Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '18

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
246
 

Kazım Erdoğan – Berlin'de İyi Bir Türk

Kazım Erdoğan – Berlin'de İyi Bir Türk
 

Kazım Erdoğan`la özçekim


Kazım Erdoğan. Almanya`da – Berlin`de yaşayan bir Türk. Hem de gurur duyacağımız bir Türk.
 
Kazım Erdoğan Berlin`de bir STK başkanıdır. STK`nın adı Aufbruch Neukölln. Meşguliyet alanı göçmenler ve Alman toplumuna uyum sağlamak. Yani Kazım bey`in yürüttüğü çalışmalar Türkiye`den gelen göçmenlerin Almanya toplumuna uyum sağlamasına yardımcı olmak üzerine.
 
Peki, ben nerden ve nasıl tanıştım Kazım bey`le? Umarım, herkes böyle bir soru sormak ister. Öyleyse en baştan başlıyorum.
 
2018 yılı Ekim ayından başlayarak bir programa katılmaktayım. Program Almanya merkezli STK`lar – İnceleme ve Siyasi Dialog Enstitüsü ve Göçmen Siyaseti Enstitüsü adlı iki kuruluş ve bir taraftar Ukrayna STK`sı tarafından gerçekleştirilmekte. Finanse eden kuruluş Almanya Dışişleri Bakanlığı.
 
Programın katılımcılarına gelince Azerbaycan`ın yanısıra Kafkaslar`dan Gürcistan ve Ermenistan`la beraber Ukrayna ve Rusya`dan ikişer-üçer gazeteci ve STK temsilcisi. Program yöneticilerinin amacı beş ülkeden gelmiş katılımcılara hem Ukrayna, hem de Almanya`da göçmenlerle nasıl davranıldığını, devletin neler yaptığını, toplumun olaya nasıl yaklaştığını göstermektir.
 
Program çerçevesinde ilk seferimiz Ekim-Kasım aylarında Ukrayna`ya gerçekleşmişti. Başkent Kiyev`in yanısıra bölücülerin taarruzuna maruz kalmış, şu an bile savaşın bir adımlığında bulunan Kramatorsk şehrine gitmiş, göçmenlerle görüşmüş, durumu yerinde görme fırsatımız olmuştu.
 
Aynı şekilde 17-20 Aralık, 2018 günlerinde Berlin ziyaretinde bulunduk ve Kazım bey`le de şurada görüşme-tanışma fırsatımız oldu.
 
Program yöneticileri – Mechthild Baumann ve Olga Gulina bizi bir Türk STK`sına götüreceklerini deyince, “iyi olur, görüşür, tanışırız” diye düşünmüştüm. Gerçekten de iyi oldu.
 
19 Aralık öyleden sonra Aufbruch Neukölln isimli bir STK`ya uğradık. Sıcak bir ortamda karşılandık. Biraz küçük bir yerdi, ama bizi misafir edenlerin kalpleri genişti.
 
Tanıştık. Anlatmaya başladılar. Kazım bey`den başladık.
 
Kazım Erdoğan bir Türkiye göçmeni. Ama artık Almanya toplumuna tam tamına entegre olunmuş bir Alman vatandaşı. Yani sokağa çıkar, insanlarla temas ederse, kimse onun göçmen olmasını anlamaz. Kendisi anlatmadıkça elbette.
 
Kazım bey diyor ki, Almanya`da en yoğun rastlanan göçmen kitlesi Türkler`dir. Sayıları çoktur. Çalışkandırlar. Ama maalesef bazen Anadolu insanı Almanya`da da kendini Anadolu`da zannederek davranıyor. Elbette, böyle bir durum hiç içaçıcı değil ve göçmenler Almanya toplumuna uyum sağlamak zorunda. Aksi takdirde sorunlar çıkıyor ve tatsızlıklar yaşanıyor.
 
Kazım bey`in başkanlığını yaptığı teşkilat işte böyle tatsızlıkların çıkmaması için çaba harcıyor. Yıllardır uğraşıyorlar, genellikle Türkler`in Alman dilini öğrenmesi, davranış ve değerlere uyum sağlaması için çalışıyorlar. Yani Türkler`in kendi kültüründen alıkoyulması için değil, sadece Alman kültürüne doğru yaklaşması için çaba gösteriyorlar.
 
Kazım bey inanıyor ki, Türkler ve tüm göçmenler Alman toplumuna uyum sağlamayı başarabilirse, daha iyi yaşam koşullarına ulaşabilirler. Haksız sayılmaz elbette. Bir devletin içinde o dövletin halkını teşkil edenlerle uyum sağlamadan nasıl yaşanır ki?
 
Kazım bey`le beraber arkadaşları Dursun abi, İbrahim bey ve Mehmet bey de kendi olaylarını anlatarak nasıl uyum sağlamanın iyi örneklerini bizimle paylaştılar. Gerçekten de insanlar ilk geldiklerinde farklı düşünmüş, farklı davranmış, ama zamanla Almanlar`la ayak uzatmayı başarabilmişler.
 
Sonuçta Kazım bey ve arkadaşları anlattılar ki, onlar Türkiye insanı olarak Anavatanı hiçbir zaman unutmadılar, unutamazlar da. Ama Almanya vatandaşı oldukları için (Dursun abi dışında) Almanya toplumunun ve devletinin kuralları daha geçerli ve önemli onlar için.
 
Toplantımız bitince de Kazım bey ve arkadaşlarıyla sohbete devam ettik. Kendim de bir Türk (Azerbaycanlı) olarak insanımızın böyle akıllıca davranmasından gerçekten gurur duydum. Bazen oluyor ya, Türkler şunu yaptı, onu yaptı diye yanlışlarımızdan sözediyoruz. İşte Kazım bey ve arkadaşları Türkler`in yanlış yapmaması için çaba harcıyor.
 
Bir de Kazım bey diyor ki, Almanya devleti onların çalışmalarına her türlü destek veriyor. Yani aslında Kazım bey gibi vatandaşların çalışmalarını devlet de teşvik ediyor. Neden? Çünkü Almanya devleti ülkeye gelen herkesin toplumla uyum sağlamasının barışın temeli olacağına inanmakta. Gerçekten de öyledir. O yüzden de bize Kazım bey ve arkadaşlarının Almanya`da barışa katkı sağlamasını taktir etmek düşer, değil mi?
 
Kazım bey ve arkadaşları bizim için iyi örnektir. Sanırım, Almanya`ya gelen tüm göçmenler böyle insanlara rastlamalı, onlardan öğrenmeli ve öğrendikleri doğrultusunda davranmalı. Böyle olursa toplumda sorun çıkmaz, kimse kendini yabancı gibi hissetmez. Hele Almanya devleti de kimsenin kendini yabancı gibi hissetmesini istemiyorsa, iş tamamdır demek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 34
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1759
Kayıt tarihi
: 16.02.13
 
 

Gazeteci yazar. 1968, 3 Ağustos günü Azerbaycan`ın Haçmaz ilçesinin Dedeli köyünde doğdu. 1991`de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster