Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '12

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
Okunma Sayısı
107
 

Kazan-Kazan Çağı

Kazan-Kazan Çağı
 

Ne yazık ki ülkemizde bir türlü yeterince tehlikelerin farkına varamıyoruz.

Açıkçası Tehlike nedir? Risk nedir? bu ayrımları galiba iyi yapamıyoruz.

Literatürde Tehlike ve Risk şöyle tanımlanıyor;

Tehlike: İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya işyerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyelidir.

Risk : Risk, tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma, ya da başka zararlı sonuç meydana gelme ihtimalidir.

Yani Tehlike; potansiyel zararlı bir durumken, Risk ise zarar verme olasılığıdır.

Tehlike ve Riski örneklerle açıklamaya çalışırsak, şunları söyleyebiliriz.

Mesela yurdumuzun herhangi bir ilçesinde elektrik direkleri diyelim ki yer altına çekilecek, bunun için ilgili kurumun çalışanları vinçlerle direklerin tepesine tırmanıyorlar. Bir çalışan, direğin tepesine tırmanmış ve orada öylece duruyor. Burada Tehlike, direğe tırmanma, orada bulunma potansiyelidir. İster önlem alınsın, isterse alınmasın. Sonuçta ortada tehlikeli bir durum vardır. Risk ise çalışanın direkten düşme olasılığıdır. Burada alınan önlemler ise önemlidir. Çünkü direkteki çalışan kişisel koruyucu ekipman giyiyorsa kaza olduğunda ortaya çıkacak sonuç ile giymediği zaman ortaya çıkacak sonuç, yani zarar verme potansiyeli arasında çok büyük farklar vardır. Yine mesela direğin altına konulacak bir emniyet ağı veya yastığı olmasıyla olmaması arasında da ortaya çıkacak sonuçlar arasında çok büyük farklar vardır.

Bu örneği tehlikeli bütün durumlar için de her zaman değerlendirebiliriz.

Temmuz ayında ülke çağında 100'e yakın ölümlü iş kazası olmuş. Bütün bu iş kazaları incelendiğinde, sorgulandığında görülecektir ki ya bireysel olarak kazaya uğrayan insanda bir "yetersiz tehlike farkındalığı" vardır ya da "yetersiz çalışma koşulları/iş ortamı", yani yetersiz önlemler kazaya yol açmıştır. Çünkü iş kazaları en çok bu iki faktörden dolayı yaşanmaktadır.

Önlem alma mantığı gelişmişliğin bir göstergesidir. Bugün mesela İngiltere ile Türkiye'yi iş kazaları yönünden karşılaştırdığımızda, İngiltere'de 100 bin kişide bir kişi iş kazalarından hayatını kaybederken, Türkiye'de ise 100 bin kişide 10 kişi ne yazık ki hayatını kaybediyor.

İş Kazaları önlenebilir yeter ki bilinçli olalım, riskleri düşünüp gerekli önlemleri zamanında alalım. Riskleri tam anlamıyla değerlendirelim. Tehlike bilincini ülkemizde yerleştirelim. Çünkü iş kazası veya trafik kazası olduğu zaman olan sonuçta herkese oluyor. Ölenler, belki boşu boşuna ölüyorlar, geride kalanlar acılarla kahroluyorlar, iş sahipleri hem üzüntü yaşıyor hem büyük meblağlardaki tazminatlarla boğuşuyor, hatta bazen hapis cezaları bile çekiyorlar. Sonuçta herkes kaybetmiş oluyor. İşte bu zamanda dünya bununla mücadele ediyor. Mantık çağdaş dünyada kaybet-kaybet değil, kazan-kazan şeklinde işliyor. Unutmayalım artık, her alanda kazan-kazan çağındayız. Buna riskleri iyi yönetme çağı da diyebiliriz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 642
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2280
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster