Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '20

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
88
 

Kıbrıslı Zenon ve Felsefesi

“İnsan için önemli olan, başına gelenler değil, uğranılan kaza ve talihsizliklere dayanabilmektir”

Kıbrıslı Zenon

Kıbrıslı Zenon. M.Ö. 335-263 yılları arasında yaşamış olan, Yunan filozoftur. Stoa Okulu’nun kurucusu olarak da bilinen Zenon’un, Kıbrıslı olarak vurgulanmasının nedeni bir başka Yunan Filozofu olan Elalı Zenon ile karıştırılamaması içindir.

Kıbrıslı Zenon, deniz aşırı ticaret yapan zengin bir tüccarken, bir gün tüm servetini gemisine yükleyerek ticaret yapmak amaçlı yola çıkar ancak denizde yakalandığı bir fırtına neticesinde gemisi ve içindeki tüm serveti sular altına gömülür. Bu felaketten canını zor kurtaran Zenon, tüm servetini kaybetmiş ve beş parasız bir halde Atina’ya gider. Kaybettiklerinin yası içerisinde hayatına bundan sonra nasıl devam edebileceğini kara kara düşündüğü bu dönemlerde Atina’da popüler bir hal almış Kinik felsefesi ilgisini çeker. O dönemlerdeki Kinizm, dünya nimetlere bağlanmadan, doğayla uyum içerisinde erdemli bir yaşam sürdürmeye çalışan bir felsefi akım niteliği taşımaktadır. Kinikler aynı zamanda tüm dünyevi zevkleri arkalarında bırakıp sofu bir yaşam sürmekteydiler, sokakta yaşıyorlardı ve sahip oldukları tek şey sırtlarındaki kıyafetleriydi. Bir süre Kinik felsefesi ile yaşamak, yaşadığı maddi kayıplar sonucunda üzüntü ve çaresizlik içine düşmüş Zenon’a kendisini iyi hissettir. Zenon, daha sonra Platon’un Akademisi’ne bağlı bir filozoftan felsefi dersler de almaya başlar.  Aldığı bu farklı felsefi öğrenimleri, zamanla Zenon’a servetini yitirmesinin acısını unuttur ve felsefe alanında edindiği bilgi ve tecrübe sayesinde yavaş yavaş kendi felsefi görüşleri şekillenmeye başlar.

Zenon’un benimsediği fikirler arasında en ön plana çıkanı; insanı, olaylardan ziyade olaylara yüklediği anlamların ve olaylar karşısında takındığı tutumların etkilediği görüşüdür. Hatta kendisi geçirdiği gemi kazasıyla ilgili sonradan “insan için önemli olan, başına gelenler değil, uğranılan kaza ve talihsizliklere dayanmaktır” demiştir. Öne sürdüğü bu tür düşünceler ve yaşamın getirdiği zorluklar karşısında her zaman için pozitif bir tutum takınmayı öğütleyen felsefesi, Zenon’un etrafında zamanla birçok öğrencinin toplanmasına neden olmuştur. Kendisini dinlemeye gelenleri sütunlu bir yolda toplayarak onlara felsefi bir takım bilgiler aktaran Zenon, öğretileriyle zamanla Stoacılık ekolünün doğmasına ön ayak olmuştur. Nitekim Stoacılık adı da, Yunanca ‘sütunlu yol’ demek olan ‘stoa’ sözcüğünden türemiştir ve Stoacılık, sonradan Roma kültüründe önemli bir rol oynamıştır. Hatta bugün en etkili psikoterapi kuramlarından biri olarak kabul edilen, Bilişsel Davranışçı Terapi kuramının kökeninin de Stoacılığa dayandığı bilinmektedir.

Zenon’un bilgi felsefesi de oldukça ilginçtir. O, sözcüklerin düşünceleri ifade ettiğini, düşüncelerin ise bir nesnenin zihin üzerindeki etkisi sonucu ortaya çıktığını iddia etmiştir. Ona göre zihin, doğuştan boş bir levhadır ve düşünce dağarcığı dış dünyadaki nesnelerle etkileşime geçtikçe genişlemektedir.

Zenon’a göre, gerçek olan her şey maddidir fakat evren, aktif değişen bir oluşum arz eder. Değişen bir yapısı olan evrendeki pasif maddelerden başka, doğadaki düzenleyici, aktif öğeyi temsil eden bir güç daha bulunmaktadır. Bu aktif güç, maddeden farklı değildir, sadece maddenin değişik bir formudur ve hava akıntısı ya da nefes gibi sürekli olarak hareket eden ince bir şeydir. Zenon, bu gücün ateş olduğunu söylemiştir; ona göre bu ateş, evredeki an büyük varlık türüdür ve var olan her şeye yayılmaktadır. Zenon, bu maddi ateşin insana sirayet etmiş şeklinin de akıl ya da rasyonel düşünce olduğu kanaatindedir. Zenon’un ahlak anlayışı de bir yandan akla ve bilgiye, bir yandan da doğal düzene boyun eğmeye dayanmaktadır. Bu bağlamda onun bütün ahlak kuramını, tek bir cümle ile özetlemek mümkündür: “Dış şeylerden etkilenmemeyi, onlara karşı kayıtsız kalmayı öğren!”

Zenon, kurduğu Stoa Okulu’nun yönetiminde yaşamının sonuna kadar kalmış ve ilginç bir şekilde M.Ö. 263 yılında intihar ederek yaşamına bir son vermiştir.

 

 

Faydalanılan Kaynaklar:

Jostein, Gaarder (2017). Sofi’nin Dünyası. Çeviren: Sabir Yücesoy. İstanbul: Pan Yayıncılık.

Diogenes, Laertios (2017). Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.

Ömer Yıldırım’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları.

 

Ümit Akçakaya

Uzman Psikolojik Danışman & Yazar

ETEM SEVİK, Büşran Betül Kaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3503
Kayıt tarihi
: 06.12.11
 
 

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ,“Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık” bölümünden mezun oldum. Yüksek lisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster