıp bugünkü Slav, Arap ve diğer Asyalı kültürler Arius ve Bogomil doktrini olarak adlandırılıp tasfiye edilir. Süreç, bir oldu bitti kısalığında sonuçlanmaz elbette. Tartışmaların başladığı İznik Konsülü öncesinde beliren iktidar mücadelesi tahtın varisleri arasında zaman zaman el değiştirerek Doğu Roma adı altındaki ayrışmaya kadar devam eder. Peki, Ariyüs'çü gelenek hangi değerleri savunuyordu? Ariyüs, Hz. İsa'ya ilk inanan havarilerden Barnabas'ıb öğrencisi Libya'lı bir inananın adıdır.
Barnabas, Hz. İsa'ya vahyedilen hakiki İncil'i elinde bulunduran kişidir. Bolüs adındaki bir başka kişi ki daha sonraları Pavlos adıyla bilinir olmuştur, rivayetlere göre Barnabas'ı ikna edemeyince nüfuzunu kullanarak O'nu etkisiz hale getirir ve Hristiyanlıktaki teslis inancının fikir babası olur.

İnternet ortamında işte bu kayıp Barnabas İncil'inin kısa bir süre önce Hakkari yakınlarında bulunduğuna dair söylentiler dolaşmakta. Hatta bu İncil'i elde etmek ve gizlemek için olağan dışı uğraşların verildiği de anlatılmakta. Varsayımın doğruluğundan hareketle insanlık ve dinler tarihinin yeniden yazılacağı iddia edilmekte. Umarım bu söylentilerin ardından Hungtinton'un ölümüyle birlikte yeni senaristler ve yeni problemler çıkmaz dünya siyaset sahnesine.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaratan sürekli hep aynı mesajı Cebrail aracılığı ile yolladığı halde insanlar sürekli bir Kral, bir sezar bir Sultan'a yamanma gayretini hiç bırakmadılar ve hayallerinde sıradan bir hayat yaşayan, iyi bir arkadaş, dost, eş, evlat, rehber olmuş insan yerine,eski mitolojilerle veya dinlerle şirke bulaşmış mitler ortaya çıkardılar. Tevhidi Musevi İslam anlayışı zaman içinde şoven Yahudiliğe dönüşünce, tevhide bağlı en son Musevi ailelerden Meryem'in Evladı İsa, Musa'nın mesajını tertemiz ve duru bir şekilde getirsede insanların elinde "Tanrı'nın oğlu" olmaktan kendini kurtaramamıştır. Bunda şüphesizki Pavlus'un ve İlk Hristiyan Sezar 1.Konstantin'in Romanın Krallık vizyonunu kurtarma gayreti vardır. yükselen direnişçi iseviliğin içi teslisle veya "Sezarın hakkı sezara" saçmalıklarıyla dolduruldu. İS325 yılından sonra hızlanan dejenerasyon işlemi yaklaşık İS 600 de tamamlandı, Adil olan Yaratıcı işte bu noktada yeni bir mesajla birini yolladı.Ama o inançta Sultanizme teslim oldu.

Ayhan Özcimbit 
 08.02.2009 2:33
Cevap :
Değerli yorum ve tespitleriniz için teşekkür ederim.İslamın muhteviyatı nass dediğimiz Kur!an ve sahih hadislerde mevcut elbette fakat sosyo kültürel sahiplenmede maalesef beşeriyetin nakısası tezahür etmekten alamadı kendisini.Saygılarımla  08.02.2009 20:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 177
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 1247
Kayıt tarihi
: 09.03.07
 
 

1965 Almanya doğumluyum. Atatürk üniversitesi İlahiyat fakültesi mezunu olup, öğretmen olarak çalışm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster